Konyama Şükran
Yayınlanma:
Refi Cevat Ulunay, Hazreti Mevlana’nın soyundan gelir. Konyalı babasının Şam’da görevli olduğu yıllarda 1890’da burada dünyaya gelmiştir. Babası Ankara valilerinden Ali Muhiddin Paşa’dır. Annesi Makbule Hanım’dır.
Refi Cevat Ulunay, İstanbul’da 4 Kasım 1968 günü vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine Naaşı çok sevdiği memleketi Konya’ya getirilmiş ve Üçler Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Refi Cevat Ulunay Konya aşığı olan bir gazeteci idi. Türk gazeteciliğinin çok değerli kalemlerinden birisiydi.
Refi Cevat Ulunay sık sık memleketi Konya’ya gelir Konya’nın havasını koklar suyunu içir hemşehrileriyle buluşmasından da son derece memnun ve mutlu olurmuş, özellikle Mevlana’nın vefat ettiği 17 Aralık tarihlerinde “Mevlana Anma Törenleri’ne” mutlaka katılanlar arasında en başta gelen isimlerdendir. Konya Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’nın döneminde Alaaddin Caddesi üzerindeki bir sokağa “Ulunay Sokağı” ismi verilmiş buna çok memnun olan Ulunay Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’yı makamında ziyaret edip Konya’dan ayrılacağını bir isteğinin olup olmadığını sormuş ve daha sonra da belideyi başkan yardımcısına uğramış ve bir sokağa isminin verildiğini o zaman öğrenmiş teşekkür ederek Konya’dan ayrılmış.
O günlerden sonra bu sokağın ismi Ulunay Sokağı olarak hep anıldı geldi. Fakat son yıllarda bu sokak kayboldu ve Ulunay Sokağı’nın yerine başka bir isim verildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek bir ilgi gösterse de Ulunay Sokağı’nın ismi tekrar verilse geçmişte Konya’ya Türk Milletine büyük hizmetleri olanları yad edebilsek.
Refi Cevat Ulunay, Konya’dan İstanbul’a döndüğü zaman hep hatıralarını yazmış Konya’nın sorunlarını dile getirmiş sevinçlerini birlikte paylaşmıştır.
2 Ekim 1965 tarihli Milliyet Gazetesi’nin üçüncü sayfasındaki köşesinde “Konya’ma Şükran” başlıklı yazısında Ulunay bakın ne demiş:
KONYA'MA ŞÜKRAN
Evvelki gün Konya'ma veda etmek üzere Belediye Reisine uğradım.
Konya'dan her ayrılışım bende bir gurbet tesiri yapar. Halkının muhafazakarlığını, an'aneperestliğini çok severim. Ekmeğinde katığa ihtiyaç göstermeyen bir lezzet, suyunda menbaı olan Çayırbağı'nın ismine yakışan bir ciyadet, havasında rutubeti kurutan ciğerleri temizleyen bir kudret vardır.
Konya, Peygamberler ve Veliler memleketidir. Konya'da 14 Peygamber medfundur. Bunların altısının isimleri malum, sekizinin meçhuldür ve cümlesinin nerelerde gömülü oldukları bellidir.
Veli'lere gelince:
En başta Mevlana olduğu halde Konya'nın her semti bir Veli'nin hazinesidir.
Ben Konya'nın kalabalık bir ailesine mensup olduğum halde bugün Konya'da ailem efradından hiç kimse kalmamış, hepsi Konya sayesinde servet ve mevki sahipleri oldukları halde kimi Ankara'ya, kimi İstanbul'a hicret etmiştir.
Bu itibarla ne vakit Konya'ya gelsem, ailemin memleketime karşı gösterdiği bu vefasızlıktan dolayı hicap terleri dökerim. Dün İbrahim Hakkı Konyalı ile Belediye'ye uğradığım zaman eski Ahilerden Belediye Reis Muavini Fahri Sevük Bey:
- Hocam, dedi, Belediye Konya sokaklarından birine İbrahim Hakkı Konyalı, diğerine de Ulunay ismi vermiştir.
Nutkum tutuldu. Gönlünde ihtiras diye bir şey bulunmayan bir adama yapılan bu kadirşinaslık hayatımın en büyük bir mükafatı oldu. Bunda tevazu göstermiyorum, gözlerim doldu, göğsüm kabardı.
Sokağın mevkiini öğrendikten sonra aziz dostum İbrahim Hakkı Konyalı izahat verdi:
- Ben hocalardan dinledim. Hazret-i Şems ile Hazret-i Mevlana'nın ilk defa birbirlerine mülaki olmaları dolayısıyla Marece'l-Bahreyn denilen yer bu sokaktır.
Bu da Mevlana'nın bana karşı en büyük lütuf ve ihsanıdır. Konya'ma arz-ı şükran eylerim. Taşına toprağına kurban olurum.
Refi Cevat Ulunay, İstanbul’da 4 Kasım 1968 günü vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine Naaşı çok sevdiği memleketi Konya’ya getirilmiş ve Üçler Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Refi Cevat Ulunay Konya aşığı olan bir gazeteci idi. Türk gazeteciliğinin çok değerli kalemlerinden birisiydi.
Refi Cevat Ulunay sık sık memleketi Konya’ya gelir Konya’nın havasını koklar suyunu içir hemşehrileriyle buluşmasından da son derece memnun ve mutlu olurmuş, özellikle Mevlana’nın vefat ettiği 17 Aralık tarihlerinde “Mevlana Anma Törenleri’ne” mutlaka katılanlar arasında en başta gelen isimlerdendir. Konya Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’nın döneminde Alaaddin Caddesi üzerindeki bir sokağa “Ulunay Sokağı” ismi verilmiş buna çok memnun olan Ulunay Belediye Başkanı Ahmet Hilmi Nalçacı’yı makamında ziyaret edip Konya’dan ayrılacağını bir isteğinin olup olmadığını sormuş ve daha sonra da belideyi başkan yardımcısına uğramış ve bir sokağa isminin verildiğini o zaman öğrenmiş teşekkür ederek Konya’dan ayrılmış.
O günlerden sonra bu sokağın ismi Ulunay Sokağı olarak hep anıldı geldi. Fakat son yıllarda bu sokak kayboldu ve Ulunay Sokağı’nın yerine başka bir isim verildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek bir ilgi gösterse de Ulunay Sokağı’nın ismi tekrar verilse geçmişte Konya’ya Türk Milletine büyük hizmetleri olanları yad edebilsek.
Refi Cevat Ulunay, Konya’dan İstanbul’a döndüğü zaman hep hatıralarını yazmış Konya’nın sorunlarını dile getirmiş sevinçlerini birlikte paylaşmıştır.
2 Ekim 1965 tarihli Milliyet Gazetesi’nin üçüncü sayfasındaki köşesinde “Konya’ma Şükran” başlıklı yazısında Ulunay bakın ne demiş:
KONYA'MA ŞÜKRAN
Evvelki gün Konya'ma veda etmek üzere Belediye Reisine uğradım.
Konya'dan her ayrılışım bende bir gurbet tesiri yapar. Halkının muhafazakarlığını, an'aneperestliğini çok severim. Ekmeğinde katığa ihtiyaç göstermeyen bir lezzet, suyunda menbaı olan Çayırbağı'nın ismine yakışan bir ciyadet, havasında rutubeti kurutan ciğerleri temizleyen bir kudret vardır.
Konya, Peygamberler ve Veliler memleketidir. Konya'da 14 Peygamber medfundur. Bunların altısının isimleri malum, sekizinin meçhuldür ve cümlesinin nerelerde gömülü oldukları bellidir.
Veli'lere gelince:
En başta Mevlana olduğu halde Konya'nın her semti bir Veli'nin hazinesidir.
Ben Konya'nın kalabalık bir ailesine mensup olduğum halde bugün Konya'da ailem efradından hiç kimse kalmamış, hepsi Konya sayesinde servet ve mevki sahipleri oldukları halde kimi Ankara'ya, kimi İstanbul'a hicret etmiştir.
Bu itibarla ne vakit Konya'ya gelsem, ailemin memleketime karşı gösterdiği bu vefasızlıktan dolayı hicap terleri dökerim. Dün İbrahim Hakkı Konyalı ile Belediye'ye uğradığım zaman eski Ahilerden Belediye Reis Muavini Fahri Sevük Bey:
- Hocam, dedi, Belediye Konya sokaklarından birine İbrahim Hakkı Konyalı, diğerine de Ulunay ismi vermiştir.
Nutkum tutuldu. Gönlünde ihtiras diye bir şey bulunmayan bir adama yapılan bu kadirşinaslık hayatımın en büyük bir mükafatı oldu. Bunda tevazu göstermiyorum, gözlerim doldu, göğsüm kabardı.
Sokağın mevkiini öğrendikten sonra aziz dostum İbrahim Hakkı Konyalı izahat verdi:
- Ben hocalardan dinledim. Hazret-i Şems ile Hazret-i Mevlana'nın ilk defa birbirlerine mülaki olmaları dolayısıyla Marece'l-Bahreyn denilen yer bu sokaktır.
Bu da Mevlana'nın bana karşı en büyük lütuf ve ihsanıdır. Konya'ma arz-ı şükran eylerim. Taşına toprağına kurban olurum.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.