Süper Lige üç adım

Ulusal kanalımız TRT’nin en az 36 kanalı var ve spor yayını yapıyor. Hepsinin de ayrı ayrı meşhur yorumcuları var. Bir sürü kanal, “şeş” var “beş” var “sebayi dü” var,  dahası varda var.

Sağolsun Futbol Federasyonu da tüm maçları tam zamanında başlatmak için seferber olmuş, her maça  nacar marka saatleriyle en az üç görevliyi dikmiş, maçı tam zamanında başlatacaklar. Anlayacağınız bir saniye şaşmıyor, Allah muhafaza şikenin Türkiye gündeminden düşmediği bu zamanda ya birileri çıkar da o bir saniye içerisinde iki üç tane gol yerse.

Federasyon bu önlemleri almış ancak bu maçları spor sevenlere nasıl ulaştırılır hesap edememiş, belki de onlarda bizler gibi TRT’mize güvendiler o kadar çok kanalı olan TRT verir diye düşündüler.

Nafile bizim maç maalesef TRT’de yok, halbuki diğer yayınlananlardan daha az önemsiz değil. Hiç olmazsa ‘radyo verir’ diyorsunuz yerel radyonun biri verecek ama bir türlü bağlantı kurulamıyor, yani maçtan bırakın görüntüyü ses yok.

İnanın her yolu denedik arkadaşın birine anten kablosunu verip balkona çıkarttık, sağa sola döndürdük, hani Gaziantep Arabistan’a yakın olduğundan acaba süveyş kanalı üzerinden görüntü alabilir miyiz diye yok oğlu yok. Sonra arkadaşlardan birisi ‘yahu Haldun Hocam ne endişeleniyorsun sen geçen haftaki yazında deplasmanlardan korkmuyorum zira Konyaspor dış saha maçlarında takım savunmasını iyi yapıyor disiplinli oynuyor kalede de Pawelek’imiz var, birde duran top olurda değerlendirirsek  üç puan almamız sürpriz olmaz dimedinmi" dediler. Evet didim ama golümüzü rakip savunmadan Gökhancığımın atacağını bilemedim, o ne muhteşem kafa golüydü, Serkan’ın da hakkını yemeyelim, öyle bir kesme attı ki alda at dercesine Rakip savunma elamanı da bunu iyi değerlendirdi helal olsun.

Evet maçı izleyemedik, ama bu deplasman maçında da ön görülerimiz rakibin kendi kalesine atmasının dışında doğrulandı.

Osman Hocam maç sonu röportajında ‘iyi oynamadık havanın sıcak olmasının da etkisi vardı, ama galip gelmesini iyi bildik, özellikle onlarda ilk yarıda girdikleri pozisyonu değerlendirmiş olsalardı galip gelebilirlerdi, üç puan için çok sevinçliyiz”

Sonra TRT’nin verdiği özetlere baktığımda evet Konyaspor tipik bir deplasman oyunu oynamış yine Pawelek’imiz ilk dakikalarda içeri giden topu son anda tokatlamış top direğe çarparak dışarı çıkmış.  Bana göre maçın kırılma anı ve yine bizim kendi Gökhanımız tesbih gibi rakip savunma oyuncularını dizmiş (bunların içerisinde rakibin Gökhanı da var) ancak son vuruşu yapamamış ve bu gol kaçmış.

İşte kocaman 90 dakikanın özeti bu kadar. Maç sonu bu görüşleri dinledikten ve TRT’den görüntüleri izledikten sonra maçı adeta izlemiş kadar olduk.

Yine söylüyorum Konyaspor’un deplasmandaki mücadeleci, takım savunmasının tüm özelliklerini bir disiplin içerisinde yapmaya çalışan oyun tarzı çok büyük hata olmadığı sürece her zaman puan yada puanlar getirir. Önemli olan iç sahanın oyun şablonunda ofansif zenginlikler ortaya koyarak yaratıcı olmak gerekir, aksi halde iç saha maçlarında dokuz doğurmaya devam ederiz. Üstelik hafta sonundaki maçta göbekten iki önemli oyuncu olmayacak. Bunlar  Perez ve Selim. Bu oyuncuların yerine oynayacak kardeşlerimiz muhakkak onların yerlerini doldurmaya çalışacaklar, ama yinede omurganın oyuncuları bunlar olduğu için aranacaklardır.

Kaldı ki kadromuz zaten belli. Evet şaka maka Süper Lig’e üç adım kaldı, altın tepsi içinde bize yukarı katın anahtarını uzatıyorlar.

Bu üç maçta ne yapın yapın puan cetvelinde şimdi olduğunuz yerde bitirin ve herkes Konyaspor’u konuşsun.  Türkiye’de herkes, bu kadar enkazlı bir takımı, yönetimin, teknik kadronun, futbolcuların, basının ve en sonunda cefakar taraftarların özverileriyle şampiyonluğa nasıl ulaştırdıklarının öyküsünü ders olarak göstersinler.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi