Ramazan Öncesini Düşünmek ve Yaşamak
Yayınlanma:
On bir ayın sultanı Ramazan, boşuna söylenmiş bir söz değildir. Bu hikmetli söz, halkın hissiyatını, Ramazan ayına olan bağlılığını ve ibadete düşkünlüğünü ifade eder. Toplumun Ramazan-ı Şerife uygun gördüğü veya Ramazan ayını yüceltmek için kullanmaktan onur duyduğu bir tâbirdir.On bir ayın sultanı Ramazan, bu zaman diliminde büyük hikmetlerin, faziletlerin, bereketlerin, nimetlerin ve şereflerin saklı olduğunu ifade eden bir cümledir. Gerçi Sevgili Peygamberimiz de:”Eğer ümmetim, Ramazan ayının güzelliklerini, faziletlerini, üstünlüklerini ve nimetlerini görebilmiş olsalardı bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi. “ buyurmuyor mu? Peygamber Efendimiz, ne güzel ifade bulurmuşlar, başka söze ne gerek var.
Kameri bir yıl, Sultanla birlikte 12 ay eder. Zamanın şansına ve Allah’ın lutfuna bakın ki, Sultansız yıl yok. Kur’an’sız Ramazan, Oruçsuz kurtuluş ve günahtan arınma olamayacağı gibi. Sultansız zaman, mekân ve nimet yokta bu zaman ve mekânın içerisinde Sultanı tanımayan ve hükmüne tâbi olmayan nasipsiz ve akılsız insanlar maalesef var. Eh ne diyelim; o da Rabbimizin cilvesi. Cilve-i Rabbâni.
Sevgili Peygamberimizin: “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu Cehennemden kurtuluştur.” buyurduğu Ramazan ayının, sultanlıklarını kabul ettiği aylara şöyle bir göz atacak olursak; onların da boş olmadıklarını, insanlardan uzak kalmadıklarını, canlılara sıcak davrandıklarını ve az çok Ramazan ayına benzer taraflarının bulunduğunu görürüz. İlgi gösterilecek ve kulluk görevleri eksiksiz ifa edilecek ayı, yalnızca Ramazan ayından ibaret zannetmeyin. Ramazan ayının alt yapısını oluşturan dini açıdan hazırlık görevleri, bu aylara dağıtılmıştır.
Hadîs-i şerifte geçen rahmet ve mağfiret günlerine kim kavuşmak ve Cehennemin dehşetinden ve yakıcı ateşinden kim kurtulmak istemez ki. Ramazan ayının dışında kalan zaman, Ramazan ayının alt yapısını oluşturmakla yükümlüdür. Eğer alt yapı oluşmamış ise, Ramazan ayı ameli açıdan sarsıntı geçirir, heyecansız ve hareketsiz görünür, manevî depremlere direnci azalır.
İşte Ramazan ayının alt yapısı; günde kılınan beş vakit namaz, haftada bir Cuma namazı, Zekât, yardımlaşma, ilim, iman ve amel. Bunlar Ramazan ayının alt yapısını oluştururlar. Alt yapı çalışmaları Ramazan ayı yaklaştıkça hızlanır. Üç aylardan Recep ve Şaban, Ramazan ayına hazırlık ve onun geleceğinden haberdar etme safhasıdır. Sevgili Peygamberimiz: “Allah’ım, Recep ve Şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir.” diye dua ederlerdi.
Recep ayında oruç tutmaya niyetli olan mü’minler, Ramazan ayının yaklaşmakta olduğunu hissetmeye başlarlar. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaib Kandilidir. 27. Gecesi İsrâ ve Mirac mucizesinin vuku bulduğu gecedir. Üç ayların ikincisi Şaban ayının yarı gecesi Berat Kandilidir.
Bu mübarek gün ve geceler, Ramazan ayına yakın zaman içerisinde yer almakla beraber, yılın her anında ve şartında ibadet var. Mü’minin miracı olan beş vakit namaz, her gün kendi vakitleri içerisinde kılınır. Günün baş ibadeti namaz. Haftanın ibadeti mü’minlerin bayramı sayılan Cuma namazı. Yılın ibadeti oruç, âlemin ve asrın ibadeti Hac. Ayrıca yıl boyunca iyilik yapmak, yalan söylemeden, hile yapmadan ve haksızlık etmeden rızık için çalışmak. Haram iş yapmaktan kaçınmak. Başta zekât olmak üzere mali yardımda bulunmak. Hastaları, yaşlıları, kimsesizleri ziyaret etmek, çaresizlere çare olmak ve çocukları sevindirmek. Fırsat buldukça bol bol Kur’an-ı Kerim okumak
Ramazan ayı, Orucun dışında mü’minlere bunları da telkin ve tavsiye eder. Alt yapıdan amacım; önceden bütün bunların eksiksiz olarak yapılmış olması ve Ramazan ayına hazırlıklı bulunulmasıdır. Bunların tamamlayıcısı olarak Oruç, günâhların affına vesile olan on bir ayın Sultanı Ramazan, bir yıllık ibadetin manevi mührü ve sahiplerine tescilidir.
Zaman böyle değerlendirilir ve ibadetle zinetlendirilirse zaman ister günlere, ister aylara ve ister yıllara bölünsün Ramazan böyle bir vaktin sultanlığını oruçla, teravihle, dua ve niyazlarla, tövbe ve istiğfarlarla, şerefle ifa etmeye devam eder.
Ramazan-ı Şerifiniz mübarek ve ömrünüz bereketli olsun.
Kameri bir yıl, Sultanla birlikte 12 ay eder. Zamanın şansına ve Allah’ın lutfuna bakın ki, Sultansız yıl yok. Kur’an’sız Ramazan, Oruçsuz kurtuluş ve günahtan arınma olamayacağı gibi. Sultansız zaman, mekân ve nimet yokta bu zaman ve mekânın içerisinde Sultanı tanımayan ve hükmüne tâbi olmayan nasipsiz ve akılsız insanlar maalesef var. Eh ne diyelim; o da Rabbimizin cilvesi. Cilve-i Rabbâni.
Sevgili Peygamberimizin: “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu Cehennemden kurtuluştur.” buyurduğu Ramazan ayının, sultanlıklarını kabul ettiği aylara şöyle bir göz atacak olursak; onların da boş olmadıklarını, insanlardan uzak kalmadıklarını, canlılara sıcak davrandıklarını ve az çok Ramazan ayına benzer taraflarının bulunduğunu görürüz. İlgi gösterilecek ve kulluk görevleri eksiksiz ifa edilecek ayı, yalnızca Ramazan ayından ibaret zannetmeyin. Ramazan ayının alt yapısını oluşturan dini açıdan hazırlık görevleri, bu aylara dağıtılmıştır.
Hadîs-i şerifte geçen rahmet ve mağfiret günlerine kim kavuşmak ve Cehennemin dehşetinden ve yakıcı ateşinden kim kurtulmak istemez ki. Ramazan ayının dışında kalan zaman, Ramazan ayının alt yapısını oluşturmakla yükümlüdür. Eğer alt yapı oluşmamış ise, Ramazan ayı ameli açıdan sarsıntı geçirir, heyecansız ve hareketsiz görünür, manevî depremlere direnci azalır.
İşte Ramazan ayının alt yapısı; günde kılınan beş vakit namaz, haftada bir Cuma namazı, Zekât, yardımlaşma, ilim, iman ve amel. Bunlar Ramazan ayının alt yapısını oluştururlar. Alt yapı çalışmaları Ramazan ayı yaklaştıkça hızlanır. Üç aylardan Recep ve Şaban, Ramazan ayına hazırlık ve onun geleceğinden haberdar etme safhasıdır. Sevgili Peygamberimiz: “Allah’ım, Recep ve Şabanı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir.” diye dua ederlerdi.
Recep ayında oruç tutmaya niyetli olan mü’minler, Ramazan ayının yaklaşmakta olduğunu hissetmeye başlarlar. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaib Kandilidir. 27. Gecesi İsrâ ve Mirac mucizesinin vuku bulduğu gecedir. Üç ayların ikincisi Şaban ayının yarı gecesi Berat Kandilidir.
Bu mübarek gün ve geceler, Ramazan ayına yakın zaman içerisinde yer almakla beraber, yılın her anında ve şartında ibadet var. Mü’minin miracı olan beş vakit namaz, her gün kendi vakitleri içerisinde kılınır. Günün baş ibadeti namaz. Haftanın ibadeti mü’minlerin bayramı sayılan Cuma namazı. Yılın ibadeti oruç, âlemin ve asrın ibadeti Hac. Ayrıca yıl boyunca iyilik yapmak, yalan söylemeden, hile yapmadan ve haksızlık etmeden rızık için çalışmak. Haram iş yapmaktan kaçınmak. Başta zekât olmak üzere mali yardımda bulunmak. Hastaları, yaşlıları, kimsesizleri ziyaret etmek, çaresizlere çare olmak ve çocukları sevindirmek. Fırsat buldukça bol bol Kur’an-ı Kerim okumak
Ramazan ayı, Orucun dışında mü’minlere bunları da telkin ve tavsiye eder. Alt yapıdan amacım; önceden bütün bunların eksiksiz olarak yapılmış olması ve Ramazan ayına hazırlıklı bulunulmasıdır. Bunların tamamlayıcısı olarak Oruç, günâhların affına vesile olan on bir ayın Sultanı Ramazan, bir yıllık ibadetin manevi mührü ve sahiplerine tescilidir.
Zaman böyle değerlendirilir ve ibadetle zinetlendirilirse zaman ister günlere, ister aylara ve ister yıllara bölünsün Ramazan böyle bir vaktin sultanlığını oruçla, teravihle, dua ve niyazlarla, tövbe ve istiğfarlarla, şerefle ifa etmeye devam eder.
Ramazan-ı Şerifiniz mübarek ve ömrünüz bereketli olsun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.