Polis Amca, Bekçi Baba

Bizim kuşak yani 1950'1i yılların başında ilkokula gidenler "polis amca, bekçi baba" sözlerini çok duyardık.
Zira polis çocuklara hep amca gibi görünür ve öyle yaklaşılırdı, ya bekçiler için baba kelimesi neden kullanılırdı? Mahallelerde gece bekçileri vardı. Mahalleleri hızsızlıklara karsı korurdu birde onları denetleyen devriye ekipleri bulunurdu. Benim çocukluğumun mahallesi Dedemoğlu ve Bordabaşı Mahalleleri olduğundan bu gece bekçilerini çok iyi hatırlarım. Bizim mahallelerden sonra Çaybaşı başlar ve ondan sonrada bağ evleri… Gece bekçiliği diğer mahallelerde olmazdı daha çok şehir içi denilen mahallelerde gece bekçiliği vardı.
Hükümet Konağı’nda ise başta adliye, emniyet, milli eğitim başta olmak üzere bütün resmi kurumlar orada idi. Hükümet Konağı'nın dört kapısı var bütün kapılarda bekçi görev yapardı şimdi ise bir kapıdan giriş ve çıkışlar sağlanmaktadır. Zemin katta Merkez Karakolu ile Emniyet Müdürlüğü’nün diğer birimleri bulunurdu. Emniyet Müdürü’nün makam odası ise birinci katta idi. Merkez Karakolu’ndan başka Feridiye ve Köbrübaşı Karakolu olmak üzere koskocaman Konya’da üç karakol hizmet yapardı. İki üç tanede Jip vardı polisler ve bekçiler bisiklete binerlerdi bu bisikletler kendilerin mi yoksa devletin mi bilmiyorum. Bir karakoldan diğerine bir evrak mı gidecek bekçi baba bisikletine biner ve o evrakı gidecek olan karakola verir gelirdi.
Geçe bekçisi ile devriyedeyken söz etmiştim. Devriye geldiği zaman (Bizim anladığımız kadarıyla) ben geldim diye bir düdük öttürür bekçide bulunduğu yerden yine bizim anladığımızla geliyorum dercesine haberleşirlerdi. Devriye bir olayın olup olmadığını sorar bekçinin görevde olduğuna kanaat getirir ve bulunduğu yani görev yaptığı karakola gider gece bekçisi de sabaha kadar mahalleyi beklerdi. Gece bekçilerine birde koyun derisinden yapılmış körk verilirdi soğukta üşümesinler diye diz boyu kar altında gece bekçileri dolaşır mahalleyi beklerlerdi.
1950'lı yılların sonuna doğru da Fahrünisa Mahalesi’nden Aymanas'a dönülecek köşe başında bir de nokta kurulmuştu. Bu nokta da gece bir bekçi, sabahta bir bekçi nöbet tutar çevreden gelecek olan haberleri Merkez Karakolu’na yansıtırlardı. Aynı nokta Hacıhasan Başı’nda da vardı. O nokta da Araplar Semti’nden gelecek haberlere göz kulak olurdu.
Spor karşılaşmalarında bugünkü gibi pek çok polis görev yapmazdı bir kaç polis Feridiye Karakolu’ndan gelir görev yapar ve giderlerdi. Dövüş kavga şimdiki gibi olmazdı saha içinde mücadele yapılır maç biter dostluk başlardı. Herkes bir birini tanırdı polise kimse vuramaz polis de kimseyi coplamazdı. Şimdi öylemi polise olanca gücüyle taş atıyor başka başka maddeler atıyor biraz sonra başı dara gelse polis imdat beni kurtar diye bağıracak ama bunu düşünemiyor. Ondan sonra da çıkıyoruz polis orantısız güç kullandı diye veryansın polisi suçlamaya çalışıyoruz. Acaba biz ne yaptıkta polis amca bize orantısız güç kullandı demiyoruz.
Bekçiler için bir şey söylemiyorum zira bekçi kadrosu yok artık. Bekçi Baba'yı da yeni nesil göremedi.
Bunlar hep nostaljik anılar şimdi ise teknik ilerledi devriye polisleri yaya olarak dolaşmıyorlar araçlarıyla dolaşıyorlar telsizler var, cep telefonları var daha başka başka donamımlar var.
Telsiz denince aklıma geldi Konya’ya ilk telsiz Emniyet Müdürü Nihat Kaner zamanında geldi.
Polis Teşkilatımızın kuruluş yılında böylesine bir nostalji bir yazı yazma aklıma geldi de onun için bu satırları kaleme aldım. Yaptıkları bu ulvi görevden dolayı polisimize başarılar dilerim. Hayatlarını bu uğurda feda eden bu alemden ölümsüz aleme göç eden polislerimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi