Konya-Karaman Karayolu
Yayınlanma:
Tecrübeme dayanarak yazıyorum; Konya-Karaman arası yol bakımından pek şanslı sayılmaz. Konya ile Karaman arasında tarihi bir rekâbet olabilir, ama yol açısından bir rekâbetin olabileceğini hiç zannetmiyorum. Çünkü; her iki tarafta bu yolun bir an önce tamamlanmasını mutlaka ister.
Aslında virajı ve tepesi olmayan bu yola, Konya-Karaman Karayolu demekte doğru değildir. Doğru olsa bile eksik olur. Bu yol, İç Anadolu'yu Akdeniz'e bağlayan önemli ve işlek bir yoldur. Aynı zamanda İç Anadolu'nun nefes borusu ve serinlik tünelidir.
Konya-Karaman Karayolunun, geçmişini ve hizmetini çok iyi bilirim. Çünkü; en çok gidip geldiğim ve gidip gelirken de çevreyi etraflıca gördüğüm, dinlenmek için zaman zaman Karaman ile Silifke arasında seyahat ettiğim yolların başta gelenlerindendir. Geleceği hakkında Bir şey yazamıyorum. Çünkü; geleceği pek parlak görünmüyor.
Aşağı yukarı Konya-Karaman Karayolunu, 60 yıla yakındır tanırım. Uzun yıllar kahrımızı çekti. Çumra ovasını bir baştan bir başa kateden bu yol, D.P. iktidarının hemen hemen ilk yaptırdığı yollardandır. Rahmetli Tevfik İleri, Menderes Kabinesinde Nâfia Vekili iken o yol boyundaki tarlalarda bağdaş kurup oturarak köylülerle epey soğan ekmek yemiştir. O tarihlerde Konya-Karaman Karayolu iple çekilmiş gibi düz, hemen hemen hiç virajı olmayan, o günün sınırlı imkânlarına rağmen geniş ve sağlam inşa edilmiş güvenli bir yoldu. İnşa halinde iken yol boyunca dikilen ağaçlar, korunabilseydi şimdi yarım asırlık orman olacaktı.
Bize anlatılanlara göre; Konya-Karaman arasında bir de tren yolu macerası var. Bu karayolu macerasından önce. Vaktiyle tren yolu şimdiki karayoluna yakın mesafede inşa edilmiş. Zemin, demirleri döşenebilecek hale getirilmiş. Biz gençlik yıllarımızda Karaman'a istikametinde gözden kaybolan o yolu görürdük ve üzerinde trencilik oynardık. Köyümüzün büyükleri taştan yapılmış tren yolunun yarım kalış sebebini bize şöyle anlatırlardı: Konya ile Karaman arasındaki tren yolu Kaşınhanı'ndan Karaman'a direkt ulaşacak şekilde inşa edilmiş. Köylüler bu yolun tarlalarından tren geçirmek için yapıldığını anlayınca hayvanlarımızı, çocuklarımızı çiğner, arazimize zarar verir diye karşı çıkmışlar. Neredeyse tamamlanmak üzere olan yolun ve trenin arazilerinden geçmesini istememişler. Onun üzerine tren yolu Kaşınhanı'ndan sonra güzergâh değiştirmiş.
O zaman köylülerin karşı çıktıkları tren yolu inşa edilmiş, köylülere kabul ettirmek istemişler, o da mümkün olmamış. Demek ki o zamanlar köylülerin sözü geçiyormuş. O zaman tren yoluna karşı çıkan köylülerin torunları, şimdi karayolunun bir an önce bitirilmesini istiyorlar.
Tren yolu güzergâhındaki beklenmedik değişiklik önemli bir gelişmeye de sebep olmuş. Hiç hesapta olmadığı halde Çumra ilçesi kurulmuş. Yani tren yolu oradan geçtiği için Çumra İstasyonunun bulunduğu yeri ilçe yapıvermişler.
Konya Karaman Karayolu şu anda yeniden yapılmıyor. Elli sene önce yapılmış olan yol, trafiği çekmediği için genişletiliyor ve çift yol haline getiriliyor. Herhalde bu çalışma başlatılalı on yıl olmuştur. Demek ki Karamanla Silifke arasındaki yolu turizme hizmet olur düşüncesiyle genişletseler, çift yol haline getirseler demiyorum, 20 sene sürecek.
Konya ile Karaman arası, herhalde ülkemizin en rahat yol yapılabilecek topraklarına sahiptir. Herhalde; bu yolu nasıl olsa yaparız, ne var ki bu yolu genişletmekte düşüncesi işlerin bu günlere sarkmasına sebep olmuştur. Bu arada çalışmalar sebebiyle ölümlü trafik kazaları da eksik olmuyor. Sürücüler yol çalışmasının varlığının farkına bile varamıyorlar. Trafik ikaz işaretleri de yolun çalışma temposuna ve canlılık derecesine uygun. İsterseniz Konya Karaman arasındaki karayolunda özel arabanızla bir sefer yapın. Aman bu seferi gece yapmayın. Çünkü karşı taraftan gelen vasıtaların uzun ve güçlü farları sebebiyle yol çalışması olduğunun farkına varamazsınız. O zaman benim çok insaflı davrandığımı anlayacaksınız.
Konya Karaman Karayolunda; yer yer yol boyunca kum ve kazılmış toprak yığınlarına halen rastlarsınız. Şimdi haklarını yemeyelim asfalt dökülebilecek hale getirilmiş bölümleri de var. Buradaki yol çalışması da çok enteresan. Bir yere geliyorsunuz, gördükleriniz neticesinde yolun bitmek üzere olduğunu zannediyorsunuz. Bir yere geliyorsunuz, sanki yol çalışmalarına daha hiç başlanmamış sanıyorsunuz. Bu arada epey mesafeli yol çalışması yapım araçlarını da görürsünüz. Hani yol kenarlarında günlerce bekleyen, sahipsiz zannedilen veya araziye terk edilmiş vasıtalar gibi. Bu yolun yıllardır neden bitirilemediğini anlamak mümkün değil. Bu çalışmaların neden yavaş yürüdüğü, hattâ neden gönülsüz gibi davranıldığı sorulduğu zaman ödeneğin olmadığı söyleniyormuş. O zaman duble yol açıklamalarını veya siyasi nutukları ödeneklere göre ayarlamak veya siyasi vaadleri boşa çıkarmayacak şekilde ödenekleri ayarlamak gerekmez mi?
Şimdi önemli bir noktaya değinmek istiyorum: Bu şekilde sürüncemede kalan işler toplumun moralini bozuyor ve hizmet ehline olan güveni sarsıyor. Sürüncemede bırakmaktansa bu tarz işlere hiç başlanmasa daha iyi olur gibi geliyor bana. Devletin bir işi başlatırken vurduğu kazma ile vatandaşın vurduğu kazma farklı olmalı.
Ya Konya Karaman arasındaki karayolu çalışmalarını tamamen durdurun veya bir hamle ile kısa zamanda bitirin. Kabak tadı vermeye ve itibâr kaybına sebep olmaya başladı.
Aslında virajı ve tepesi olmayan bu yola, Konya-Karaman Karayolu demekte doğru değildir. Doğru olsa bile eksik olur. Bu yol, İç Anadolu'yu Akdeniz'e bağlayan önemli ve işlek bir yoldur. Aynı zamanda İç Anadolu'nun nefes borusu ve serinlik tünelidir.
Konya-Karaman Karayolunun, geçmişini ve hizmetini çok iyi bilirim. Çünkü; en çok gidip geldiğim ve gidip gelirken de çevreyi etraflıca gördüğüm, dinlenmek için zaman zaman Karaman ile Silifke arasında seyahat ettiğim yolların başta gelenlerindendir. Geleceği hakkında Bir şey yazamıyorum. Çünkü; geleceği pek parlak görünmüyor.
Aşağı yukarı Konya-Karaman Karayolunu, 60 yıla yakındır tanırım. Uzun yıllar kahrımızı çekti. Çumra ovasını bir baştan bir başa kateden bu yol, D.P. iktidarının hemen hemen ilk yaptırdığı yollardandır. Rahmetli Tevfik İleri, Menderes Kabinesinde Nâfia Vekili iken o yol boyundaki tarlalarda bağdaş kurup oturarak köylülerle epey soğan ekmek yemiştir. O tarihlerde Konya-Karaman Karayolu iple çekilmiş gibi düz, hemen hemen hiç virajı olmayan, o günün sınırlı imkânlarına rağmen geniş ve sağlam inşa edilmiş güvenli bir yoldu. İnşa halinde iken yol boyunca dikilen ağaçlar, korunabilseydi şimdi yarım asırlık orman olacaktı.
Bize anlatılanlara göre; Konya-Karaman arasında bir de tren yolu macerası var. Bu karayolu macerasından önce. Vaktiyle tren yolu şimdiki karayoluna yakın mesafede inşa edilmiş. Zemin, demirleri döşenebilecek hale getirilmiş. Biz gençlik yıllarımızda Karaman'a istikametinde gözden kaybolan o yolu görürdük ve üzerinde trencilik oynardık. Köyümüzün büyükleri taştan yapılmış tren yolunun yarım kalış sebebini bize şöyle anlatırlardı: Konya ile Karaman arasındaki tren yolu Kaşınhanı'ndan Karaman'a direkt ulaşacak şekilde inşa edilmiş. Köylüler bu yolun tarlalarından tren geçirmek için yapıldığını anlayınca hayvanlarımızı, çocuklarımızı çiğner, arazimize zarar verir diye karşı çıkmışlar. Neredeyse tamamlanmak üzere olan yolun ve trenin arazilerinden geçmesini istememişler. Onun üzerine tren yolu Kaşınhanı'ndan sonra güzergâh değiştirmiş.
O zaman köylülerin karşı çıktıkları tren yolu inşa edilmiş, köylülere kabul ettirmek istemişler, o da mümkün olmamış. Demek ki o zamanlar köylülerin sözü geçiyormuş. O zaman tren yoluna karşı çıkan köylülerin torunları, şimdi karayolunun bir an önce bitirilmesini istiyorlar.
Tren yolu güzergâhındaki beklenmedik değişiklik önemli bir gelişmeye de sebep olmuş. Hiç hesapta olmadığı halde Çumra ilçesi kurulmuş. Yani tren yolu oradan geçtiği için Çumra İstasyonunun bulunduğu yeri ilçe yapıvermişler.
Konya Karaman Karayolu şu anda yeniden yapılmıyor. Elli sene önce yapılmış olan yol, trafiği çekmediği için genişletiliyor ve çift yol haline getiriliyor. Herhalde bu çalışma başlatılalı on yıl olmuştur. Demek ki Karamanla Silifke arasındaki yolu turizme hizmet olur düşüncesiyle genişletseler, çift yol haline getirseler demiyorum, 20 sene sürecek.
Konya ile Karaman arası, herhalde ülkemizin en rahat yol yapılabilecek topraklarına sahiptir. Herhalde; bu yolu nasıl olsa yaparız, ne var ki bu yolu genişletmekte düşüncesi işlerin bu günlere sarkmasına sebep olmuştur. Bu arada çalışmalar sebebiyle ölümlü trafik kazaları da eksik olmuyor. Sürücüler yol çalışmasının varlığının farkına bile varamıyorlar. Trafik ikaz işaretleri de yolun çalışma temposuna ve canlılık derecesine uygun. İsterseniz Konya Karaman arasındaki karayolunda özel arabanızla bir sefer yapın. Aman bu seferi gece yapmayın. Çünkü karşı taraftan gelen vasıtaların uzun ve güçlü farları sebebiyle yol çalışması olduğunun farkına varamazsınız. O zaman benim çok insaflı davrandığımı anlayacaksınız.
Konya Karaman Karayolunda; yer yer yol boyunca kum ve kazılmış toprak yığınlarına halen rastlarsınız. Şimdi haklarını yemeyelim asfalt dökülebilecek hale getirilmiş bölümleri de var. Buradaki yol çalışması da çok enteresan. Bir yere geliyorsunuz, gördükleriniz neticesinde yolun bitmek üzere olduğunu zannediyorsunuz. Bir yere geliyorsunuz, sanki yol çalışmalarına daha hiç başlanmamış sanıyorsunuz. Bu arada epey mesafeli yol çalışması yapım araçlarını da görürsünüz. Hani yol kenarlarında günlerce bekleyen, sahipsiz zannedilen veya araziye terk edilmiş vasıtalar gibi. Bu yolun yıllardır neden bitirilemediğini anlamak mümkün değil. Bu çalışmaların neden yavaş yürüdüğü, hattâ neden gönülsüz gibi davranıldığı sorulduğu zaman ödeneğin olmadığı söyleniyormuş. O zaman duble yol açıklamalarını veya siyasi nutukları ödeneklere göre ayarlamak veya siyasi vaadleri boşa çıkarmayacak şekilde ödenekleri ayarlamak gerekmez mi?
Şimdi önemli bir noktaya değinmek istiyorum: Bu şekilde sürüncemede kalan işler toplumun moralini bozuyor ve hizmet ehline olan güveni sarsıyor. Sürüncemede bırakmaktansa bu tarz işlere hiç başlanmasa daha iyi olur gibi geliyor bana. Devletin bir işi başlatırken vurduğu kazma ile vatandaşın vurduğu kazma farklı olmalı.
Ya Konya Karaman arasındaki karayolu çalışmalarını tamamen durdurun veya bir hamle ile kısa zamanda bitirin. Kabak tadı vermeye ve itibâr kaybına sebep olmaya başladı.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.