Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

Seküler Paganist Eğitim

Memlekette çocuk yaşta başlatılan, seküler eğitimden geçirilmiş insanların elde ettikleri sonuç, bu günkü maddiyatçılık ve rant elde etme halidir.

Bilgi olsun da ne olursa olsun denilmesinin sonucunda okumuşlar ve okumamışlar olarak hepimizin şikâyetçi olduğumuz eğitimin en büyük problemi, hikmet denilen ve elde ettiği bilgiyi yalnızca aklıyla değil, kalbiyle de doğrulayabilen, derin bir anlayış ve kavrayışa sahip olmayan kişiler üretmek olmuştur.

Millet ve memleket faydası yerine, sadece kendi küresel kazançları için bilgi sahibi olmaya çalışan kişiler üretilmesinin nedeni, putperest Roma’nın günümüzdeki devamları olan, tapınakçı ulus devletlerinin ikame edilmesidir.

Azgelişmişlik olarak tanımlanan ekonomik, endüstriyel, siyasî ve sosyokültürel açılardan dünya sıralamalarında alt sıralarda olmayı aşamayan ülkelerin ve milletlerin, milli olarak adlandırılan eğitim sistemleri, aslında seküler pagan eğitimden başka bir şey değildir.

Putperest pagan Roma devletinin Jüpiter, Minerva ve Juno üçlüsünün yerine, parçalanmış ulus devletler de seküler tanrılar tapınağının üçayağı olarak, yargı en tepede olmak üzere parlamento ve hükümet üçlüsü ikame edilmiştir.

Roma mitolojisinde hikmet, akıl, savaş, sanat, okul ve ticaret tanrıçası olarak Jüpiter ve Juno ile birlikte bir üçleme oluşturan Minerva, böylece hayatın her alanına olduğu gibi, eğitine de hâkim kılınmış oldu.

Böylece hedef toplumlar veya bölgelerde, milli vazife duygusu adı altında alternatif fikirlerin şeytanlaştırılarak ve ilkokul çağında çocuklardaki eleştirel düşünce hassasiyeti öldürülerek, sonuçta devletlerin yanılmazlığı ile devlete ihanet mefhumları oluşturmuştur.

Azgelişmiş veya geri kalmış ya da kalkınmakta olarak tanımlanan bütün ülkelerde paganist Roma eğitimi, her sabah kutsal görülen devletin bir ritüeli ile başlar ve katılım zorunlu halde devam eder.

Okulda askerî bir disiplin şekli olan sıra düzeni ve beden hareketleri, komut verilerek başlayan hareketlerin sert bir disiplin altında askerî davranış ritimleri olan, “Hazır ol ve Rahat” komutlarıyla çocukların pozisyonları yönlendirilir.

Bundan maksat, okulu az gelişmişlik rejiminin kutsal mekânına dönüştürmek yanında, kitlelere komut alma alışkanlığı kazandırılarak, itaatlerini doğal hâle getirmektir.

İnsanları otoriteye göre biçimlendirmek olarak tarif edilebilecek olan bu psikolojik etkinin sonucu, “Devlet baba” figürünün verdiği güven ile sevgi yerine sadakat ve itaati hâkim kılarak, devlet yöneticilerini sorgulanamaz ahlaki otorite olarak ortaya çıkarmaktır.

Ortaya çıkan bu durumun görünür halde ve canlı tutulabilmesi için ise, okullarda kullanılan tek tip üniforma, kişisel farklılıkları yok ederek hiyerarşiyi görünür kılması yanında, fertlerin farklılıklarını silip hepsini tek kalemde birbirinin aynı fertler olarak, devlete ait bir parça haline dönüştürür.

Seküler paganist eğitim, toplumun karakterini gözetim üzerinden inşa etmek için, kamusal alan adı altında fiziki olarak kontrol edilebilen bir alan oluşturarak, vatandaşlarının zihinlerini de disipline etmeye çalışır.

Bireyselliğin bastırılması ve hâkim otoriteye uyumun yükselmesi için mekânı bile disiplin altına almak amacıyla, tek giriş ve tek çıkışlı hapishane benzeri mimari ile inşa edilmiş devlet ile okul binaları ve yüksek duvarlar, dikenli tellerle çevrili dar koridorlar ve odalar, insanlara sürekli olarak denetleniyorsun mesajı vermekten öte bir korku inşa eder.

Seküler paganist rejimlerde, toplumları yönlendirmenin en etkili yolu, günlük tekrar edilen ritüellerdir ve bu ritüellerin temel amacı düşünceyi değil, davranışı biçimlendirmek, itaati güçlendirmek ve devlete bağlı “kolektif kimlik” üretmektir.

Çünkü insan mühendisliğinin sonucunda toplum, doğru ile yanlış bilgiyi ayırt edemez, duygularıyla rasyonel bilgi arasındaki farkı kaybeder ve her tür manipülasyona açık hâle gelir,

Siyasetin manipülatif araçlarına olan bağımlılığın sonucu ise, liyakat kaybı, bürokrasi ve hukukun siyasallaşması ile ekonominin verimsizleşmesidir.

FARKINDA MIYIZ?

Hikmeti dışlayan seküler paganist eğitimin bu ülkeyi ve insanları ne hale getirdiğini, yani zorunlu eğitimin zorunlu köleliği getirdiğini, bu günlerde gerçekleşen hukukun affetmediği kişileri, idari işlemlerle affa uğratmanın diğer adı olan, infaz düzenlemesi ile anlatalım.

Ülkenin her yeri cezaevleriyle donatıldığı halde, son 10 yılda mahkûm sayısı 50 binden 500 bine çıkmış, son 8 yıl içinde dördüncü defa af kanunu çıkarılmış olmasına rağmen adı düzenleme, kendisi af olan işlemle 120 bin kişi salıverilecekmiş olmaktadır..

Uyuşturucu, sanal kumar, fuhuş, antidepresan kullanımı ve cinayet gibi olaylardan hükümlü olanlarla aynı koğuşlarda kalan, 10 yıl önceki toplam mahkûm sayısının neredeyse 2,5 katı hükümlü, şimdi bir anda toplum içine karışacak.

Her ne kadar adı af kanunu olmasa da yapılan infaz düzenlemesi, ilan edilmedik veya adı konulmadık af kanunudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum
Süleyman Küçük Arşivi

Eğitim Denilen Ucube Yapı

31 Aralık 2025 Çarşamba 15:15

Sınırlarda Yaşamak

28 Aralık 2025 Pazar 14:19

İslam Dininin Hakikati

24 Aralık 2025 Çarşamba 15:19

Oksimoron Müslümanlık

21 Aralık 2025 Pazar 11:42

Diriler Mezarlığı

17 Aralık 2025 Çarşamba 15:26

Haddini Aşan Zıddına Dönüşür

10 Aralık 2025 Çarşamba 15:28

Siyaset ve Din Bezirgânları

03 Aralık 2025 Çarşamba 15:22