Kızlarımız Artık Okuyorlar

“Haydi Kızlarımız Okula” kampanyasına, okuyup yazma öğrenme seferberliğine artık ihtiyaç yok. Çünkü kızlarımız okuyorlar ve hattâ okumak için okul arıyorlar. Özel okulların çoğalmış ve paralı eğitime ilginin artmış olması bunun delili değil mi? Aslın da kızlarımız da, erkekler gibi hep okudular ve okumak istediler. Cumhuriyetin ilk yıllarında kız çocukları okumak veya anne-babaları okula göndermek istemiyorlarmış gibi göstermeye çalışmadılar mı? Bu yüzden köylerde jandarma takipleri oldu. Bu durumun da dinden kaynaklandığını ileri sürenler bile çıktı. Din, kız çocuklarının okumalarını istemiyor düşüncesiyle baskı altına alınmak istendi. Din adamları çocukları okuttukları için takibata uğradılar ve cezalar aldılar
Halbuki Müslümanlık ilmi, insanları bilgiye ulaştıracak olan okuyup yazmayı teşvik ediyordu. Sevgili Peygamberimize Hıra Mağarasında ulaşan ilk vahyin ilk emri oku oluyordu. İslâm dini kadın ve erkeğe ilim öğrenmeyi farz kılmıştı. Sevgili Peygamberimiz: “Bilgi, hikmet müminin kaybolmuş malıdır, nerede bulursa alır.” buyuruyordu. Müslümanlık, ilim öğrenmeyi tavsiye değil emrederken kadın erkek ayırımı yapmıyordu. Okuma ve yazma öğrenme ile ilgili emirler, kadını da erkeği de kapsıyordu. İlim sahibi olmayan, medenî anlayış ve yaşayıştan mahrum kalan kadının, İslâm dinini öğrenmesi ve o dini yaşaması mümkün olur mu? Dünya tarihinde cehaletle en büyük mücadeleyi Peygamber Efendimiz başlatmıştır. Bu gerçeği dünya ilim adamları kabul ediyor da bizdeki ilim adamı geçinenlerin bir kısmı kabul etmiyorlar. Onun için göstermelik kız çocuklarını okula kazandırma ve okumalarını sağlama kampanyaları açıyoruz. Böylece okullarımız üzerinde oynanan oyunları ve eğitimde çevrilen korkunç dolapları göremiyoruz. “Haydi Kızlarımız Okula” kampanyaları açacağımıza esrar ve eroini, aşk kavgalarını ve cinayetleri, kız kaçırma olaylarını önleme kampanyaları açsak daha yararlı olmaz mı? Öyle bir an gelecek ve şartlar oluşacak ki; sizin kampanyalarınıza rağmen çocuklarımız okullarına gidemeyecekler. 12 Eylülden önce ideolojik kavgalar ve takipler vardı. Çocuklarımız okullarına gidemiyorlardı. Şimdi de adi suçlar cinsinden polisiye olaylar var. Gelin hep birlikte bunları önleyelim.
“Haydi Kızlarımız Okula” kampanyası Türkiye'yi, vatandaşlarına zorla okuyup yazma öğretmeye çalışan ilkel bir ülke durumuna düşürmüyor mu? Ülkemizi bu duruma düşmüş olmaktan kurtarmak lâzım.
Televizyonların haber bültenlerinde “Haydi Kızlarımız Okula” kampanyasının başlatılmış ve bu kampanyaya yüklü bağışların da yapılmış olduğunu dinledim. Öyle anlaşılıyor ki bu kampanya yeni değil. Cumhuriyetin ilk günlerinden beri var da bu günkü anlamdaki ve içerikteki kampanya 2004-2005 yılından beri sürüp geliyor. Belki de 28 Şubat postmodern darbesinden sonra ortaya çıkan eğitim hamlelerinden birisi. Bu kampanya 6-14 yaş grubunu kapsıyormuş. Çünkü daha büyük kızlara haydin okula diyemiyorlar. Demeye gerek yok onlar kendileri gidiyorlar ama başörtüsü sebebiyle okullara almıyorlar. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre; “Kimse eğitim ve öğretimden yoksun bırakılamaz.” Sebep ne olursa olsun. İnancın gereği kullanılan başörtüsü de olsa
Aslında bunlar modası geçmiş ve tesiri kalmamış kampanyalardan. Bizim kızlarımız siz isteseniz de istemeseniz de okula gidiyorlar ve okuyorlar. Okumak istiyorlar ama okuyacak okul ve ellerinden tutacak öğretmen bulamıyorlar. Bu kampanya ile eğitimle ilgili bazı problemler gizlenmek ve dikkatler başka yönlere çekilmek isteniyorsa ona da bir şey diyemeyiz. “Haydi Kızlarımız Okula” kampanyası, “Haydi Kızlarımız Üniversiteye” şekline dönüştürebiliyor mu?.Fırsat verileceğine aklınız kesiyorsa bunu yapın. Dönüştüremezsiniz. Çünkü üniversitede başörtü problemi değil başörtüsü engeli var. Dünya üniversitelerinde böyle bir problem ve engel yok. Her nedense bizim üniversitelerimizde var. Üniversiteye rektör atanırken ilmî kariyeri, idari yeteneği değil de başörtüsü hakkındaki görüşü dikkate alınıyor. Zaten rektör olmak isteyenler, başörtüsünü üniversiteye sokmayacaklarının sinyalini vererek o makamlara geliyorlar. Bu günkü Batı Medeniyetinin ve ilminin doğuşunu hazırlayan doğu medeniyeti ve kültürü, başörtüsüz mü yükseldi? Bu başörtüsünün dünyanın hangi döneminde ilmî çalışmalara ve modern gelişmelere engel teşkil ettiğine, başörtülü aklın ve tecrübenin işe yaramadığına dair bir tek örnek gösterilebilir mi? Gösterilemez. Çünkü böyle bir durum söz konusu değil. Bırakın, her yaştaki kızlarımız başörtülü başörtüsüz her seviyedeki okulda okuyabilsinler. Başörtüsü engeli kaldırılsın ve kızlarımızın okumak isteyip istemedikleri o zaman görülsün. Bizim ülkemizde ve bizim zihniyetimizdeki bir toplumda “Haydi Kızlarımız Okula” gibi kampanyalara ihtiyaç yok.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi