Sis-iptal denklemi çözülmeli!
Mustafa ARSLAN
Sis-iptal denklemi çözülmeli!
Merhaba son üç gündür Konya’nın hava ulaşımı sorununa mercek tutuyor.
Sevgili Kerem İşkan’ın koordinesinde Rasim Atalay ve İbrahim Çiçekçi arkadaşlarımız başarılı bir çalışmaya imza attı. Arkadaşlarımız konuyu tüm yönleri ile tarafların görüşlerini nerede ise eksiksiz ortaya koydu. Peki ortaya çıkan tablodan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız? Hangi adımlar atılmalı ya da hangi adımların atılmasını istiyoruz? O noktada biz de kanaatlerimizi sıralamalıyız;
1- Konya Havaalanı’nın fiziki şartları iyileştirilmelidir.
Havaalanı kavşağından itibaren yol ve otopark zemini iyileştirilmelidir. Betondan çıkan demir filizleri, tarlaya dönmüş yollar kabul edilebilir değildir. O kadar ki gerekirse belediyeler derhal konuya el atmalıdır. Çok çok detay ama klozetlerin vanalarının su damlatmasına el atılmalıdır.
2- Tıpkı yeni stadyumda olduğu gibi yeni terminal binasına ilişkin sürecin ne zaman tamamlanacağı, inşaatın ne zaman başlayacağı belli değildir. Gerek Stadyum gerekse terminale ilişkin süreç konusunda siyasetin aktörleri, milletvekilleri, vali, belediye başkanı inisiyatif almalı ve sorunun biran önce çözümü sağlanmalıdır.
3- Yeni stat yapılacak diye çimler tarlaya dönüştürülemeyeceği gibi yeni terminal binası yapılacak diye mevcut binadaki eksiklikler göz ardı edilmemelidir. Örneğin Konya’nın CIP Salonu bulunmamaktadır. VIP Salonu’nun yanında bulunan ve Vali Yardımcısı’na mülki sorumlu sıfatı ile tahsis edilen oda CIP Salonu haline getirilmelidir.
4- Konya Havaala’nında 24 saat kule görevlisi ve emniyet görevlileri bulunduğu halde 17 saat hizmet veren hava meydanı statüsündedir. 17 saatin dışında iniş söz konusu olursa inen uçaklar yüzde 50 daha fazla apron ücreti ödemektedir. Bu nedenle 7 saat Kahire havaalanında KTO-MÜSİAD heyeti ile birlikte önceki yıl eziyet çekmiş biri olarak söylemeliyim ki 17 saat sınırlamasının geldiğimiz noktada kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur.
5- Gerek bir süre önce yaşanan X-Ray cihazı sayısının artırılması, gerek pist temizlikleri ve uçuş iptallerinin asgariye indirilmesi konusunda Hava Meydanları İşletmesi yöneticilerinin zamanında tedbir alma, hızlı hareket etme, duyarlılık gibi konularda zaafları bizce sabittir. Konya’nın, Konya Havaalanı’nın ihtiyaçları mevcut yönetim anlayışı ile giderilebilecek durumda değildir. Bu nedenle zaman geçirmeden bir kan değişikliğine gidilmesinde fayda vardır. Dün arkadaşlarımız Konya için 51 uçuşun iptal edildiğini yazmışlardı. Doğru ancak eksik olduğunuzu tespit ettiğimiz bir bilgi bu. 51 de karşı seferi dikkate alırsak toplam 102 uçuştan bahsediyoruz demektir. Hal böyle olunca durumun vehameti daha iyi anlaşılacaktır. 3 Mart’a dönerek kan değişikliğinin gerekliliğini anlaşılabilir bir noktaya oturtalım. 3 Mart Cumartesi 22.20 İstanbul-Konya THY seferi için havaalanında hazır bulunan yolcular buzlanma nedeni ile uçuş iptalini öğrenirler. Peki buzlanma solüsyonla çözülebilecek bir sorun olmasına karşın neden çözülmemiştir? 4 Mart Pazar sabah uçuşu da aynı gerekçe ile iptal edilir ve yolcuların bir kısmı Ankara’ya oradan da karayolu ile Konya’ya ulaşmak durumunda kalır. Medine’den 3 saatte İstanbul’a gelen umrecilerimiz ise ancak 2 gün sonra İstanbul’dan Konya’ya ulaşabilirler. Valizleri konusunda yaşadıkları da cabası. Solüsyon konusuna dönelim. Meydan müdürüne neden pistin açılmadığı sorulur. Solüsyonun olmadığı ifade edilir. Konuşmanın tarafları bizce malum. Gerekirse yüzleştirilebilinir. Solüsyon konusunda yardım teklif edilir. Ancak nafile! Pist buz tuttuğunda ateş gibi bir idare olmalı ki bu sorunlar yaşanmasın.
6- Uçuş iptallerinde buzlanma dışında temel etken ve belki de sayıca fazla olmasının en önemli nedeni sis nedeni ile görüş yetersizliğidir. Havaalanın bulunduğu yer sis konusunda bir hayli sıkıntılı bir bölge. Yıllarca tartışılan ILS cihazı Konya havaalanına kurulmuştur kurulmasına da böylesi sorunlu bir bölgenin ihtiyacını karşılamaktan son derece uzaktır. ILS cihazları öğrendiğimize göre 0 görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 3, 200 metre görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 2 ve nihayet 550 metre görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 1 alt kategorilerine ayrılmaktadır. Maalesef Konya’da CAT 1 seviyesinde ILS cihazı bulunmaktadır. Söz konusu cihazın CAT 3 seviyesinde olanı havaalanına kurulmalıdır ki sis nedeni ile uçuş iptalleri yaşanmasın.
7- Hac ve umre uçuşlarında İstanbul’dan sonra en fazla uçuş Konya için söz konusudur. Antalya’da İstanbul’da dakika başı iniş kalkış yapılabilirken, Konya’da hac umre uçuş dönemlerinde uçuşlar arası nerede ise 2 saatten aşağı tutulmamaktadır ki bu sorun çözülmelidir.
Toparlayalım.
Konya Askeri Havaalanı’nın şehre yakınlığı sivil uçuşlar için bir avantaj olmakla beraber yoğun askeri uçuşlar, uluslar arası tatbikatların getirdiği uçuş yükü, gürültü kirliliği, havaalanı etrafındaki sanayi tesislerinin hassas cihazlarını bozuyor olmasını ve hayati tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Kamuoyu ittifak etmiştir ki mevcut askeri üs buradan kaldırılmalı ve havaalanı sivilleştirilerek bölge havaalanı haline getirilmelidir. O halde planlanan terminal binası üzerinde de yeniden düşünülmesi gerekmektedir elbette.
Havaalanının görüntüsü ve işleyişi, şehir stadyumunun verdiği görüntü, tüm Türkiye’yi topladığımız tarım fuarında yaşanan aksaklıklar...
Bunlar Konya’ya yakışmıyor. Yakışmadığı gibi Konya’yı tanımlamıyor da. Dünyaya açıldığımız, Türkiye’ye görüntü verdiğimiz yerlerden yıkılıyoruz. Bu noktada isim veriyorum, iş dünyasından giden ve bu konuların en çok içinde olan Milletvekili olarak Sayın Hüseyin Üzülmez’e, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek’e, Vali Sayın Aydın Nezih Doğan’a ve pek tabii ki Konya Milletvekili sıfatı ile Sayın Ahmet Davutoğlu’na görev düşüyor. Kimse üzerindeki görevi başkasından beklemesin lütfen!
Bakınız, tarım ve özellikle hayvancılık teşvikleri sonrasında Konya’nın topraklarına, Konya’nın potansiyeline büyük rağbet var. Konya iştah kabartıyor deyim yerinde ise. Gıda tedarik güvenliği ve güvenilir gıda tedariki kavramlarının öne çıktığı bir dönemde, KOP İdaresi’nin kurulduğu, 3. Merhale Projesi’nin hayata geçmeye başladığı bir dönemde, Kazaklar İsmil’den, Antalyalılar Alibeyhüyüğü’nden, Adanalılar Sazlıpınar’dan, falancalar Sarayönü’den yüzlerce binlerce dönüm arazi aldı. Kimisi hayvancılık, kimisi meyve, kimisi de güneş enerjisi için yatırım yapıyor. SÜTAŞ Aksaray’dan sonra Konya’da da arazi bakıyor. AKSA Enerji Kazımkarabekir’den arazi bakıyor.
Konya, tarımda, sanayide, turizmde, eğitimde, sağlıkta bünyesinde barındırdığı potansiyeli küçük küçük adımlarla dev atılımlara dönüştürebilecek durumda. Hal böyle iken havaalanında boğulup kalmamalıyız. Bendeniz Basın İlan Kurumu görevim dolayısı ile sık sık İstanbul’a uçuyorum. Bir sabah erken uçuşta birlikte seyahat ettiğimiz hemşehrilerimizin ABD’de New York, Chicago, Washington ayrıca Pekin, Almatı, Bakü, ve Avrupa’nın en az 10 merkezi ile Afrika’ya uçtuklarını uçakta yapılan anonstan bizzat dinledim.
Bu şehrin girişimcilerini, dünyanın her yerinde bu şehre gelmek isteyenlerin ayaklarını buza, sise bağlamayın lütfen. Her tedbir alınır yine de uçuş olamayabilir. Hava şartları izin vermez amenna. Ama Sibirya’ya uçak inip kalkar, Erzurum’a inip kalkarken Konya’da iptalleri kabullenmemiz mümkün değildir. Sayın Mustafa Kalaycı’nın tespiti ile ‘Hızlı Treni yaptık yetmez mi?’ zimni bakışını da içselleştiremeyiz.
Havalaanında hep kötü şeyler olmuyor elbet. İstanbul Atatürk-Sabiha Gökçen ve İzmir’den başka Türkiye’de tek mobil biniş kartı uygulaması olan havaalanı Konya. Cep telefonunuza indirdiğiniz biniş kartı ile valiziniz yoksa rahatlıkla uçağa binebiliyorsunuz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Kalın sağlıcakla...İbrahim Çiçekçi arkadaşlarımız başarılı bir çalışmaya imza attı. Arkadaşlarımız konuyu tüm yönleri ile tarafların görüşlerini nerede ise eksiksiz ortaya koydu. Peki ortaya çıkan tablodan nasıl bir sonuç çıkarmalıyız? Hangi adımlar atılmalı ya da hangi adımların atılmasını istiyoruz? O noktada biz de kanaatlerimizi sıralamalıyız;
1- Konya Havaalanı’nın fiziki şartları iyileştirilmelidir.
Havaalanı kavşağından itibaren yol ve otopark zemini iyileştirilmelidir. Betondan çıkan demir filizleri, tarlaya dönmüş yollar kabul edilebilir değildir. O kadar ki gerekirse belediyeler derhal konuya el atmalıdır. Çok çok detay ama klozetlerin vanalarının su damlatmasına el atılmalıdır.
2- Tıpkı yeni stadyumda olduğu gibi yeni terminal binasına ilişkin sürecin ne zaman tamamlanacağı, inşaatın ne zaman başlayacağı belli değildir. Gerek Stadyum gerekse terminale ilişkin süreç konusunda siyasetin aktörleri, milletvekilleri, vali, belediye başkanı inisiyatif almalı ve sorunun biran önce çözümü sağlanmalıdır.
3- Yeni stat yapılacak diye çimler tarlaya dönüştürülemeyeceği gibi yeni terminal binası yapılacak diye mevcut binadaki eksiklikler göz ardı edilmemelidir. Örneğin Konya’nın CIP Salonu bulunmamaktadır. VIP Salonu’nun yanında bulunan ve Vali Yardımcısı’na mülki sorumlu sıfatı ile tahsis edilen oda CIP Salonu haline getirilmelidir.
4- Konya Havaala’nında 24 saat kule görevlisi ve emniyet görevlileri bulunduğu halde 17 saat hizmet veren hava meydanı statüsündedir. 17 saatin dışında iniş söz konusu olursa inen uçaklar yüzde 50 daha fazla apron ücreti ödemektedir. Bu nedenle 7 saat Kahire havaalanında KTO-MÜSİAD heyeti ile birlikte önceki yıl eziyet çekmiş biri olarak söylemeliyim ki 17 saat sınırlamasının geldiğimiz noktada kabul edilebilir hiçbir tarafı yoktur.
5- Gerek bir süre önce yaşanan X-Ray cihazı sayısının artırılması, gerek pist temizlikleri ve uçuş iptallerinin asgariye indirilmesi konusunda Hava Meydanları İşletmesi yöneticilerinin zamanında tedbir alma, hızlı hareket etme, duyarlılık gibi konularda zaafları bizce sabittir. Konya’nın, Konya Havaalanı’nın ihtiyaçları mevcut yönetim anlayışı ile giderilebilecek durumda değildir. Bu nedenle zaman geçirmeden bir kan değişikliğine gidilmesinde fayda vardır. Dün arkadaşlarımız Konya için 51 uçuşun iptal edildiğini yazmışlardı. Doğru ancak eksik olduğunuzu tespit ettiğimiz bir bilgi bu. 51 de karşı seferi dikkate alırsak toplam 102 uçuştan bahsediyoruz demektir. Hal böyle olunca durumun vehameti daha iyi anlaşılacaktır. 3 Mart’a dönerek kan değişikliğinin gerekliliğini anlaşılabilir bir noktaya oturtalım. 3 Mart Cumartesi 22.20 İstanbul-Konya THY seferi için havaalanında hazır bulunan yolcular buzlanma nedeni ile uçuş iptalini öğrenirler. Peki buzlanma solüsyonla çözülebilecek bir sorun olmasına karşın neden çözülmemiştir? 4 Mart Pazar sabah uçuşu da aynı gerekçe ile iptal edilir ve yolcuların bir kısmı Ankara’ya oradan da karayolu ile Konya’ya ulaşmak durumunda kalır. Medine’den 3 saatte İstanbul’a gelen umrecilerimiz ise ancak 2 gün sonra İstanbul’dan Konya’ya ulaşabilirler. Valizleri konusunda yaşadıkları da cabası. Solüsyon konusuna dönelim. Meydan müdürüne neden pistin açılmadığı sorulur. Solüsyonun olmadığı ifade edilir. Konuşmanın tarafları bizce malum. Gerekirse yüzleştirilebilinir. Solüsyon konusunda yardım teklif edilir. Ancak nafile! Pist buz tuttuğunda ateş gibi bir idare olmalı ki bu sorunlar yaşanmasın.
6- Uçuş iptallerinde buzlanma dışında temel etken ve belki de sayıca fazla olmasının en önemli nedeni sis nedeni ile görüş yetersizliğidir. Havaalanın bulunduğu yer sis konusunda bir hayli sıkıntılı bir bölge. Yıllarca tartışılan ILS cihazı Konya havaalanına kurulmuştur kurulmasına da böylesi sorunlu bir bölgenin ihtiyacını karşılamaktan son derece uzaktır. ILS cihazları öğrendiğimize göre 0 görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 3, 200 metre görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 2 ve nihayet 550 metre görüşte iniş imkanı sağlayan CAT 1 alt kategorilerine ayrılmaktadır. Maalesef Konya’da CAT 1 seviyesinde ILS cihazı bulunmaktadır. Söz konusu cihazın CAT 3 seviyesinde olanı havaalanına kurulmalıdır ki sis nedeni ile uçuş iptalleri yaşanmasın.
7- Hac ve umre uçuşlarında İstanbul’dan sonra en fazla uçuş Konya için söz konusudur. Antalya’da İstanbul’da dakika başı iniş kalkış yapılabilirken, Konya’da hac umre uçuş dönemlerinde uçuşlar arası nerede ise 2 saatten aşağı tutulmamaktadır ki bu sorun çözülmelidir.
Toparlayalım.
Konya Askeri Havaalanı’nın şehre yakınlığı sivil uçuşlar için bir avantaj olmakla beraber yoğun askeri uçuşlar, uluslar arası tatbikatların getirdiği uçuş yükü, gürültü kirliliği, havaalanı etrafındaki sanayi tesislerinin hassas cihazlarını bozuyor olmasını ve hayati tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Kamuoyu ittifak etmiştir ki mevcut askeri üs buradan kaldırılmalı ve havaalanı sivilleştirilerek bölge havaalanı haline getirilmelidir. O halde planlanan terminal binası üzerinde de yeniden düşünülmesi gerekmektedir elbette.
Havaalanının görüntüsü ve işleyişi, şehir stadyumunun verdiği görüntü, tüm Türkiye’yi topladığımız tarım fuarında yaşanan aksaklıklar...
Bunlar Konya’ya yakışmıyor. Yakışmadığı gibi Konya’yı tanımlamıyor da. Dünyaya açıldığımız, Türkiye’ye görüntü verdiğimiz yerlerden yıkılıyoruz. Bu noktada isim veriyorum, iş dünyasından giden ve bu konuların en çok içinde olan Milletvekili olarak Sayın Hüseyin Üzülmez’e, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek’e, Vali Sayın Aydın Nezih Doğan’a ve pek tabii ki Konya Milletvekili sıfatı ile Sayın Ahmet Davutoğlu’na görev düşüyor. Kimse üzerindeki görevi başkasından beklemesin lütfen!
Bakınız, tarım ve özellikle hayvancılık teşvikleri sonrasında Konya’nın topraklarına, Konya’nın potansiyeline büyük rağbet var. Konya iştah kabartıyor deyim yerinde ise. Gıda tedarik güvenliği ve güvenilir gıda tedariki kavramlarının öne çıktığı bir dönemde, KOP İdaresi’nin kurulduğu, 3. Merhale Projesi’nin hayata geçmeye başladığı bir dönemde, Kazaklar İsmil’den, Antalyalılar Alibeyhüyüğü’nden, Adanalılar Sazlıpınar’dan, falancalar Sarayönü’den yüzlerce binlerce dönüm arazi aldı. Kimisi hayvancılık, kimisi meyve, kimisi de güneş enerjisi için yatırım yapıyor. SÜTAŞ Aksaray’dan sonra Konya’da da arazi bakıyor. AKSA Enerji Kazımkarabekir’den arazi bakıyor.
Konya, tarımda, sanayide, turizmde, eğitimde, sağlıkta bünyesinde barındırdığı potansiyeli küçük küçük adımlarla dev atılımlara dönüştürebilecek durumda. Hal böyle iken havaalanında boğulup kalmamalıyız. Bendeniz Basın İlan Kurumu görevim dolayısı ile sık sık İstanbul’a uçuyorum. Bir sabah erken uçuşta birlikte seyahat ettiğimiz hemşehrilerimizin ABD’de New York, Chicago, Washington ayrıca Pekin, Almatı, Bakü, ve Avrupa’nın en az 10 merkezi ile Afrika’ya uçtuklarını uçakta yapılan anonstan bizzat dinledim.
Bu şehrin girişimcilerini, dünyanın her yerinde bu şehre gelmek isteyenlerin ayaklarını buza, sise bağlamayın lütfen. Her tedbir alınır yine de uçuş olamayabilir. Hava şartları izin vermez amenna. Ama Sibirya’ya uçak inip kalkar, Erzurum’a inip kalkarken Konya’da iptalleri kabullenmemiz mümkün değildir. Sayın Mustafa Kalaycı’nın tespiti ile ‘Hızlı Treni yaptık yetmez mi?’ zimni bakışını da içselleştiremeyiz.
Havalaanında hep kötü şeyler olmuyor elbet. İstanbul Atatürk-Sabiha Gökçen ve İzmir’den başka Türkiye’de tek mobil biniş kartı uygulaması olan havaalanı Konya. Cep telefonunuza indirdiğiniz biniş kartı ile valiziniz yoksa rahatlıkla uçağa binebiliyorsunuz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Kalın sağlıcakla...





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.