Kur'an Ahlâkı
Yayınlanma:
Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinin öncülüğünde 7-8 Mayıs 2010 tarihinde “Modern Çağda Ahlâk” konulu iki günlük bir sempozyum düzenlendi. Çeşitli üniversitelerden seçkin ilim adamlarının ve konunun uzmanlarının katıldığı sempozyum, Konya Alâaddin Keykubat Salonunda altı oturum şeklinde yapıldı. Bu önemli sempozyumda; ahlâkla ilgili çeşitli konular işlendi ve tartışıldı. İlgi ile takip edilen sempozyum, değerlendirme oturumu ile sona erdi.
Zamanlama güzeldi ve tartışılan konular zamanımıza ve halimize ışık tutacak, gidişatımıza yol gösterecek nitelikte ve nicelikte idi. Modern çağda Türkiye'nin büyük ahlâk probleminin olduğunu kimse inkâr edemez. Olaylar, ailelerin göz yaşları, eğitim kurumlarının çırpınışları ve medyanın feryatları bunu gösteriyor. Madem ki Ülkemizin bir ahlâk problemi var, elbette bunun yetkili kimselerce tartışılması ve sorumlu kimselerce de tedbir alınması gerekir. Bu sebeple, her ne kadar sempozyumu takip edememiş isem de bende kısaca bu konudan bahsetmeyi uygun buldum:
Allah-ü Teâlâ Kur'an-ı Kerimde Sevgili Habibine ve Peygamberimize hitaben şöyle buyurmaktadır:
“Hiç şüphesiz sen, büyük bir ahlâk üzeresin.”
Ümmeti olmakla çok büyük şeref duyduğumuz ve ümmeti olmakla kendimizi çok şanslı ve bahtiyar kabul ettiğimiz Muhammed Mustafa (S.A.S.) da şöyle buyurur:
“Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”
İnsanlığa büyük bir ahlâk üzere gönderildiği bildirilen Sevgili Peygamberimiz, aynı zamanda güzel huyların ve üstün bir ahlâkın tamamlayıcısıdır da.
Meraklı ve dikkatli bir kimse Hz. Ayşe (R.Anha) den, Peygamberimizin ahlâkının ne ve nasıl olduğunu sormuş. O kimse bu hali, Hz. Ayşe (R.Anha) validemize sormakla en isabetli ve hikmetli bir iş yapmış. Çünkü; Peygamber Efendimizin ahlâkını O'nunla birlikte yaşayanlardan birisi de Hz. Ayşe Annemizdir.
Hz. Ayşe (R.Anha) o kimseye:
“Sen Kur'an-ı Kerim okumuyor musun? O'nun ahlâkı Kur'an-ı Kerim'den ibârettir.” cevabını vermiş.
Kur'an-ı Kerim, bütün âlemlere Peygamber Efendimizin en büyük mucizesi ve bize de en büyük ve en kutsal emanetidir. Aynı zamanda güzel ahlâkın en üstün ve en büyük kaynağı, feyiz ve bereketidir.
Bir gün Peygamber Efendimizin huzuruna gelenlerden bir kimse kendilerinden:
“Din nedir?” diye sormuş. Güzel ahlâkın tamamlayıcısı ve en yetkili temsilcisi olan Peygamberimiz:
“Güzel ahlâktır.” buyurmuş.
Yer yüzünde insanlara, bu tavsiyeyi yapmaya yerden göğe kadar haklı olan Peygamber Efendimizden daha başka kim olabilir?
Soruyu soran kimse, Peygamber Efendimizin sağına, soluna, önüne ve arkasına geçerek aynı soruyu tekrarlamış ve her defasında da kendisinden aynı cevabı almıştır.
Sevgili Peygamberimiz yine ahlâk konusunda şu açıklamayı ve hatırlatmayı yapıyor:
“Benim katımda en sevimlinizi ve kıyamet gününde meclisime en yakın olanınızı haber vereyim mi? Sevgili Peygamberimiz önemine binâen bunu ashabı arasında iki veya üç defa tekrar etmiş. Ashab:
- Evet, haber ver Ya Resulallah, demişler. Bunun üçerine Resulullah Efendimiz:
- Ahlâkça en güzel olanınızdır buyurmuş.
Güzel ahlâk, canlıları insan yapan, medenî ve üstün kılandır. Tevhid inancının insanları mümin yaptığı ve faziletli kıldığı gibi.
İnsanların ahlâkı zamanla değişebilir. Eğer değişmeseydi Peygamber Efendimiz: “Ahlâkınızı düzeltin.” buyurmazdı.
Sevgili Peygamberimiz:
“Beni, Rabbım terbiye etti ve ne güzel terbiye etti.” buyuruyor.
Allah'ın sevgili kulları arasına girmek için, Allah tarafından terbiye edildiğini ifade eden Peygamberimizin ahlâkını ve yaşayışını benimsemekten başka çıkar yol var mı?
Dünyada kendisine en çok soru sorulan üstün şahsiyetlerden ve seçkin yaratılmışlardan birisi de herhalde Peygamber Efendimizdir. Yine bir gün Allah'ın Sevgili Resulüne:
- İnsanların Cennete girmelerine en çok sebep olan nedir? Ya Resulallah dediler. Efendimiz:
- Allah'tan korkmak ve güzel ahlâklı olmaktır, buyurdu. Soru sahibi devam etti:
- İnsanların Cehenneme girmelerine en çok sebep olan nedir? Peygamberimiz:
- İnsanın ağzı ve avret yeridir, cevabını verdi.
Son günlerdeki üzücü ve ürkütücü olaylar, bazı insanların hayvanlara yaklaşmakta olduğunu gösteren belirtiler, bunun böyle olduğunu ne kadar güzel doğruluyor.
Tarih boyunca Allah tarafından peygamberlerin gönderilmesi incelendiğinde bir temel sebep dikkatimizi çekmektedir. Tevhid inancından sapma ve güzel ahlâkı terk etme. Şirkin yayılması ve ahlâkî bozukluğun hayat tarzı haline gelmesidir. İnsanlar o hale getirildi ki ahlâki yaşayışın yanında gayrı ahlâki yaşayışı da olağan işlerden saymaya başladılar. Çok tehlikeli ve düşündürücü bir nokta.
Sevgili Peygamberimizden: “İman yönünden insanların en faziletlisi kimdir? Diye soruldu. Resulullah: “ Ahlâkı güzel olandır.” buyurdu.
Zamanlama güzeldi ve tartışılan konular zamanımıza ve halimize ışık tutacak, gidişatımıza yol gösterecek nitelikte ve nicelikte idi. Modern çağda Türkiye'nin büyük ahlâk probleminin olduğunu kimse inkâr edemez. Olaylar, ailelerin göz yaşları, eğitim kurumlarının çırpınışları ve medyanın feryatları bunu gösteriyor. Madem ki Ülkemizin bir ahlâk problemi var, elbette bunun yetkili kimselerce tartışılması ve sorumlu kimselerce de tedbir alınması gerekir. Bu sebeple, her ne kadar sempozyumu takip edememiş isem de bende kısaca bu konudan bahsetmeyi uygun buldum:
Allah-ü Teâlâ Kur'an-ı Kerimde Sevgili Habibine ve Peygamberimize hitaben şöyle buyurmaktadır:
“Hiç şüphesiz sen, büyük bir ahlâk üzeresin.”
Ümmeti olmakla çok büyük şeref duyduğumuz ve ümmeti olmakla kendimizi çok şanslı ve bahtiyar kabul ettiğimiz Muhammed Mustafa (S.A.S.) da şöyle buyurur:
“Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”
İnsanlığa büyük bir ahlâk üzere gönderildiği bildirilen Sevgili Peygamberimiz, aynı zamanda güzel huyların ve üstün bir ahlâkın tamamlayıcısıdır da.
Meraklı ve dikkatli bir kimse Hz. Ayşe (R.Anha) den, Peygamberimizin ahlâkının ne ve nasıl olduğunu sormuş. O kimse bu hali, Hz. Ayşe (R.Anha) validemize sormakla en isabetli ve hikmetli bir iş yapmış. Çünkü; Peygamber Efendimizin ahlâkını O'nunla birlikte yaşayanlardan birisi de Hz. Ayşe Annemizdir.
Hz. Ayşe (R.Anha) o kimseye:
“Sen Kur'an-ı Kerim okumuyor musun? O'nun ahlâkı Kur'an-ı Kerim'den ibârettir.” cevabını vermiş.
Kur'an-ı Kerim, bütün âlemlere Peygamber Efendimizin en büyük mucizesi ve bize de en büyük ve en kutsal emanetidir. Aynı zamanda güzel ahlâkın en üstün ve en büyük kaynağı, feyiz ve bereketidir.
Bir gün Peygamber Efendimizin huzuruna gelenlerden bir kimse kendilerinden:
“Din nedir?” diye sormuş. Güzel ahlâkın tamamlayıcısı ve en yetkili temsilcisi olan Peygamberimiz:
“Güzel ahlâktır.” buyurmuş.
Yer yüzünde insanlara, bu tavsiyeyi yapmaya yerden göğe kadar haklı olan Peygamber Efendimizden daha başka kim olabilir?
Soruyu soran kimse, Peygamber Efendimizin sağına, soluna, önüne ve arkasına geçerek aynı soruyu tekrarlamış ve her defasında da kendisinden aynı cevabı almıştır.
Sevgili Peygamberimiz yine ahlâk konusunda şu açıklamayı ve hatırlatmayı yapıyor:
“Benim katımda en sevimlinizi ve kıyamet gününde meclisime en yakın olanınızı haber vereyim mi? Sevgili Peygamberimiz önemine binâen bunu ashabı arasında iki veya üç defa tekrar etmiş. Ashab:
- Evet, haber ver Ya Resulallah, demişler. Bunun üçerine Resulullah Efendimiz:
- Ahlâkça en güzel olanınızdır buyurmuş.
Güzel ahlâk, canlıları insan yapan, medenî ve üstün kılandır. Tevhid inancının insanları mümin yaptığı ve faziletli kıldığı gibi.
İnsanların ahlâkı zamanla değişebilir. Eğer değişmeseydi Peygamber Efendimiz: “Ahlâkınızı düzeltin.” buyurmazdı.
Sevgili Peygamberimiz:
“Beni, Rabbım terbiye etti ve ne güzel terbiye etti.” buyuruyor.
Allah'ın sevgili kulları arasına girmek için, Allah tarafından terbiye edildiğini ifade eden Peygamberimizin ahlâkını ve yaşayışını benimsemekten başka çıkar yol var mı?
Dünyada kendisine en çok soru sorulan üstün şahsiyetlerden ve seçkin yaratılmışlardan birisi de herhalde Peygamber Efendimizdir. Yine bir gün Allah'ın Sevgili Resulüne:
- İnsanların Cennete girmelerine en çok sebep olan nedir? Ya Resulallah dediler. Efendimiz:
- Allah'tan korkmak ve güzel ahlâklı olmaktır, buyurdu. Soru sahibi devam etti:
- İnsanların Cehenneme girmelerine en çok sebep olan nedir? Peygamberimiz:
- İnsanın ağzı ve avret yeridir, cevabını verdi.
Son günlerdeki üzücü ve ürkütücü olaylar, bazı insanların hayvanlara yaklaşmakta olduğunu gösteren belirtiler, bunun böyle olduğunu ne kadar güzel doğruluyor.
Tarih boyunca Allah tarafından peygamberlerin gönderilmesi incelendiğinde bir temel sebep dikkatimizi çekmektedir. Tevhid inancından sapma ve güzel ahlâkı terk etme. Şirkin yayılması ve ahlâkî bozukluğun hayat tarzı haline gelmesidir. İnsanlar o hale getirildi ki ahlâki yaşayışın yanında gayrı ahlâki yaşayışı da olağan işlerden saymaya başladılar. Çok tehlikeli ve düşündürücü bir nokta.
Sevgili Peygamberimizden: “İman yönünden insanların en faziletlisi kimdir? Diye soruldu. Resulullah: “ Ahlâkı güzel olandır.” buyurdu.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.