Konya'nın Değerleri
Yayınlanma:
Konya'nın değerlerine sahip çıkıyor muyuz? Bize göre çıkmıyoruz fakat size göre çıkıyoruzdur. Kimimiz çıkıyoruz diyebiliriz, kimimizde de çıkmıyoruz diyebiliriz. Tartışılır.
Değerler denince de aklımıza hemen camilerimiz, çeşmelerimiz şadırvanlarımız gelmesin onlarda ayrı ayrı birer değerdir. Her insan bulunduğu yerdeki değerlere sahip çıkmalı. Konya’nın sanayisi vardır, sanayicilerimiz sanayisine, el emeği göz nuru ile yapılan pek çok işlerimiz ata sanayimiz vardır, bunlara o kişiler yani sanatkarlar sahip çıkmalıdır. Bizim piynir daha doğrusu Piynir Şekeri’ne bile sahip çıkamıyoruz. O güzelim piynir şekerimizi çağa uygun şekilde ambalaj yapıp dünyaya ihraç edemedikten sonra sahip çıkıyoruz diyebilir miyiz? Cezerye'nin Türkiye'de en iyi yapıldığı yer Konya'dır. Cezerye’ye de sahip çıkamıyoruz. Cezerye dendiği zaman akla Mersin geliyor fakat bütün Türkiye’ye biz Konya’dan bu çok leziz tatlıyı göndermemize rağmen sahiplenemiyoruz.
Geçenlerde yapılan bir toplantıya davetliydim. Gidemedim. Zira bir aya yakın bir zamandan beri ayağım alçıda "İstemeye istemeye" evde oturmak zorunda kaldım. Bir bakıma da mecburi izin dedim kendime. Evde oturmam da bana yaradı pek çok eser karıştırdım fikir jimnastiği yaptım. Planlar kurdum hazırlıklar yaptım. Bu sebeple de davet edilen yere toplantıya katılamadım.
Katılmış olsaydım ne derdim diye bir soru sordum kendime işte cevabı:
Konya'nın değerlerine sahip çıkıyor muyuz diye başlardım ve çok değer verdiğim kadim dostum hem çocukluğumuz hem de şimdiki mahalle komsun Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'nun geçtiğimiz yıllarda Kars'ta yaptığı "Biz Konya’da Mevlana ile yatıyoruz, Mevlana ile kalkıyoruz" başlayan sözle başlardım ve derdim ki, Biz Konya'nın değerlerine sahip çıkmıyoruz.
Bakın,
5 Temmuz günleri Nasrettin Hoca'yı anma etkinlikleri yapılır Akşehir’de Nasrettin Hoca, Türk mizah ve espri sanatının çok büyük hatta çok çok büyük ustasıdır. Yaptığı esprilerle Türk gülmecesini dünyaya dalga dalga duyurmuş büyük bir insandır. Nasrettin Hoca gülerken düşündüren düşünürken de güldüren bir insan. Biz bu insandan ne kadar istifade edip onu ve önce Türkiye’yi daha sonra Konya’yı ve Akşehir’i tanıtabiliyoruz.
Sadreddin Konevi Hazretleri’ni ne kadar tanıtıyoruz veya tanıyoruz? Tanımamız gerekir ki tanıtalım demek ki tanımıyoruz.
27-28 Temmuz tarihinde Akşehir'de bir futbol maçı düzenlenmiştir. Bu maçı Mustafa Kemal Paşa ile o tarihte ki kuvvet komutanları da izlemişlerdir daha sonrada yapılacak taarruzun tarihi tespit edilmiştir.
24 Ağustos günü Akşehir'in şeref günü olarak biliriz fakat bugüne kadar hiç bir Cumhurbaşkanı, hiçbir başbakan, hiçbir genelkurmay başkanı ordumuzun cepheye uğurlanışı ile ilgili olarak Akşehir'e gelip şeref gününe katıldığını duydunuz mu? duymadım ben siz duyduysanız bana da söyleyin ve benim gibi pek çok vatandaş öğrenme imkanı bulsun. Ordumuzun hangi saatte nerede olduğu ne zaman konakladığı bellidir. Bu tekrarlanıp, 26 sabahı Afyon'da Mustafa Kemal Paşa’nın "İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri” komutunu verdiği tanyerinin ağardığı vakit temsili olarak hücum emri verilemez mi? Eğer bu olay bir Amerika’da olsa o anı görmek için pek çok kişi oraya günler öncesinden gider ve kamp kurar.
Hadim’de Hadimi Hazretleri, Abdülezel Paşa, ve 10Temmuz tarihinde Korualan'da kutlanacak olan Aşık Ömer, Seydişehir’in kurucusu Seydiharun Veli Hazretleri, Beyşehir'de Eşrefoğlu ve diğerleri.
Tapu Müdürlüğü’nün kuruluşu kutlanır fakat Türkiye’yi modern tapuculuğu getiren Mehmet Es'et Efendi anılmaz. Vakıflar kutlanır Türkiye’de ilk Vakıflardan ve Diyanetten sorumlu bakan Musalla Mezarlığı’nda bulunmasına rağmen onun kabri başında bir anma yapılmaz. Müderris Mehmet Vehbi Çelik Hoca Efendi aynı zamanda Türkiye’de halk tarafından seçilen ilk validir.
Tarihimizi gelecek kuşaklara aktaracak olan mezarlıklarımıza da sahip çıkmalıyız onlara sahip çıkıyor muyuz?
Sözün özü, sözün kısası Konya’nın değerlerine sahip çıkmalıyız.
Değerler denince de aklımıza hemen camilerimiz, çeşmelerimiz şadırvanlarımız gelmesin onlarda ayrı ayrı birer değerdir. Her insan bulunduğu yerdeki değerlere sahip çıkmalı. Konya’nın sanayisi vardır, sanayicilerimiz sanayisine, el emeği göz nuru ile yapılan pek çok işlerimiz ata sanayimiz vardır, bunlara o kişiler yani sanatkarlar sahip çıkmalıdır. Bizim piynir daha doğrusu Piynir Şekeri’ne bile sahip çıkamıyoruz. O güzelim piynir şekerimizi çağa uygun şekilde ambalaj yapıp dünyaya ihraç edemedikten sonra sahip çıkıyoruz diyebilir miyiz? Cezerye'nin Türkiye'de en iyi yapıldığı yer Konya'dır. Cezerye’ye de sahip çıkamıyoruz. Cezerye dendiği zaman akla Mersin geliyor fakat bütün Türkiye’ye biz Konya’dan bu çok leziz tatlıyı göndermemize rağmen sahiplenemiyoruz.
Geçenlerde yapılan bir toplantıya davetliydim. Gidemedim. Zira bir aya yakın bir zamandan beri ayağım alçıda "İstemeye istemeye" evde oturmak zorunda kaldım. Bir bakıma da mecburi izin dedim kendime. Evde oturmam da bana yaradı pek çok eser karıştırdım fikir jimnastiği yaptım. Planlar kurdum hazırlıklar yaptım. Bu sebeple de davet edilen yere toplantıya katılamadım.
Katılmış olsaydım ne derdim diye bir soru sordum kendime işte cevabı:
Konya'nın değerlerine sahip çıkıyor muyuz diye başlardım ve çok değer verdiğim kadim dostum hem çocukluğumuz hem de şimdiki mahalle komsun Prof. Dr. Saim Sakaoğlu'nun geçtiğimiz yıllarda Kars'ta yaptığı "Biz Konya’da Mevlana ile yatıyoruz, Mevlana ile kalkıyoruz" başlayan sözle başlardım ve derdim ki, Biz Konya'nın değerlerine sahip çıkmıyoruz.
Bakın,
5 Temmuz günleri Nasrettin Hoca'yı anma etkinlikleri yapılır Akşehir’de Nasrettin Hoca, Türk mizah ve espri sanatının çok büyük hatta çok çok büyük ustasıdır. Yaptığı esprilerle Türk gülmecesini dünyaya dalga dalga duyurmuş büyük bir insandır. Nasrettin Hoca gülerken düşündüren düşünürken de güldüren bir insan. Biz bu insandan ne kadar istifade edip onu ve önce Türkiye’yi daha sonra Konya’yı ve Akşehir’i tanıtabiliyoruz.
Sadreddin Konevi Hazretleri’ni ne kadar tanıtıyoruz veya tanıyoruz? Tanımamız gerekir ki tanıtalım demek ki tanımıyoruz.
27-28 Temmuz tarihinde Akşehir'de bir futbol maçı düzenlenmiştir. Bu maçı Mustafa Kemal Paşa ile o tarihte ki kuvvet komutanları da izlemişlerdir daha sonrada yapılacak taarruzun tarihi tespit edilmiştir.
24 Ağustos günü Akşehir'in şeref günü olarak biliriz fakat bugüne kadar hiç bir Cumhurbaşkanı, hiçbir başbakan, hiçbir genelkurmay başkanı ordumuzun cepheye uğurlanışı ile ilgili olarak Akşehir'e gelip şeref gününe katıldığını duydunuz mu? duymadım ben siz duyduysanız bana da söyleyin ve benim gibi pek çok vatandaş öğrenme imkanı bulsun. Ordumuzun hangi saatte nerede olduğu ne zaman konakladığı bellidir. Bu tekrarlanıp, 26 sabahı Afyon'da Mustafa Kemal Paşa’nın "İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri” komutunu verdiği tanyerinin ağardığı vakit temsili olarak hücum emri verilemez mi? Eğer bu olay bir Amerika’da olsa o anı görmek için pek çok kişi oraya günler öncesinden gider ve kamp kurar.
Hadim’de Hadimi Hazretleri, Abdülezel Paşa, ve 10Temmuz tarihinde Korualan'da kutlanacak olan Aşık Ömer, Seydişehir’in kurucusu Seydiharun Veli Hazretleri, Beyşehir'de Eşrefoğlu ve diğerleri.
Tapu Müdürlüğü’nün kuruluşu kutlanır fakat Türkiye’yi modern tapuculuğu getiren Mehmet Es'et Efendi anılmaz. Vakıflar kutlanır Türkiye’de ilk Vakıflardan ve Diyanetten sorumlu bakan Musalla Mezarlığı’nda bulunmasına rağmen onun kabri başında bir anma yapılmaz. Müderris Mehmet Vehbi Çelik Hoca Efendi aynı zamanda Türkiye’de halk tarafından seçilen ilk validir.
Tarihimizi gelecek kuşaklara aktaracak olan mezarlıklarımıza da sahip çıkmalıyız onlara sahip çıkıyor muyuz?
Sözün özü, sözün kısası Konya’nın değerlerine sahip çıkmalıyız.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.