Lojistik Köyü kim kuracak?

Önceleri fabrikayı kurup malı ürettiğiniz zaman iş bitiyordu. Sonra işletme sermayesi öne çıktı. Uygun malı üretseniz, pazar sorununuz olmasa da işletme sermayesi olmadan adım atmanız mümkün değildi. Daha sonra işletme sermayesi sorunu çözmüş olma da yetmemeye başladı. Zira rekabetçi pazarda malı satmak gerçek güç haline geldi. Pazarlama gücü marka olmayı da mecbur hale getirdi. Marka olmanın yolları da belli. Ürünün sunumu/ambalajı, tanınırlığı/reklam ve halkla ilişkiler etkinliklerinden oluşan gereklilikleri yerine getirmek kaçınılmaz hale geldi. Öyle ki pazarlama firmaları üretim firmalarının önüne geçti. Firmaların üretim zincirindeki elemanları gerek şart olurken, yeter şart için pazarlama eleman ve süreçleri haline geldi. Geldiğimiz nokta itibari ile pazarlamayı da yeni bir yönden ele almak gerekmekte.
Konya Şeker’in, Zade’nin, Selva’nın ürettiği gıda maddeleri ile Pakpen’in, Tosunoğlu’nun, Erdiren Dişli’nin ürettiği malların ulusal ve uluslar arası pazarlarda mümkün olan en kısa zamanda tüketiciye ulaşabilmesinin yolu sağlam bir lojistik zincirden geçiyor.
Önceki gün Vali Aydın Nezih Doğan Merhaba’da idi.
Sayın Vali ile Konya üzerine konuşmaya devam ettik. Bizim ziyaretimizde üzerinde durmaya başladığımız ve kısmen sizlerle paylaştığımız konuların devamı niteliğinde ve beyin fırtınası şeklinde geçti ziyaret.
Vali Doğan girişte bahsettiğimiz Lojistik Köy olarak adlandırabileceğimiz, Lojistik Bölgeler konusu üzerinde epey emek sarf etmiş. Tekirdağ Valiliği döneminde yürüttüğü çalışmalar ile Organize Sanayi Bölgeler (OSB) Kanunu’nun lojistik bölgeler kurulmasına el verecek şekilde değişmesi için yürüttüğü gayretler sonuç vermiş. Şimdi OSB mantığında Lojistik Bölgeler kurmak mümkün. Ancak, bir örneği henüz yok. Konya-Karaman-Mersin Hattı’nda böylesi bir faaliyetin mümkün olduğuna vurgu yapıyor Sayın Vali. Katılmamak mümkün değil.
Peki, bu süreç nasıl işleyecek/işlemeli? Bu işe kim önderlik edecek?
Ortadaki sorulara cevap aramadan önce ulaşımla ilgili ihtiyaçlarımıza bir defa daha bakalım.
Bu sütunların dikkatli takipçileri, Birbirini Tamamlayan Zincir Yaklaşımı’na aşinadır.
Neyi kastediyoruz?
KOP’un tamamlanması ile beklenen ürün patlaması, tarımsal ürünlerin işlenerek ulusal ve uluslararası pazarlara sunulmaya hazır hale getirilmesi öte yandan sanayide arzu edilen ilerlemelerin kaydedilmesi Konya’nın ulaşılabilir ve ulaşabilir olmasını zorunlu kılmaktadır.
Mevcut duruma bakalım;
Tarım alanında sulamaya ilişkin sorunlar ve ürün çeşitlemesi konusu masadadır. Bu topraklarda Çatalhüyük’ten bu yana ziraat yapılmaktadır. Çiftçi üretme konusunda birikim sahibidir. Önünün açılması gerekmektedir. İhtiyacı olan suya kavuşturulması ile birlikte, suyun verimli kullanılması öne çıkmaktadır.
Müteşebbis, cesur ve başarılı bir iş dünyası vardır. İpek Yolu’ndan bu yana ticarete yatkınlığı vardır Konyalı’nın. Markalaşma konusunda alması gereken mesafe vardır. Sanayici,  Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil’i dünya standartlarında üretim ve kaliteli mal konusunun kurumuna, TSE’ye göndermeyi başarmıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü hayran bırakacak güçtedir.
Teşebbüs konusunda sıkıntı yaşamayan Konya, dönemsel olarak ülke ve dünyaya model sunma konusunda da bilinç sahibidir.
Ne var ki ulaşım konusunda tıkanmaktadır.
Duble yollar konusu çözülememiştir.
Yeni otoyollar konusunda programda yer almamaktadır.
Konya-Ankara Hızlı Tren devam etmektedir. Hızlı Tren’in Antalya’ya uzanması yolcu taşınması konusunu çözebilecektir.
Acil ihtiyaç olan Yeni Çevre Yolu, Bölge Havaalanı, Samsun-Ankara-Konya-Antalya Otoyolu, Afyonkarahisar-Konya-Antalya Otoyolu ile Konya-Mersin Demiryolu projeleri programa alınmalı,
Konya-Aksaray, Konya-Ereğli, Konya-Karaman-Mersin, Konya-Afyon bölünmüş yolları tamamlanmalıdır.
Hava ulaşımı konusu ise mevcut üssün bölge havaalanı haline getirilmesi yolu ile bu mümkün olamaz ise Konya-Karaman arasına kurulacak havaalanı ile çözülmelidir.
Böylece kara-hava ve demiryolu konusu çözülmüş olacaktır. Deniz yoluna da bu yollar ulaştıracaktır.
Lojistik Köyü konuşabilmek için yolları konuşmak zaruretimiz vardır.
Cumhurbaşkanı Gül’e yaptığımız ziyaret sonrası yaptığımız değerlendirmede Konya Milletvekili Prof. Dr. Sami Güçlü ve diğer milletvekilleri ile yol konusunu konuştuk. Daha önce Vali Doğan’ın da işaret ettiği, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Konya’da misafir edilmesi konusunda Prof. Güçlü, Mayıs Ayı içinde yapılacak programdan bahsettiği. Söz konusu program, Ankara’dan, Hızlı Tren Hattı’ndan bir heyetle Konya’ya gelinmesi ve Konya’nın ulaşım sorunun konuşulması ve çözüme dönük kararların alınmasını hedefliyor.
Ulaşılabilir ve ulaşabilir olan Konya, lojistik merkez olmayı da gündemine almalıdır.
Sürece kimin önderlik edeceği konusu ile yazının başlığındaki soruya cevap arayalım.
Sivil toplum konuyu gündemine almalıdır. Siyasetçileri, Ankara bürokrasisini ve sanayiciler ile ulusal ve uluslara arası müteşebbisleri harekete geçirmelidir.
Öncelikle lojistik konusunda avantaj ve dezavantajlarımızı ele alan bir fotoğraf (SWAT Analizi) ortaya konulmalıdır.
Sonra Lojistik Köy’ün yeri ve tahsisi ile yapısı kararlaştırılmalıdır.
Başlangıç için MÜSİAD Başkanı Aslan Korkmaz’a iş düşüyor.  Lütfi Şimşek, Veli Tekelioğlu, Ramazan Erkuş, Lokman Koyuncuoğlu başta olmak üzere işe koyulmalılar. MÜSİAD eski Başkan Yardımcısı Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Akman’ın birikimleri ve Konya-Karaman birlikteliği artı değer olarak alınmalı ve sürece dahil edilmelidir. Dünyadaki örnekleri görmek işin başlangıç bölümleri arasındadır kuşkusuz.
Devamında Ticaret Odası Başkanı Hüseyin Üzülmez’e iki yönlü iş düşüyor. Birincisi KTO ve TOBB ekseninde ikincisi ise Karatay Üniversitesi ekseninde. Taşıdığı sıfatlar Konya ve Ankara’da bu işle ilgili adımı atabilmesini mümkün kılıyor. Karatay Üniversitesi de Yüksek Okullarından birini Lojistik Bölümü olarak açabilir. Kaldı ki Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu Konya meselelerinin içinde olan bir bilim adamıdır.
Konya Sanayi Odası Başkanı ve TSE Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil’in ülke içindeki birikimlerinin üzerine eklediği uluslar arası birikim ve standardizasyon kültürünü konumuz olan Lojistik Köy’e aktarması çok mümkündür. Başkan Büyükhelvacıgil ılımlı yaklaşımı ile Ankara’da her kesimle kurduğu iyi ilişkileri bu konuda verime çevirebilecek durumdadır.
PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk da böylesi açılımlara yatkındır. Girişimciliği ve mücadeleciliği ile bu süreçte son derece olumlu roller üstlenebilir. Yürütmekte olduğu uluslararası ilişkileri bu konunun kotarılması, yabancı yatırımcıların Konya Lojistik Bölgesi’ne çekilmesi konusunda etkin faaliyet yürütebilir.
Arsa konusunda da sorun yaşamamamız gerekir. Malum, Hazine’nin en çok arazisi Konya’da. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in de bu konuya duyarsız kalması düşünülemez. Arsa üretimi ile ilgili Büyükşehir de üzerine düşeni yapacaktır.
Haydi bakalım Aslan Bey nasıl helva yapılırmış gösterin bize!
Kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi