Soros'un Muhipleri

Son olarak gazeteci Nedim ŞENER ve Ahmet ŞIK’ın da aralarında bulunduğu, 9 gazetecinin gözaltına alınmasından ardından, “aydınlar bildirisi” adıyla bir bildiri yayınlandı. Bildiriyi yayınlayan aydınlar (!) arasında, İshak ALATON, Prof. Dr. Seyfettin GÜRSEL ve Prof. Dr. Şerif MARDİN bulunuyor. Bildiriye imza koyanların sayısı 13 kişi.
Yayınlanan bildiride; Ergenekon davasını önemsediklerini ancak yargılama sürecinin uzamasının vicdanları rahatsız ettiğine dikkat çekiliyor. Son olarak Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın gözaltına alınmasından ise endişe duyulduğuna vurgu yapılıyor. Yayınlanan bildiride şu ifadeleri kullanıyorlar:
“Son yıllarda Türkiye'nin yakın tarihindeki bazı karanlık olayların aydınlatılmasına yönelik önemli davaların başlatılmış olması, kuşkusuz, demokrasi açısından çok önemli bir gelişmedir. Ergenekon davasını da bu kapsamda değerlendiriyoruz. Ancak, üç buçuk yıldan beri süren soruşturma ve yargılama süreci boyunca kamuoyunun vicdanını rahatsız eden uygulamalar olmuştur ve bugün gelinen nokta tatmin edici olmaktan uzaktır. Adaletin gerçekleşmesi için yasal süreçlere saygıyla ve sabırla yaklaşmak gerektiğinin bilincindeyiz. Bununla birlikte, uzun tutukluluk sürelerinin, zayıf kanıtların ve anlaşılmayan gözaltına alma nedenlerinin, bu dava ile ilgili kuşkuların artmasına neden olduklarını da gözlemlemekteyiz. Ergenekon üyeliği suçlamasıyla tutuklanan gazetecilere dün Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın eklenmesi ciddi bir endişeye kapılmamıza neden olmuştur.
Meslek hayatlarında en üst düzeyde etik ölçütlere uygun davranmış ve Ergenekon ve benzeri türü örgütlenmelerin ortaya çıkartılmasında önemli katkılarda bulunmuş bu iki gazetecinin Ergenekon üyeliğinden tutuklanmalarının, bardağı taşıran damla olduğunu düşünüyoruz. Bu noktadan sonra, Ergenekon davasının selameti ve yasal süreçlerin doğru mecralarda ilerleyebilmesi açısından, bu davanın başka amaçlar ve hesaplar için kullanıldığına yönelik şüphelere yol açan uygulamalara son verilmesi ve davanın en kısa zamanda sonuçlandırılması, acil bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.”
Bu bildiride imzası bulunanlar; İshak Alaton (Alarko Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı), Hakan Altınay (Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Direktörü), İbrahim Betil (Toplum Gönüllüleri Vakfı Başkanı) Prof. Dr. Ayşe Buğra (Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi), Prof. Dr. Üstün Ergüder (Sabancı Üniversitesi İstanbul politikalar Merkezi Direktörü), Prof. Dr. Seyfettin Gürsel (Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Direktörü), Prof. Dr. Ahmet İnsel (Galatasaray Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi), Prof. Dr. Şerif Mardin (Sosyolog), Osman Kavala (İşadamı, liberal solun etkin isimlerinden), Müge Sökmen (Metis Yayınları kurucu ortağı, editör, çevirmen), Sezgin Tanrıkulu (Diyarbakır eski baro başkanı), Prof. Dr. Binnaz Toprak (Siyaset bilimci).
Bildiri metni ile ilgili yorum yapmaya gerek yok! Anlaşılır sözcüklerle kaleme alınmış! Ancak bu bildirinin zamanlaması ve bildiriye imza koyan aydınların (!) kimliği dikkat çekicidir.
Lafı evirip çevirmeden açıkça söyleyelim! Bu bildiriyi yayınlayanlar Soros’un muhipleridirler. Yürütülen operasyonda, kendi çocuklarının kapısı çalınınca, acilen bildiri yayınlanma gereği duyulmuşlardır.
Liste başı aydın(!) İshak Alaton’a bakın! Mavi Marmara vahşeti sırasında İsrail yöneticilerine söylediği sözlerden sonra gözlerim yaşarmıştı! Türkiye’de çevirdiği dolapları bilmesen, ona inanacaktım!
İshak Alaton, Türkiye’nin krema tabakası arasında yer alıyor. Yakın tarihimizde, Türkiye’nin yönetimi ile yakından ilgilenenler arasındadır. Özal, Demirel, Çiller, Yılmaz döneminde, pek çok meziyetli işler başarmıştır. İshak Alaton ve ölen meslektaşı Üzeyir Garih, bizim geçmişteki başbakanları yere göğe sığdıramazlardı. Bu yüzden şirketleri yere göğe sığmadı. O kadar ileri gitmişlerdi ki; Çiller Başbakan olduğunda, “siz Türkiye’nin ilk kadın Başbakanısınız, sizi dünyaya biz pazarlayalım!” deyivermişti. Onun derdi Türkiye’nin başbakanı falan filan değildi! Şirketlerinin çoğalmasıydı.
İsak Alaton 1990’lı yılların başından itibaren, Türkiye’yi ekonomik olarak kuşatma altına alan, Soros Vakfının gizli bir numaralı temsilcisidir.
Alaton geçen aylarda hükümete bir öneri sundu: “Zonguldak ve havalisindeki kömür ocaklarını hemen kapatalım ve yerine somon balığı yetiştiriciliğini teşvik edelim!” Derdi somon balığı yetiştiriciliği değil, derdi Zonguldak havalisini Soros çiftliği haline getirip, Soros ördekleri yetiştirmektir.
Bu sıralar İsak Alaton çok endişeli! Soros Vakfından yemlediği muhiplerinden bazıları, bir operasyon neticesinde, apar topar tutuklandı. Bunun devamı gelirse, Soros çiftliğinin ördekleri ne olur acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Arşivi