Önemli olan 3 puan

“Önemli olan 3 puan ya da 1 puan”  

Bu başlığı ilk yarı itibariyle birçok kez kullandık. Bunun anlamını biliyorsunuz, sahada sergilediğimiz futbol göreceli, yani günü gününe tutmayan, tamamen bazı bireysel yetenekli futbolcuların o maçtaki performansına bağlı, oyun sistemi belli, ancak bunu takım oyunu ile bütünleştiremeyen, deplasmanda ayrı, içeride bambaşka oyun anlayışı, Türkçesi belli bir oyun şablonu oturmamışsa, kötü oynamamıza rağmen puan ya da puanlar alınıyorsa işte o zaman bu başlıklar atılır.

“Önemli olan puan yada puanlar”

Tamam gençlerimize toleranslı davranalım, tecrübeli ağabeylerin sakatlıklarını, form düşüklüklerini göze alalım, ama maç kazanabilmeyi kaleci dahil birkaç futbolcunun sırtına artık yüklemeyelim.

Göztepe maçında ‘benim için önemli olan 3 puandır’ başlığını atabileceğim bir maç oldu.  Zira yine aynı aktörler 3 puan alınmasında başroldeydiler. Kimler bunlar; Kaleci Pawelek, sağ kenarı hallaç pamuğu gibi atan Hakan, Gökhan ve Robak.

Diğer oyuncularımız alınmasınlar bu tespitimden onların galibiyete katkılarının olmadığı çıkmasın. Hakan ve Gökhan’dan örnekleyelim, sağ kenarı periyodik olarak çok iyi kullandılar, hatta Robak bile ilk golün pasını sağdan getirdi, Ali Dere'ye sadece dokunmak kaldı. İkinci golde Gökhan-Hakan organizasyonu Recep'i topla buluşturdular ve Göztepe’nin direncini iyice kırdılar.

Şimdi aynı etkinliği solda Muhammet ve Ali Dere ikilisinin yaptığını düşünsek her ikilinin periyodik olarak getirdiği topları bu kez arka direkte Gökhan buluşup yazsa ceza sahası içerisinde yine Recep ve Serkan yerlerini alıp sekebilecek topları takip etseler yükü sadece bazı futbolcuların sırtına yüklememiş oluruz.

Maalesef yedek kulübesi yetersizliğinden sakatlıklar ve cezalılar handikap oluyor işte.  Ertuğrul, Göztepe maçında Erdinç, cezalı Perez’in yerine oynayan Kere. Teknik heyete de herzaman olduğu gibi hak veriyorum, ilk onbirde oynattıklarıyla en azından bir oyun strateji oturtmaya çalışıyorlar.  Ancak yedek kulübesi yetersiz olunca ne rotasyon yapabiliyorlar nede sakat ve cezalıların yerini doldurabiliyorlar.

Diyeceksiniz ki ligin ilk yarısı itibariyle alınan 27 puan başarılı olduğunu göstermez mi? Tabi ki gösterir hem de kaymaklı kadayıf olmuştur, ancak ligin ikinci yarısı için plan yaparken yönetim ve teknik kadro ilk yarının karnesini, borçları, mevcut tecrübeli ağabeylere ödenecek paraları düşünerek en kötü play off’un garanti gözüktüğü lige ‘tamam’ veya ‘devam’ diyecekler.

Yine söylüyorum ben olsam işi riske sokmam, nasıl olsa Pawelek sezon sonunda serbest, “piyasası da var” diye biliyorum.  En azından 2-3 milyon dolar Konyaspor’un kasası da varlığını unuttuğu para birimi ile biraz olsun oyalanır.

Ve diğerleri Perez, Robak Gökhan. Yükte hafif pahada ağır olanları gemiden salar, geminin su alıp batmasını önlerim. Nasıl olsa alınan 27 puanla bu gemiyi mevcut gençler batırmaz, gelecek yılda nasıl olsa tayfa almak, cezamız kalkacağına göre birkaç yeni ve tecrübeli tayfalarla hedefimiz okyanus olur. Yani süper lig.

Ligin ilk yarısını iyisi ile kötüsü ile geride bıraktık Umarım ikinci yarıda da başarılı sonuçlara imza atılır ve Konyaspor yeni yılda başarılı bir performans sergiler. Yeni yılın Konyaspor’un başarısı için çaba gösteren herkese hayırlar getirmesini temenni ediyor ve yeni yılda başarılar diliyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi