Rektörlük Seçimi, Siyaset ve Yurtdışı Seferleri
Yayınlanma:
• Kaplumbağaya dikkat et! Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebilir.
(James B. Conant)
Rektörlük seçimine ilişkin yazımızın ardından konuyla ilgili bazı ilave bilgiler geldi. 12 Haziran’da milletvekili olan akademisyen kökenli iki isim (Prof. Dr. İlhan Yerlikaya ve Prof. Dr. Cem Zorlu), AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun ile birlikte YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar’ın evinde rektör adaylarından ikisi ile biraraya gelmiş. İddiaya göre bu toplantıda rektör adaylarından Prof. Dr. Tahir Yüksek’in Prof. Dr. Mustafa Şahin’in lehine adaylıktan çekilmesi istenmiş.
YÖK Üyesi’nin evinde siyasi irade Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçimine açıktan müdahale ediyor. Türkiye’deki gerçekler açısından (ne yazık ki) bu anormal görülmüyor. Zira öteden bu yana etkin olan siyasi güç kimse, oradan Rektörlük seçimine müdahale veya bazı adaylara destek çıkıyor. Bazı muhalefet partilerinin de rektörlük seçimine müdahil olduğu, iki adayın eski milletvekili adayın lehine çekilmesi için ricada bulunduğu biliniyor. Kısacası; iktidarından muhalefetine rektörlük seçimine müdahale var. Aslında böyle bir anormalliği ‘normalmiş gibi’ kabullenmek anormallik… Bir nevi; sorunun içerisinde yaşaya yaşaya kabullenme hali yaşanıyor. Rektör adayları da öteden beri bu yolu zorluyor, seçimde ve atanma sürecinde güç kazanmak için siyasilerle görüşüp meşruiyet arayışına girişiyor. Üniversiteyi düşündüğü için bunları yaptıklarını varsaymak safdillik olur…
Bizim kulağımıza gelen bilgilere göre rektörlük seçiminde başka adayın desteklendiğini duyan bir rektör adayı, geçtiğimiz günlerde soluğu AK Parti İl Teşkilatı’nın kapısında almış. ‘Bizden ne istiyorsanız yapalım, bizi destekleyin’ diye talepte bulunmuş. Teşkilat yönetimi ise, bu talebi peşinen reddetmiş. Seçime karışmama yönünde bir ilke kararı olduğundan (olması gereken aslında buydu) değil. Nedeni; başka bir adayın desteklenmesi kararının alınması ve artık bu durumun açığa vurulmasında bile sakınca görülmemesi.
Tüm bu gelişmeler bizim ‘asıl soruları’ sormamızı gazetecilik açısından mecburi bir görev haline getiriyor. AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun ve Milletvekili Prof. Dr. İlhan Yerlikaya dürüstlüklerine güvendiğim, sevdiğim, genel olarak takdir ettiğim ve başarılı olmalarını arzu ettiğim insanlar. Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, RTÜK’te ve akademik hayatta önemli tecrübe sahibi. Prof. Dr. Cem Zorlu’yla tanışmadığım için yorum yapmak istemiyorum, ancak kendisi hakkında olumsuz bir şey duymadım, bu nedenle de müsbet yönde bir kanaate sahibim. Prof. Dr. Yavuz Atar’ın ise Konya’ya, mensubu olduğu Selçuk Üniversitesi’ne ve akademik camiaya ne gibi katkısının olduğu konusunda bilgi sahibi değilim…
Allah aşkına teşkilat yöneticilerinin ve milletvekillerinin akademik camiayı ilgilendiren ve muhafazakar adayın epeyce olduğu bir seçime müdahale etmek, adayları birleştirmeye çalışmak, destekledikleri aday için çalışmak dışında başka işi yok mu? Adaylar arasında arabulucuk yapmak, ne zamandır YÖK Üyesi’nin görevleri arasına girdi? Konya’nın bunca sorunu varken, vekillerin ve teşkilat yöneticilerinin bu işlerle uğraşması şehrimize ne kazandırıyor, hangi sorunumuzu çözüyor?
Sözgelimi ulaşım ile ilgili defalarca yazdık, çizdik. ‘Hızlı Tren geldiğinde bu hantal ulaşım yapısı ciddi bir sorun olacak’ dedik. Şimdiye kadar ne bir teşkilat yöneticisinin, ne de bir milletvekilinin bu konuya eğildiğini, bir çaba sarfettiğini veya bir açıklama yaptığını bile görmedik. (Bundan bir yıl önce Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı’ya Hızlı Tren seferleri başladığında bu sorunların yaşanabileceğini vurgulamıştık.)
Çağrımızı Konya’yı yönetenler duymazdan geldi. Bu soruna duyarlılık gösterip el atan tek bir kişi çıktı; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Konya’da yaptığı toplantıda şehir içindeki ulaşım sorununun Hızlı Tren’e uygun bir şekilde düzenlemeye tabi tutulması ve Eski Sanayi bölgesine Hızlı Tren İstasyonu ihtiyacını vurguladı, özel görüşmelerde belediye başkanlarına gerekli ifadeleri kullandı… ‘Rektörlük seçimine müdahil olunmayacak’ diyen de Davutoğlu’nun ta kendisiydi.
Bu sorularımız tüm milletvekilleri ve teşkilat yöneticileri içindir… (Tarımsal alanda ‘termal kaynakla seracılık gibi’ yeni projeler ortaya koyan Prof. Dr. İlhan Yerlikaya’yı hariç tutarak soruyorum.)
12 Haziran’dan bu yana hangi milletvekilimiz, Konya’nın hangi sorununa el atmış, çözüm için çaba sarfetmiştir? Haşmet Oğuzalp’in görevden alınma sürecinde teşkilat ve vekiller neden güçlü bir irade ortaya koyamamış, sözlerinin arkasında duramamıştır?
Geçen yıl Konya-Ankara Hızlı Tren Projesi’ni Konya-Manavgat Hızlı Tren Projesi’nin izleyeceğini söyleyen vekillerimiz şimdi nerede? Hızlı Tren’i sahiplenmeye çalışan bazı vekiller, ‘Eskişehir’e de seferler başlayacak’ diyerek malumu ilan ediyor… Hazıra konmaya gerek yok, hadi buyrun Antalya hattını söylemden icraata dönüştürün, Dış Çevre Yolu Projesi’ni yeniden yatırım programına alın…
İyi ki Davutoğlu, Konya milletvekili olmuş…
**
BAŞKAN’IN YURTDIŞI SEFERLERİ BAŞLADI
Büyükşehir Belediye Başkanı uzun süredir ara verdiği yurtdışı seyahatlerine geçen hafta sessiz sedasız yine başladı. Tahminimiz üzerine; bu uzun aranın nedeni şikayetler üzerine Başbakan Erdoğan’ın kendisine yaptığı uyarıydı. Yeni seyahatleri hayırlı olsun…
Ancak bu konuda bazı soruları ve bir tespiti paylaşmamız şart.
1- Belediyeye ciddi maliyet getiren yurtdışı seyahatlerinden Konya, ne kazanıyor? Yani dünya şehirlerinde uygulanan güzel şehircilik örneklerinden Konya’ya hangisi taşındı? Yol ortasında yürüyenlerin önüne veya kavşaklara dikilen reklam panoları dünyanın hangi şehrinde var? Hangi dünya kentinde böyle bir toplu ulaşım sistemi var?
2- İyi bir taktik geliştirilmiş; Başkan yurtdışında olsa bile açık hava reklam panolarında mesajları yayımlanarak, yokluğu hissettirilmiyor. Başkan dünyanın farklı bir şehrinde iken açık havadan kâh yeni eğitim yılını kutluyor, kâh Hızlı Tren için Başbakan’a teşekkür ediyor. Sıradan vatandaş bile artık şu soruyu soruyor; yahu arkadaş sizin kutlamaktan, teşekkürden başka işiniz yok mu?
Bu ironik durum ister istemez akla Orhan Veli’nin ünlü şiirini getiriyor: “Neler yapmadık şu vatan için / Kimimiz öldük / Kimimiz nutuk söyledik.”
Rektörlük seçimine ilişkin yazımızın ardından konuyla ilgili bazı ilave bilgiler geldi. 12 Haziran’da milletvekili olan akademisyen kökenli iki isim (Prof. Dr. İlhan Yerlikaya ve Prof. Dr. Cem Zorlu), AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun ile birlikte YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar’ın evinde rektör adaylarından ikisi ile biraraya gelmiş. İddiaya göre bu toplantıda rektör adaylarından Prof. Dr. Tahir Yüksek’in Prof. Dr. Mustafa Şahin’in lehine adaylıktan çekilmesi istenmiş.
YÖK Üyesi’nin evinde siyasi irade Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçimine açıktan müdahale ediyor. Türkiye’deki gerçekler açısından (ne yazık ki) bu anormal görülmüyor. Zira öteden bu yana etkin olan siyasi güç kimse, oradan Rektörlük seçimine müdahale veya bazı adaylara destek çıkıyor. Bazı muhalefet partilerinin de rektörlük seçimine müdahil olduğu, iki adayın eski milletvekili adayın lehine çekilmesi için ricada bulunduğu biliniyor. Kısacası; iktidarından muhalefetine rektörlük seçimine müdahale var. Aslında böyle bir anormalliği ‘normalmiş gibi’ kabullenmek anormallik… Bir nevi; sorunun içerisinde yaşaya yaşaya kabullenme hali yaşanıyor. Rektör adayları da öteden beri bu yolu zorluyor, seçimde ve atanma sürecinde güç kazanmak için siyasilerle görüşüp meşruiyet arayışına girişiyor. Üniversiteyi düşündüğü için bunları yaptıklarını varsaymak safdillik olur…
Bizim kulağımıza gelen bilgilere göre rektörlük seçiminde başka adayın desteklendiğini duyan bir rektör adayı, geçtiğimiz günlerde soluğu AK Parti İl Teşkilatı’nın kapısında almış. ‘Bizden ne istiyorsanız yapalım, bizi destekleyin’ diye talepte bulunmuş. Teşkilat yönetimi ise, bu talebi peşinen reddetmiş. Seçime karışmama yönünde bir ilke kararı olduğundan (olması gereken aslında buydu) değil. Nedeni; başka bir adayın desteklenmesi kararının alınması ve artık bu durumun açığa vurulmasında bile sakınca görülmemesi.
Tüm bu gelişmeler bizim ‘asıl soruları’ sormamızı gazetecilik açısından mecburi bir görev haline getiriyor. AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun ve Milletvekili Prof. Dr. İlhan Yerlikaya dürüstlüklerine güvendiğim, sevdiğim, genel olarak takdir ettiğim ve başarılı olmalarını arzu ettiğim insanlar. Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, RTÜK’te ve akademik hayatta önemli tecrübe sahibi. Prof. Dr. Cem Zorlu’yla tanışmadığım için yorum yapmak istemiyorum, ancak kendisi hakkında olumsuz bir şey duymadım, bu nedenle de müsbet yönde bir kanaate sahibim. Prof. Dr. Yavuz Atar’ın ise Konya’ya, mensubu olduğu Selçuk Üniversitesi’ne ve akademik camiaya ne gibi katkısının olduğu konusunda bilgi sahibi değilim…
Allah aşkına teşkilat yöneticilerinin ve milletvekillerinin akademik camiayı ilgilendiren ve muhafazakar adayın epeyce olduğu bir seçime müdahale etmek, adayları birleştirmeye çalışmak, destekledikleri aday için çalışmak dışında başka işi yok mu? Adaylar arasında arabulucuk yapmak, ne zamandır YÖK Üyesi’nin görevleri arasına girdi? Konya’nın bunca sorunu varken, vekillerin ve teşkilat yöneticilerinin bu işlerle uğraşması şehrimize ne kazandırıyor, hangi sorunumuzu çözüyor?
Sözgelimi ulaşım ile ilgili defalarca yazdık, çizdik. ‘Hızlı Tren geldiğinde bu hantal ulaşım yapısı ciddi bir sorun olacak’ dedik. Şimdiye kadar ne bir teşkilat yöneticisinin, ne de bir milletvekilinin bu konuya eğildiğini, bir çaba sarfettiğini veya bir açıklama yaptığını bile görmedik. (Bundan bir yıl önce Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı’ya Hızlı Tren seferleri başladığında bu sorunların yaşanabileceğini vurgulamıştık.)
Çağrımızı Konya’yı yönetenler duymazdan geldi. Bu soruna duyarlılık gösterip el atan tek bir kişi çıktı; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Konya’da yaptığı toplantıda şehir içindeki ulaşım sorununun Hızlı Tren’e uygun bir şekilde düzenlemeye tabi tutulması ve Eski Sanayi bölgesine Hızlı Tren İstasyonu ihtiyacını vurguladı, özel görüşmelerde belediye başkanlarına gerekli ifadeleri kullandı… ‘Rektörlük seçimine müdahil olunmayacak’ diyen de Davutoğlu’nun ta kendisiydi.
Bu sorularımız tüm milletvekilleri ve teşkilat yöneticileri içindir… (Tarımsal alanda ‘termal kaynakla seracılık gibi’ yeni projeler ortaya koyan Prof. Dr. İlhan Yerlikaya’yı hariç tutarak soruyorum.)
12 Haziran’dan bu yana hangi milletvekilimiz, Konya’nın hangi sorununa el atmış, çözüm için çaba sarfetmiştir? Haşmet Oğuzalp’in görevden alınma sürecinde teşkilat ve vekiller neden güçlü bir irade ortaya koyamamış, sözlerinin arkasında duramamıştır?
Geçen yıl Konya-Ankara Hızlı Tren Projesi’ni Konya-Manavgat Hızlı Tren Projesi’nin izleyeceğini söyleyen vekillerimiz şimdi nerede? Hızlı Tren’i sahiplenmeye çalışan bazı vekiller, ‘Eskişehir’e de seferler başlayacak’ diyerek malumu ilan ediyor… Hazıra konmaya gerek yok, hadi buyrun Antalya hattını söylemden icraata dönüştürün, Dış Çevre Yolu Projesi’ni yeniden yatırım programına alın…
İyi ki Davutoğlu, Konya milletvekili olmuş…
**
BAŞKAN’IN YURTDIŞI SEFERLERİ BAŞLADI
Büyükşehir Belediye Başkanı uzun süredir ara verdiği yurtdışı seyahatlerine geçen hafta sessiz sedasız yine başladı. Tahminimiz üzerine; bu uzun aranın nedeni şikayetler üzerine Başbakan Erdoğan’ın kendisine yaptığı uyarıydı. Yeni seyahatleri hayırlı olsun…
Ancak bu konuda bazı soruları ve bir tespiti paylaşmamız şart.
1- Belediyeye ciddi maliyet getiren yurtdışı seyahatlerinden Konya, ne kazanıyor? Yani dünya şehirlerinde uygulanan güzel şehircilik örneklerinden Konya’ya hangisi taşındı? Yol ortasında yürüyenlerin önüne veya kavşaklara dikilen reklam panoları dünyanın hangi şehrinde var? Hangi dünya kentinde böyle bir toplu ulaşım sistemi var?
2- İyi bir taktik geliştirilmiş; Başkan yurtdışında olsa bile açık hava reklam panolarında mesajları yayımlanarak, yokluğu hissettirilmiyor. Başkan dünyanın farklı bir şehrinde iken açık havadan kâh yeni eğitim yılını kutluyor, kâh Hızlı Tren için Başbakan’a teşekkür ediyor. Sıradan vatandaş bile artık şu soruyu soruyor; yahu arkadaş sizin kutlamaktan, teşekkürden başka işiniz yok mu?
Bu ironik durum ister istemez akla Orhan Veli’nin ünlü şiirini getiriyor: “Neler yapmadık şu vatan için / Kimimiz öldük / Kimimiz nutuk söyledik.”





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.