Kongrenin ardından

Uzun bir aranın ardından Konyaspor’un olağanüstü kongresine katılma fırsatı buldum. Keşke katılmasaydım. Ciddi manada üzüldüm.
Bir sene önce ciddi bir travma yaşayarak bir alt lige düşen Konyaspor, büyük bir işi başarmış ve bir senelik aranın ardından tekrar süper lige çıkma başarısını göstermiş. Ama ne Şehirde ne kongre salonunda büyük bir iş başarmış olmanın coşkusu ve mutluluğu vardı.
825 kongre üyesinden 130 civarında bir katılımla kongrenin yapılıyor olması, şehirde bu işe inanmışlığın olmadığını ve Konyaspor’un süper lige çıkmasının kimsenin umurunda olmadığını göstermektedir. Bununla beraber, delege yapısının belli amaçlarla oluşturulduğu ve bununda Konyaspor’a yarardan çok zarar verdiğini göstermektedir.
Şehrin ne Milletvekilleri (Sami Güçlü hariç) ne valisi ne belediye başkanları ve ne de Konya’nın ve Konyaspor’un kanaat önderlerinin bu işi önemsememeleri Konyaspor’un yalnız ve garip olduğunu göstermektedir ki çok yazık.
Konyaspor, Konya’nın Türkiye’ye Avrupa’ya belki de Dünya’ya açılan penceresidir. Konya büyükleri bunu böyle bilmeli ve Konyaspor’a ona göre sahip çıkmalılar. Aksi takdirde bunların Konya’ya karşı sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri sorgulanmalıdır.
Kongre salonuna gelmeden önce neler oldu. Önce onun irdelenmesi ve bu konuda ilgili herkesin bu durumdan ders çıkarması gerekmektedir.
Takım şampiyon olmuş. Süper lige çıkmış. Olağanüstü kongre kararı alınmış. Vefa adına çok insanın ortak görüşü takıma zor gününde sahip çıkan Bahattin Karapınar’ın yönetimine yeni takviyeler yaparak başkanlığa devam etmesi yönünde idi.
Bir başkan zor anında yanında olan ve sayesinde başarıyı yakaladığı insanları ne pahasına olursa olsun yanında tutar. Onların yanına da yeni isimler monte eder. Ama Konyaspor da bu konu böyle olmuyor. Birçok manada takımı sırtlayan isimler bir şekilde liste dışında bırakılıyor. Ondan sonra da liste oluşturmakta zorluk çekiliyor. Konya’nın kendisine gösterdiği vefayı Bahattin Karapınar takım arkadaşlarına göstermemiştir.
Kongrenin olacağı gün saat 16.00 civarında Kulüp başkanı yönetimine hala isim arıyor ise bu başkan önce kendini bir sorgulamalı ve sivri yönleri ve antipatik davranışları var ise öncelikle bunları düzeltmelidir. Şampiyon bir takımın yönetimine girmek için bu işe ilgi duyan kimselerin yarış içinde olmaları gerekirdi.
Kongre salonuna geldiğimizde, okunan faaliyet raporu ve blanço ile gelir-gider hesapları üyelere ilk defa salonda okunduğu için kimse bir şey fark etmedi ve anlamadı. Ekonomik durumun ciddiyetinin kimse farkına varamadı.
Raporlar üzerinde bazı üyelerin yapmış olduğu eleştiri ve sordukları sorulara kulüp başkanının dilek ve temenniler bölümünde cevap vermesi ise haziruna gösterilen bir saygısızlık ve orta oyunu idi.
Raporlar ibraya sunulmadan eleştirilere cevap verilmeli idi ki delegeler ne yönde oy kullanacaklarına sağlıklı karar verebilsin. İbradan önce cevap verilmedi ise daha sonra hiç cevap verilmese daha doğru ve daha saygılı bir davranış olurdu.
Gündemin seçim maddelerine geçildiğinde Bahattin Karapınar’ın yanında Mehmet Tankut’un da bir liste vermesi ilk bakışta ciddi bir cesaret örneği idi. Ama içeriği tamamen yanlıştı. Daha önce başkanlık ve yöneticilik yapan birçok ismin yönetim kurulu yedek üyeliği için teklif edilmesi konuyu ciddiyetten uzaklaştırıyordu.
Daha sonra Tankut listesini çekti de tek liste ile seçim yapıldı.
Gelelim seçilen yönetime;
Tek tek bakıldığında her Konyalı gibi yönetime seçilen insanlarda birer değer. Ama spor kulübü yöneticiliği ayrı bir iş. Tecrübe ister, ufuk ister, bir misyonu yüklenecek irade ister. Bunlar olmadığında hatalar peş peşe gelir. Ya menejerlerin ya da hocaların oyuncağı olunur. Bunun faturasını da koskoca bir şehir öder.
Sayın Konyaspor başkanı bütün yaşananları mantık ve vicdan süzgecinden geçirerek nerelerde yanlış yaptığını irdelemeli, Konyaspor camiasının tamamını kucaklayacak bir hoşgörü içerisinde hareket etmelidir. Aksi takdirde bedelini ödeyecek birim Konyaspor olur.
Bu arada bir konuya daha değinmek gerekmektedir. Şirketleşme…
Salonda konuşulanlara bakılırsa şirketleşmenin ne işe yarayacağı, içerisinin nasıl doldurulacağı konusun da yöneticiler dahil kimsenin sağlıklı bir bilgisinin olmadığı kanaati oluştu bende.
Sağlıklı gelir kaynakları yaratılmadan şirket kuralımda Konyalıya hisse senedi satalım mantığı hayalcilikten başka bir şey  değildir. 80-100 TL’ye kombine kart almayan, takımın bir formasını alıp katkı yapmaktan kaçınan insanlara hisse senedi satmayı düşünmek sağlıklı bir düşünce değildir. Şirketleşme konusunu ciddi manada düşünmek ve işin uzmanlarından bilgi alarak hareket etmek gerekmektedir.
Her şeye rağmen seçilen yönetime ve Konyaspor’a süper ligde başarılar diliyorum.   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi