Pencereden taşan sevgi!
Yayınlanma:

Refahyol bilinen oyunlarla görevden uzaklaştırılmıştı.
Haziran sıcağında ülke ekstra ısınmıştı.
11 ay süren kendini kaybedercesine yürütülen çalışmalar, atılan temeller, madenciliğin bugünlerini şekillendiren temeller birbiri ardına eklenen günler, uzayan gecelerde gergef gergef işlenmişti. Zaman içinde zaman bahşetmişti Rab…
İşte o günlerin sonunda devir teslime gelmişti sıra. Rıza Güneri daha otuzlu yaşlarının ortasında, bizler de gençliğimizin o demlerinde ‘devlet görmüş’ ‘hizmet üretmiştik’…
Bir avuçtu bakanlık personeli. Ama o bir avuç insan Başbakanlık önünü sevgi ile dolduruvermişti de basın mensubu arkadaşlarımız hayretlerini gizleyememişti…
Geçen hafta böylesi bir manzara daha yaşadık dostlarla…
Uğur Kaleli, Aslan Korkmaz, Ahmet Şekeroğlu, Tahir Şahin, Hüseyin Tosunoğlu, Kemal Korkmaz, Rıfat Hekimoğlu, Veli Tekelioğlu, Fahri Beserek, M. Ali Acar, Mehmet Çolak, Sedat Taşkazan, Vahit Türkyılmaz ve Sefa Özdemir ile Mevlüt ve Kadir Büyükhelvacıgil idi o dostların adı. Başka sıfatları da var elbet hepsinin ama orada bulunuşları dost oluşlarındandı.
TSE’de olağanüstü genel kurul yapıldı o gün. Oysa Mayıs Ayı’nda olağan kongre vardı heyhat!
Tahir Bey çıktı kürsüye…
Vakarla yapılan çalışmaları sıraladı bir bir. Faaaliyet kârını ortaya koydu. Son 10 yılın en iyi tablosu diye nitelendirdiği tablo aslında son 50 yılın en iyi rakamlarını gösteriyordu. Ya kurulan uluslar arası ilişkiler. AB’ye nerede ise yüzde 100 standart uyumu sağlanması, İslam ülkeleri ile ortaklaşa kurulan standart teşkilatı ve belki en önemlisi Helal Standardı’nın start bekler hale gelmesi… Takdir toplayan bir çalışma dönemi.
TSE Başkanı sıfatı ile üzerinde iyi düşünüldüğü, her bir kelime ve cümle üzerinde durulduğu belli olan manifesto gibi bir konuşma yaptı Tahir Büyükhelvacıgil.
Mevlana, Yunus Emre, Necip Fazıl ve hatta Gandi’den alıntılarla süsledi manifestosunu.
Duygusallıktan uzak, reel bir değerlendirme yapmak gerekirse; Tahir Bey TSE’deki görev süresini üstün başarı ile tamamlamış oldu.
Zaman zaman biz de kendisini Ankara’da ziyaret ettik. Daraldığımız mesleki konularda bizim önümüzü açtı. Müteşekkiriz. Bu ziyaretlerimizde girişte bahsettiğim türden manzaralara şahit olduk. İftarla sahur arasında yapılan bereketli toplantılar, ter soğumadan Malezya’ya gidip yastığa baş koymadan geri dönüşler dinledik üçüncü şahıslardan.
Veda sırasında buğulu gözler vardı hep. Gördük ki her bir personel ile gönül köprüleri kurulmuş.
Gördük ki sevgi bağı tamamlanmış.
Veda anında pencerelerden taşan sevgi, yüreklerden kopan coşku da bunun göstergesi idi.
Dönelim aslında ne olduya…
Şu veya bu nedenle bir Konyalı, Ankara’da önemli bir görevden üstelik görev süresinin bitmesine 2 ay kala uzaklaşmış oldu. Oysa 2 ay sonra zaten bayrak devredilecekti. Başarısızlık mıydı bunun nedeni? Rakamlar doğruyu söyler. Rakamlar değil başarısızlık çok özel bir başarıya işaret ediyor.
Konya’nın bir bakanı canlı yayında görevden alındıydı bilirsiniz. Benzer bir hadise.
Üzücü olanı süreçte tanıdığımız bildiğimiz arkadaşların, hemşehrilerimizin de rollerinin olması.
Bendeniz her iki tarafı da yakından tanıyorum. Her iki tarafından zaviyesinden de konuyu dinledim.
Neticeye geldiğimizde; açık alında devredilmiş bir görev, öte yanda da delegelikten uzaklaşılmış bir durum var karşımızda. Her iki durum da Konya için iyi olmasa gerek.
TSE Genel Kurulu 33 kişiden oluşuyor. Kamu ağırlığı söz konusu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) de hatırı sayılır delege ile temsil ediliyor. Genel Kurul’da oluşan atmosfer gereği TOBB delegelerini seçimden çekti. Tahir Bey’in arkasında durdu. Yeni Başkan ve bir başkan yardımcısı da TOBB delegesi gözüküyor, gözükmesine de bu yazıda onun detaylarına girmek uygun olmayacak. Zira o hamur çok su götürür.
Öyle sanıyorum ki Sanayi Bakanı Nihat Ergün, salondan ayrıldığında ve seçim sonuçlarını gördüğünde, ‘Biz ne yaptık?’ demiştir.
Tahir Bey’in kardeşi, iş ortağı, yakın dostu Mevlüt Büyükhelvacıgil ve oğlu Kadir Büyükhelvacıgil ile birlikte seyahat ettik o gün. Hüseyin Tosunoğlu’nun ‘imparator oluşu’nun hikayesini bizzat kendisinden dinledik. İmparatorluğa giden hikayede Mevlüt Bey’in katkısını, Zade ya da Zeta Modeli’nin nasıl ortaya çıktığını öğrendik. Zamanı gelince paylaşırız İnşaallah.
O gün Konya güzel bir birliktelik ortaya koydu. Genel Kurul’a Konya Milletvekilleri Orhan Erdem, Hasan Angı,Özkan Öksüz, Hüsnü Tuna, Mustafa Kabakçı, Harun Tüfekçi de katıldı.
‘Mayıs’ta sizi tekrar bekliyoruz Başkanım’ diyordu TSE çalışanları Tahir Abi’ye.
Mayıs’ta ne olur bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Tahir Büyükhelvacıgil TSE’de hoş bir sada bırakmış.
Hayırlısı olsun…
Haziran sıcağında ülke ekstra ısınmıştı.
11 ay süren kendini kaybedercesine yürütülen çalışmalar, atılan temeller, madenciliğin bugünlerini şekillendiren temeller birbiri ardına eklenen günler, uzayan gecelerde gergef gergef işlenmişti. Zaman içinde zaman bahşetmişti Rab…
İşte o günlerin sonunda devir teslime gelmişti sıra. Rıza Güneri daha otuzlu yaşlarının ortasında, bizler de gençliğimizin o demlerinde ‘devlet görmüş’ ‘hizmet üretmiştik’…
Bir avuçtu bakanlık personeli. Ama o bir avuç insan Başbakanlık önünü sevgi ile dolduruvermişti de basın mensubu arkadaşlarımız hayretlerini gizleyememişti…
Geçen hafta böylesi bir manzara daha yaşadık dostlarla…
Uğur Kaleli, Aslan Korkmaz, Ahmet Şekeroğlu, Tahir Şahin, Hüseyin Tosunoğlu, Kemal Korkmaz, Rıfat Hekimoğlu, Veli Tekelioğlu, Fahri Beserek, M. Ali Acar, Mehmet Çolak, Sedat Taşkazan, Vahit Türkyılmaz ve Sefa Özdemir ile Mevlüt ve Kadir Büyükhelvacıgil idi o dostların adı. Başka sıfatları da var elbet hepsinin ama orada bulunuşları dost oluşlarındandı.
TSE’de olağanüstü genel kurul yapıldı o gün. Oysa Mayıs Ayı’nda olağan kongre vardı heyhat!
Tahir Bey çıktı kürsüye…
Vakarla yapılan çalışmaları sıraladı bir bir. Faaaliyet kârını ortaya koydu. Son 10 yılın en iyi tablosu diye nitelendirdiği tablo aslında son 50 yılın en iyi rakamlarını gösteriyordu. Ya kurulan uluslar arası ilişkiler. AB’ye nerede ise yüzde 100 standart uyumu sağlanması, İslam ülkeleri ile ortaklaşa kurulan standart teşkilatı ve belki en önemlisi Helal Standardı’nın start bekler hale gelmesi… Takdir toplayan bir çalışma dönemi.
TSE Başkanı sıfatı ile üzerinde iyi düşünüldüğü, her bir kelime ve cümle üzerinde durulduğu belli olan manifesto gibi bir konuşma yaptı Tahir Büyükhelvacıgil.
Mevlana, Yunus Emre, Necip Fazıl ve hatta Gandi’den alıntılarla süsledi manifestosunu.
Duygusallıktan uzak, reel bir değerlendirme yapmak gerekirse; Tahir Bey TSE’deki görev süresini üstün başarı ile tamamlamış oldu.
Zaman zaman biz de kendisini Ankara’da ziyaret ettik. Daraldığımız mesleki konularda bizim önümüzü açtı. Müteşekkiriz. Bu ziyaretlerimizde girişte bahsettiğim türden manzaralara şahit olduk. İftarla sahur arasında yapılan bereketli toplantılar, ter soğumadan Malezya’ya gidip yastığa baş koymadan geri dönüşler dinledik üçüncü şahıslardan.
Veda sırasında buğulu gözler vardı hep. Gördük ki her bir personel ile gönül köprüleri kurulmuş.
Gördük ki sevgi bağı tamamlanmış.
Veda anında pencerelerden taşan sevgi, yüreklerden kopan coşku da bunun göstergesi idi.
Dönelim aslında ne olduya…
Şu veya bu nedenle bir Konyalı, Ankara’da önemli bir görevden üstelik görev süresinin bitmesine 2 ay kala uzaklaşmış oldu. Oysa 2 ay sonra zaten bayrak devredilecekti. Başarısızlık mıydı bunun nedeni? Rakamlar doğruyu söyler. Rakamlar değil başarısızlık çok özel bir başarıya işaret ediyor.
Konya’nın bir bakanı canlı yayında görevden alındıydı bilirsiniz. Benzer bir hadise.
Üzücü olanı süreçte tanıdığımız bildiğimiz arkadaşların, hemşehrilerimizin de rollerinin olması.
Bendeniz her iki tarafı da yakından tanıyorum. Her iki tarafından zaviyesinden de konuyu dinledim.
Neticeye geldiğimizde; açık alında devredilmiş bir görev, öte yanda da delegelikten uzaklaşılmış bir durum var karşımızda. Her iki durum da Konya için iyi olmasa gerek.
TSE Genel Kurulu 33 kişiden oluşuyor. Kamu ağırlığı söz konusu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) de hatırı sayılır delege ile temsil ediliyor. Genel Kurul’da oluşan atmosfer gereği TOBB delegelerini seçimden çekti. Tahir Bey’in arkasında durdu. Yeni Başkan ve bir başkan yardımcısı da TOBB delegesi gözüküyor, gözükmesine de bu yazıda onun detaylarına girmek uygun olmayacak. Zira o hamur çok su götürür.
Öyle sanıyorum ki Sanayi Bakanı Nihat Ergün, salondan ayrıldığında ve seçim sonuçlarını gördüğünde, ‘Biz ne yaptık?’ demiştir.
Tahir Bey’in kardeşi, iş ortağı, yakın dostu Mevlüt Büyükhelvacıgil ve oğlu Kadir Büyükhelvacıgil ile birlikte seyahat ettik o gün. Hüseyin Tosunoğlu’nun ‘imparator oluşu’nun hikayesini bizzat kendisinden dinledik. İmparatorluğa giden hikayede Mevlüt Bey’in katkısını, Zade ya da Zeta Modeli’nin nasıl ortaya çıktığını öğrendik. Zamanı gelince paylaşırız İnşaallah.
O gün Konya güzel bir birliktelik ortaya koydu. Genel Kurul’a Konya Milletvekilleri Orhan Erdem, Hasan Angı,Özkan Öksüz, Hüsnü Tuna, Mustafa Kabakçı, Harun Tüfekçi de katıldı.
‘Mayıs’ta sizi tekrar bekliyoruz Başkanım’ diyordu TSE çalışanları Tahir Abi’ye.
Mayıs’ta ne olur bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Tahir Büyükhelvacıgil TSE’de hoş bir sada bırakmış.
Hayırlısı olsun…






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.