Rektörlük Yarışında İlk Viraja Doğru

Selçuk Üniversitesi’nde rektörlük seçimine, kesin tarihi henüz ilan edilmemekle birlikte yaklaşık 2 ay kala adaylar çalışmalarına hız verdi. Adayların yapmak istediklerini, değerlendirmelerini muhabirimiz Mustafa Akça’nın hazırladığı yazı dizisi ile okurlarımıza sunuyoruz. Elbette her adayın, rektörlükle ilgili hayalleri ve hedefleri var; bunları kendi bakış açıları çerçevesinde anlatmaları doğal. Diğer taraftan mevcut yönetime ciddi eleştiriler getiren rektör adaylarının da bulunduğunu, bu eleştirilerin akademisyenler tarafından itibar gördüğünü hepimiz biliyoruz.
Rektör Prof. Dr. Süleyman Okudan, günahıyla-sevabıyla iki dönemi dolduruyor. Şüphesiz ki Okudan yönetiminin Selçuk Üniversitesi’ne en önemli katkısı ilk görev döneminde üniversitede baskı ortamını kaldırmak ve normalleşmeyi sağlamak olmuştur. İki dönemde fiziki ve akademik anlamda da üniversitenin gelişmesini sağlayan yatırımlar yapılmıştır. Yılan hikayesine dönen Selçuklu Tıp Fakültesi’nin uygulama hastanesi ile birlikte tamamlanarak (siyasi iradenin desteğiyle) hizmete açılması, İl Genel Meclisi finansmanıyla Onkoloji Merkezi’nin kazandırılması ve çoğu fakültenin daha iyi fiziki imkanlarda eğitim vermesini sağlayan binalara kavuşturulması bunun başlıca örnekleridir. Ancak fiziki gelişmenin içerisi akademik kalite anlamında doldurulamamış, Selçuk Üniversitesi eğitim kalitesi anlamında üniversiteler arasında geçmişine ve adına yakışır düzeyde üst sıralara kavuşamamıştır. Rektör Okudan’ın belki de en başarısız olduğu alan budur. Diğer taraftan ‘demokrasiyi içine sindirmiş, dekanları seçimle işbaşına gelen bir üniversite’ hedefi de lafta kalmıştır. Selçuk Üniversitesi’ndeki gelişmeleri yakından takip edenler hatırlayacaktır; Rektör Okudan’ın verdiği sözün gereği olarak bazı fakültelerde (Mühendislik ve Tıp) dekanlık seçimi yapılmıştı. Seçimle gelen dekanlardan çalışkanlığı ile bilinen (son derece başarıyla dekanlık yaptı) Prof. Dr. Muazzez Çelik Karakaya, nedense göreve devam ettirilmedi. Öğretim üyelerinin oylarıyla seçilen Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Memik ise, bazı tartışmalı alanlara müdahale edilmesine tepki göstererek görevinden istifa etmişti… Durum böyle olunca, ‘özgür üniversite’nin akademisyen ayağına ilişkin hedefler gerçekleştirilemedi. Öğrenciler açısından ortamı ise daha sonra detaylı değerlendirebiliriz…
Bu noktada rektör adaylarının durumuna değinmekte yarar var. Lafı eğip bükmeden, ortadaki durumu net bir şekilde ifade etmek gerekirse adaylardan üçünün isminin öne çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz; Meram Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Selçuklu Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Şahin ve Selçuklu Tıp Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut. Akademisyenlere göre adaylardan Gökbel ve Şahin, öğretim üyelerinden aldıkları destek itibariyle daha avantajlı bir durumda. Rektörlük seçimleri dar kapsamlı seçimler arasında olduğu için tahmin yürütmek mümkün olsa da; seçim sürecinin hangi istikamete göre ilerleyebileceğini kesin yargılarla ortaya koymak mümkün değil.
Tüm adayların yoğun bir seçim çalışması ve ziyaret trafiğini sürdürdüğünü biliyoruz. Prof. Dr. Hakkı Gökbel ve Prof. Dr. Mustafa Şahin’in Rektör Okudan’la doğal olarak iyi ilişkiler içerisinde olması, ‘Rektörün desteğini iki isimden hangisi aldı?’ sorularını da beraberinde getiriyor. Rektör Okudan’ın bu konuda net bir ifadesi olmadığını, kendisine danışan akademisyenlere, “Ben herhangi bir ismi değil, size gidilebilecek bir yolu tarif ederim, siz ona göre tercihinizi yaparsınız” cevabını verdiğini biliyoruz. Rektör Okudan’ın bu konudaki soruları, son derece ‘akılcı bir cevapla’ savuşturduğunu hak teslimi gereği vurgulamak gerek. Diğer taraftan Rektör Bey’in eşi Doç. Dr. Nilsel Okudan’ın tercihinin Prof. Dr. Hakkı Gökbel’den yana olduğunu ve arkadaşlarından da bu konuda destek istediği Meram Tıp Fakültesi’nde konuşuluyor. Bunu doğal karşılamak gerek. Zira Prof. Dr. Gökbel, Nilsel Hanım’ın Anabilim Dalı Başkanı ve hocası konumunda. Bu durumun Rektör Bey’in tutumunu ne derece etkiliyeceği bir yana, seçim sürecinde şu soru da cevabını arıyor; acaba böyle bir süreçte Rektör’ün desteğini almak mı, yoksa karşısında olmak mı avantajdır?
Şüphesiz ki bu sorunun cevabını Rektörlük seçimi için sandıklar akademisyenlerin önüne konulduğunda göreceğiz.
Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut, seçim kampanyasını Rektör Okudan başta olmak üzere mevcut yönetime ve yönetimin icraatlarına dikkate değer eleştiriler üzerine kurmuş gibi görünüyor. Aynı fakülteden hem dekanın, hem de başhekimin rektör adayı olması ilginç bir yarışın yaşanmasını sağlamış olsa da Selçuklu Tıp’ta görev yapan akademisyenlerin işi bir hayli zor…
Rektör adaylarından Prof. Dr. Ferruh Yıldız, ikinci defa bu göreve talip oluyor. Önceki seçimde Okudan’ın ardından en fazla oyu almayı başaran Prof. Dr. Yıldız’ın yine iddialı bir şekilde çalıştığını biliyoruz.
İki eski milletvekilinin adaylığı da yarışa renk katmış gibi görünüyor. Prof. Dr. Remzi Çetin ve Prof. Dr. Sait Gönen’in adaylığı, eski vekillerin ‘bayrağı gönderde tutmaya kararlı’ olduklarını gösteriyor. Milletvekilliği tecrübesinin rektör adaylığında ne düzeyde işe yarayacağını zaman gösterecek. Prof. Dr. Sait Gönen’in adaylığının, milliyetçi eğilime sahip adayların birleşememesi kaynaklı olduğu rivayet ediliyor. Diğer taraftan Gönen’in milletvekilliği döneminde Cumhurbaşkanı Gül ile lojman komşusu olduğu ve o döneme dayalı arkadaşlığının bulunduğu biliniyor.
Cumhurbaşkanı bağlantısı sadece Gönen için konuşulmuyor; Prof. Dr. Mustafa Şahin için de Gül ile öğrencilik yıllarına dayalı ‘arkadaşlık hukuku’ vurgusu yapılıyor.
Öte yandan adayların bir kısmı AK Parti başta olmak üzere, siyasi partilerde destek aradığı biliniyor. AK Parti İl Teşkilatı’nın bu konudaki tavrını şimdiye kadar yansıttığını görmedik; bundan sonra da taraf olacağını zannetmiyoruz ama alttan alta, ‘Mustafa Şahin’i AK Parti destekliyor’ söylentilerinin ‘bilinçli olarak’ yayıldığını vurgulamak isterim.
Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recai Gürbüz, Prof. Dr. Tahir Yüksek, Prof. Dr. Recep Tunç; Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal İzci, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Öztaş, rektörlük yarışındaki adaylar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Recep Tunç’un adaylar arasında en fazla basın toplantısı düzenleyen ve ilginç projeler açıklayan isim olduğunu vurgulamak isterim.
Üniversitemiz için en hayırlı sonucun ortaya çıkmasını can-ı gönülden diliyoruz.
**
RAPOR MAĞDURİYETİ VE OKUDAN
Selçuklu Tıp Fakültesi’nde bir akademisyenin 600 hastanın raporunu imzalamaması nedeniyle yaşanan mağduriyeti önceki gün manşetten aktarmıştır. Rektörlüğün açıklamasının da yeraldığı haberle ilgili bir hususa açıklık getirmek isterim. Fakülte’nin verdiği ceza Rektörlük tarafından uygulanmış. Ancak söz konusu akademisyen en yüksek kıdemde olduğu için ‘mevzuat gereğince’ kıdem durdurma şeklinde değil, para cezası şeklinde uygulamaya konulmuş. Rektörlük söz konusu akademisyene daha önce de ceza vermiş. Okurlarımızın dikkatine sunarım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi