Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez

Tokat'ın Reşadiye ilçesinde; devriye görevinden dönmekte olan askeri araca, teröristler tarafından çapraz ateş açılmış ve biri uzman çavuş olmak üzere yedi askerimiz şehit olmuştur.
Şanlı bayrağımıza sarılı tabutlar merasim için üniformalı askerlerimizin omuzlarında peş peşe getirilirken Türkiye'nin yüreği hopladı ve meydanlar “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” sesleriyle çınladı.
Dağlar taşlar, nehirler pınarlar, kurtlar kuşlar, karalar denizler, şehitler gaziler, gençler yaşlılar evet; “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” diye bu haykırışa karşılık verdiler.
Ateşin düştüğü, acıların yürekleri paraladığı aile ocaklarından feryatlar yükseldi ve ağıtlar yakıldı. Şehitlerimizin aile ocakları, köyleri ve mahalleleri binlerce insanın nurlu bakışlarıyla aydınlandı ve acı göz yaşlarıyla yıkandı.
Aziz şehitlerimiz, geride anne baba, çoluk çocuk, yavuklu ve nişanlı, eş dost, asker arkadaşı bırakarak ebedî âleme, kalleşçe pusuya düşürülmüş olmanın ezikliğini duyarak göç ettiler. Kefen yerine belki de asker elbiseleriyle kara toprağın, Cennetten bir bahçe olan köşesine tevdi edildiler.
“Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” diye korkmadan, yılmadan ve usanmadan slogan atmaya devam ediyoruz. Lâkin görüyoruz ki askerlerimiz ölüyor, vatanımızı bölme çabaları günden güne şirretleşerek artıyor.
Bu büyük ve cesur Milletin bir neferi olarak; acaba vatanımız bölünecek mi diye endişe etmeye ve biraz da korkmaya başlıyoruz. İnşallah bölünmez ve kimsede bölemez.
Reşadiye'deki korkunç olay ülkemizde ilk defa olmuyor. Zaman zaman şartlara ve ihtiyaca göre tekrarlanıyor. Meydanlarımızdan; “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” sesleri ve haykırışları kesilince, şehit veya şehitler haberi hemen geliyor. Terör sessizlikten ve manşetsizlikten katiyen hoşlanmıyor.
Bu kanlı olaylar hainlerin askerlerimizi veya masum vatandaşlarımızı kahpece ve kalleşçe şehit etmeleriyle tekrarlanıyor. Tabii ki tâbir caizse aksesuarlarıyla birlikte tekrarlanıyor.
Aile ocaklarından feryatlar yükseliyor, üst baş paralanıyor. Hainleri keyiflendirecek ve cesaretlendirecek şehitlik şeref tablolarına, yakışmayan motifler ekleniyor. Genel Kurmay Başkanlığı ordumuzun ve yurdumuzun itibârını koruyacak açıklamalar yapıyor. Siyasiler taziye mesajları yayınlıyor ve şehit ailelerini ziyaret ediyorlar. Yalnız siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının dışında kalan meslek kuruluşlarından ve sendikalardan her nedense pek ses çıkmıyor. Maalesef bir kısım medya, yarı propagandaya dayalı manşetten haberler veriyor. Şehit babaları; “Geride iki veya üç çocuğum daha var. Onları da cepheye göndermeye hazırız.” diyorlar. Bu olaylar Demokratik Açılımı sabote etmek isteyen büyük bir provokasyondur deniyor.
Terör edebiyatındaki terimlere bir de Demokratik Açılım cümleciği eklendi. Terör arttıkça, eylemlerini kamufle etmeye yarayacak terimler de çoğalıyor.
Bu çark böyle dönüyor ve olaylar böyle tekrarlanıp duruyor. Neticede terör konusunda hiçbir şey değişmiyor ve şehitlerimiz gelmeye devam ediyor. Acaba bu plân ve programda bir değişiklik yapsak olmaz mı?
Madem ki terörü, iç güçlerin yanında dış güçlerinde eli ve parmağı olduğu için her şeye rağmen önleyemiyoruz. Hiç olmazsa olayın tekrar eden unsurlarında ve nakarat bölümünde bir değişiklik yapsak.
Meselâ; şehitlerimiz geldiği zaman bağırıp çağırmasak, feryat etmesek. Hainlerden hiç bahsetmesek ve kirli emellerini açıklayarak şehitlerimizin temiz çevrelerini kirletmesek ve ruhlarını mustarip kılmasak. Daha sessiz, sakin ve vakurlu olsak. Siyasiler alışılmış şekilde kalıplı beyanat vermeseler. Provokasyonmuş ve Demokratik Açılımı baltalamakmış gibi laflar etmesek. Konuşmadan ve karşı tarafa sinyal verilmesine sebep olmadan devletimize yakışır bir güçle terörün üzerine gidip kökünü kazısak.
Hem medyaya terör haberlerinde kullanılmak üzere malzeme vermemiş ve hem de hainleri sessizliğimizle ve vakur davranışlarımızla korkuya salmış oluruz. Ne dersiniz bir de böyle denesek. Hainler Cudi Dağında bir silah atsa hemen gazetelerde manşet, televizyonlarda birinci haber oluyorlar. Hem reklâm için para vermiyorlar ve hem de gelir sağlıyorlar. Bu oyunu bozmak gerekir.
Tokat'ın Reşadiye ilçesinde teröristlerce kurulan hain pusuda hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, geride kalan yakınlarına ve milletimize baş sağlığı dilerim, Şehitlerimize Allah rahmet eylesin!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi