Numune, Konya Devlet Tiyatrosu ve Japon Parkı

İyi bir nasihatten faydalanmak, en az onu vermek kadar sağduyuya ihtiyaç gösterir. (La Rochefoucauld)

Konya Numune Hastanesi’nin yeniden inşası meselesi ilginç bir seyir aldı. Yap-bozlarla uzayan süreç, temel atmada uzun bir belirsizliği de beraberinde getirdi. Önce hangi noktadan buraya gelindiğini kısaca hatırlatalım…
• Numune Hastanesi’ni yeniden inşa etmek üzere ‘Kurucu Başhekim’ olarak atanan Prof. Dr. Osman Yılmaz, 2010 yılı Mart ayında yaptığımız röportajda, 2010 yılı Mayıs veya Haziran ayında yeni projenin temelini atabileceklerini açıkladı.
• Numune projesiyle ilgilenen ve 13 Haziran 2010’da basın toplantısı düzenleyen Konya Milletvekili Prof. Dr. Sami Güçlü, yeni hastanenin temelinin Eylül ayında (2010) atılacağını söyledi.
• Bakanlık, Numune Hastanesi’nin mimari proje bedeli için tahsis ettiği bedel, projeyi bloke etti, yok yere zaman kaybı yaşandı.
• Görev süresi uzatılmayan Prof. Dr. Osman Yılmaz, projenin bloke edildiğini engellendiğini belirterek, 14 Temmuz’da istifa etti. Ancak İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, sürecin işlediğini, projede gecikme yaşanmayacağını öne sürdü.
• Prof. Dr. Osman Yılmaz’ın ardından 13 Ağustos 2010’da Dr. Halil İbrahim Topatan başhekimliğe atandı. Topatan, süreçte aksama olmayacağını öne sürdü, ancak gözle görülür bir gelişme yaşanmadı.
• Daha önce kabul gören proje iptal edildi ve hastanenin TOKİ tarafından yapılması benimsenerek yeni proje süreci başladı.
• 7 Haziran 2011’de açıklama yapana İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, uygulama projesinin tamamlanarak Sağlık Bakanlığı ve TOKİ’ye gönderildiği, yıl içerisinde temelin atılabileceğini söyledi.
Dönemin Milletvekili Sami Güçlü’nün yeni projeyi görsel unsurlarla kamuoyuna açıkladığı ve ses getiren basın toplantısının ardından yaşanan gelişmeler böyle.
Şimdi Prof. Dr. Sami Güçlü de yok, Prof. Dr. Osman Yılmaz da. Yani yeni hastane projesi için elini taşın altına koyup projeyi yoğun bir şekilde takip eden güçlü bir irade ortada görünmüyor. Yakından biliyoruz ki; Prof. Dr. Osman Yılmaz, Bakanlığın kapılarını az aşındırmamıştı… Yanlış anlaşılmasın başta İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci olmak üzere gayret gösterenleri görmezden gelmiyoruz. Ama yaşanan gecikme ortada. Numune Hastanesi gecikmeler, proje değişiklikleri derken bu süreçte sürekli kan kaybediyor. Hasta sayısına bakıldığında bile bunu anlamak mümkün olabilir.
İddia ediyorum ki; Osman Yılmaz görev başında olsaydı bu inşaat çoktan başlardı. Kişisel gözlemlerime ve yapılan işlere dayanarak bunu söylüyorum elbet.
Geçen yıl görev değişikliğinin yaşandığı dönemde, “Böyle giderse Numune Projesi daha çok gecikir” demiştik. O dönemde gereksiz alınganlık gösterildi, ancak geride kalan zaman bu tespitin haklılığını ortaya koydu.
İş bilenin, kılıç kuşananın. Ne demişler; zaman en etkili musahhihtir…
**
KONYA DEVLET TİYATROSU’NA TEBRİKLER…
Konya Devlet Tiyatrosu 2011-2012 sezonunun açılışını yaptığı Güzel ve Çirkin (Bir Güzel ve Bir Hayvan) isimli oyunla büyük bir işin üstesinden başarıyla geldi. Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Konya’nın ilk müzikali niteliğindeki oyunun ilk gösteriminin konukları arasındaydık. Bu güzel oyunun ardından tüm izleyiciler, oyunu ayakta alkışladığında tiyatronun dilinin ne kadar etkili olduğunu bir defa daha gözlemledik…
Konya Devlet Tiyatrosu Müdürü Tomris Çetinel, “İçindeki çocuğu özleyenler ve çocuklarıyla birlikte tiyatro izlemek isteyenler oyunumuza gelsin” demişti. Ne kadar haklı olduğunu oyunu çocuklarımla birlikte izledikten sonra anladım.
Güzel ve Çirkin’de senaryo sağlam, oyunculuklar üst düzeydeydi. Aile boyu keyifle izlenebilecek oyunda dekor, müzik ve görsel efektler çok başarılıydı. Tiyatroda beyazperdeden yansımaları görmek, yağmurlu-sisli atmosferi salonun üzerine döşenen buhar boruları ile izleyicilere yaşatmak ilginç ve sıra dışı örneklerdi.
Ama büyük bir kadro ile yapılan oyunun en etkili yönlerinden birisi; böylesi sağlam bir senaryodan çıkan merhamet, sevgi ve vefa mesajlarıydı…
Bence oyunun ana fikri final bölümünde sevgi sayesinde çirkin bir hayvan olmaktan kurtulan Prens’in Güzel’e ifade ettiği şu cümlede gizliydi: “Merhametsizlik bir insanı hayvana, sevgi ise bir hayvanı insana dönüştürebilir.”
Merhamet ve sevgiyi hayatımızdan eksik etmemek dileğiyle…
**
JAPON PARKI VE KORUMA ANLAYIŞI
Hafta sonu vakit geçirme imkanı bulduğumuz Büyükşehir Belediyesi’nin Japon Parkı, sonbaharla birlikte farklı bir güzelliğe bürünmüş. Öncelikle bu tematik parkı Konya’ya kazandıran başta Başkan Tahir Akyürek olmak üzere Büyükşehir Belediyesi yetkililerini kutluyorum. Haklı konularda eleştirdiğimiz gibi, yeri geldiğinde takdir etmesini de biliriz…
Sırf farklı bitki türlerini, Japon mimarisinden esintileri, havuzundaki iri Japon balıklarını izlemek için bile parkı görmeye değer.
Ancak parkı gezerken bir sorun dikkatimi çekti. Bu güzel mekanları, yapmak kadar korumak-kollamak da önemli. Bazı sorumsuz vatandaşlar, parkın ahşap unsurlarına ufak-tefek zararlar vermeye başlamışlar bile.
Gerekli denetimleri yapmak ilgililere düşüyor ama her köşeyi kontrol altında tutmak mümkün değil. Temel görev bu mekanların asıl sahibi olan sorumluluk sahibi vatandaşlarındır…
Anlaşılan o ki; her alanda biraz daha duyarlı olmaya ihtiyacımız var. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi