Korktuğumuz başımıza geldi
Geçen hafta Konya TV’de katıldığımız spor programında, diğer katılımcı spor adamlarına karşın benim bu maçla ilgili endişelerim vardı, “Rize maçı zorlu geçer” demiştim. Nedeni de içerideki maçlarda ilk dakikalarda gol bulamazsak, kapanan rakipleri açabilecek orta sahada yeteri kadar etkin olamayışımızı göstermiştim. Artı takımı ileriye taşıyacak kenar adamlarımızdan Gökhan’ı da savunma kıskacına aldıklarında hücum sortilerimizin rakip savunmada eriyip gidiyor olmasıydı.
Ayrıca rakip Rizespor’a baktığımızda geçen hafta kendi sahasında berabere kalarak puan kaybetmesi, deplasman karnesine bakıldığında en baba takımlardan Adana, Elazığ, Karşıyaka, Kasımpaşa, Tavşanlı, Kartal ve Bucayı yenerken üç takımla da berabere kalarak aldığı 42 puanın 27 sini deplasmanda almış olması endişelerimi güçlendiren faktörlerdi.
Bunlara ilaveten maça geldiğimde tribünleri dolduran muhteşem taraftarların şampiyonluk şarkılarını söyleyerek takımımızı desteklediklerini gördüğümde, aklımdan bu muhteşemlik acaba gençlerimizde bir baskı yaratabilir mi, onların oyunlarını olumsuz etkiler mi? diye düşünmeden edemedim.
14.dakikada Robak’ın penaltı atışından golü bulduğumuzda tam istediğimiz oldu, rakip üzerimize bilinçsizce gelecekti, nitekim de öyle oldu. Takım savunmasını çok iyi uyguladığımızdan rakibi sinirlendirecek onların kontratak gücünü pasifize edebiliriz diye düşünürken 4 dakika sonra beraberlik golünü yedik.
Ben kaleci değildim ama Pawelek topun geldiği tarafın ön direğine kendini kilitlemiş arkayı hiç görmüyor, arkada sadece Ali Dere var, ama nafile. Biraz yan dursa destek ayağından arkaya bir sıçrama yapabilir miydi? bilemiyorum. Bu tür goller herhalde Pawelek’in zaafı olsa gerek, zira bu tür golleri sıkça yiyor.
Maçın esas kırılma noktası attığımız golden hemen sonra yaşandı. 16. dakikada Gökhan Emreciksin, Ali Dere’nin önüne ‘al şu topu kalenin içine bırakıver’ diye lokum gibi bir asist yaptı. Bu pozisyonda Ali Dere altı pastan kale direğini nişanlamayıp golü yapsa, tribünleri dolduran herkes karnını kaşıya kaşıya maç izleyecekti, ama öyle olmadı.
Ali Dere Robak ile gol kaçırma yarışına girdiler. 36.dakika Ali Dere kalecinin üstünden aşırtamıyor 42.dakika Robak kalecinin kısa düşen yumruğunda önüne düşen topu dağlara taşlara vuruyor, yine sahanın en iyilerinden Gökhan’ın Ali Dere’yi savunmanın arkasında topla buluşturması, herkesi gol diye ayağa kaldırıyor, ama cılız bir vuruş top kaleci Ramazan’ın ellerinde kalıyor. Robak 73.dakikada kaleciyle karşı karşıya, ancak yine saç baş yolduruyor.
Bu kadar gol pozisyonuna girdiğimizi düşünürsek, diğer iç saha maçlarına kıyasla çokta kötü oynadığımız düşünülemez, ama beceri noksanlığımızdan söz edebiliriz.
Yine bu şampiyonluk söylemlerinin gençler üzerinde bir baskı unsuru yarattığından bahsedebiliriz. Geçen hafta başkan Ahmet Şan ilk defa şampiyonluk fitilini ateşlemişti, kaldı ki, bizler daha önceden bunu dillendirip ‘neden olmasın’ diyorduk.
Taraftarlarımız ise sahayı doldurarak bu beklentiyi perçinlediler, hatta maçtan önce stadyum dışında başkan Ahmet Şan’ı gördüğümde arabasının direksiyonunda son derece gergin maçın havasına kendini kaptırmış vaziyette, selamımı kerhen alıp sanki; “Hocam beni oyalama biraz sonra maça çıkacağım” der gibi bir ruh hali vardı.
İşte biz teknik adamların korktuğu bu tür şampiyonluk hedeflenmeleri, çünkü bu yükün altından gençler zor kalkar. Bakın Osman Hocaya, sezon başından beri ‘ligi en iyi yerde bitirmeye çalışacağız’ diyor, asla şampiyonluğu telaffuz etmiyor. Böyle olduğu içinde oyuncularımız tüm mütevazilikleriyle oynayarak takımı buraya kadar taşıdılar.
Bu şampiyonluk canavarını kendileri yarattılar, artık dönülmez bir yoldalar, tabi ki, final maçları dediğimiz bu süreçte işleri çokta kolay olmayacak, ama bu maçta da görüldü ki, artık taraftarda onlara inanıyor ve güveniyor, bu yüzden kendilerine güvenenleri mahcup etmemek adına sorumluluk taşımalılar ve sezon sonunda takımı süper lige adını yazdırmalılar, zira Konyaspor’un kurtuluşu süper lige çıkmaktır aksini düşünmek bile istemiyorum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.