Kız Liseliymiş

Sakın ha, kız liseliyse ne yapalım, bize ne demeyin. Bu mesele beni ilgilendirdiği kadar sizi de ilgilendirir. Aslında yalnız sizi bizi değil, bütün toplumu ilgilendirir. Ne olursa olsun o kız da bu memleketin çocuğu. Yüzlercesinden, binlercesinden bir tanesi. Görmezlikten gelemeyiz. Üstelik bir de lisede okuyormuş. Liseyi bitirirse üniversite ilim kucağını açmış hasretle onu bekliyor.
Kız liseli, (Lisede okuyor) ama başı dertte. Yalnız kızın mı okulun ve ailesinin de başı dertte. Liseli kız, aşığından korktuğu için bir türlü dışarı çıkamıyormuş. Hattâ evin penceresinden bile sokağa bakamıyormuş. Dolayısıyla can güvenliği olmadığı için okuluna da gidemiyormuş.
Olay masala benziyor değil mi?. Yalnız ben masal anlatmıyorum. Gerçeği ifade etmeye çalışıyorum. Keşke anlattığım masal olsaydı. Ben masalcı olmaya dünden razı olurdum.
Bu, ne biçim aşksa veya aşkın şiddetine bakın ki kız nereye giderse âşığı, işi gücü bırakmış onu takip ediyormuş. Bu takip varlığından kızı haberdar etme veya koruma amaçlı da olabilir. Normal bir takip veya yalnızca tanışma amaçlı olsa. Böyle şeyler olabilir denir ve üzerinde fazla durulmaz. Kız sürekli takipten kurtulmak için kaçacak sokak, girecek delik, saklanacak bucak ve kendini hemen içeri atacak açık bir kapı arıyormuş.
Bu zorlama ve kollama ne biçim bir aşk, doğrusu incelenmeye değer. Sorumlular incelesinler. Eskiden âşıklar mâşuklarını rahatsız ve tedirgin etmemek için onlara görünmemeye çalışırlardı. Ele güne karşı kızcağıza ayıp olur ve dile düşer diye.   Şimdi dile düşmeyi bırak boy soy nesimlerle internete düşüyorlar. İnternete düştükten sonra da onları bu aşklı gidişten kimse kurtaramıyor. Bir çoğunun sonu da maalesef iyi bitmiyor.
Eskinin delikanlıları âşık oldukları kızın geçtiği yerlerden kimseye çaktırmadan sessizce geçerlermiş. Su içtiği pınarlardan bir gören olur diye su bile içmezlermiş. Çalı çırpı topladığı ve kuzu otlattığı bayırlardan sessizce süzülürlermiş.  Âşık ile mâşuk birbirlerini uzaktan severlermiş. Tebessümle konuşurlarmış, utançlarından önlerine bakarak selâmlaşırlarmış.
Zamanımızda her şey değiştiği gibi galiba aşk da değişti. Bunlar liseli, ama Ferhat ile Şirini, Leyla ile Mecnunu bile okumamışlar. Şimdiki âşıklar bir an önce işi bitirmek ve hemen mercimeği fırına vermek istiyorlar. Onun için liseymiş, üniversiteymiş, daha okuyacaklarmış, anne baba bu işe ne diyecekmiş hiç fark etmiyor.  Beklemeye ve aile büyüklerinin devreye girmesine tahammülleri yok. Biraz çile çekmeye ve hasretlik yaşamaya bile tâlip değiller.
Liseli bir kıza âşık olunmaz mı, elbette olunur.  Olunur, ama liseli kız da biri bana âşık olsun diye süslenip püslenip, saçlarını omuzlarına uzunca salıverip piyasaya çıkmaz.  Eğer bu çalımla piyasaya çıkarsa karşısına işte böyle bir âşık veya âşık olduğunu zanneden birisi çıkar ve bunaltacak şekilde peşine düşer. Bana âşık olan genci bir defacık görebilsem diye perdenin arkasında beklemesi gerekirken evden çıkamaz ve pencereden bakamaz hale gelir.
Bir kısmı bana diyecek ki; hangi devirde yaşıyorsun, senin dediklerin ve düşündüklerin mazide kaldı. Yaşamak istediğim devri kendim seçmiş değilim, lâkin bu devirde yaşamaktan da memnun değilim. Hani derler ya memnun olan varsa parmak kaldırsın diye. Hakikaten bu devirden memnun olan varsa parmak kaldırsın, eğer çoğunluk bu devirden memnun ise biz de halimizi tekrar bir gözden geçirelim.
Şaka bir tarafa. Lütfen çocuklarımıza sahip çıkalım. Sokaklarda olanları bir tarafa bırakalım, okullarımızda olanlardan utanıyoruz. Hangi şartlarda olursa olsun genç kızlarımızın başlarına gelenleri medyada görmekten ve okumaktan utanır olduk. Eğer başta aile olmak üzere okullarımız çocuklarımıza sahip çıkamıyorsa bu okulları kapatalım daha iyi. Hiç olmazsa çocuklarımız gözümüzün önünde olur, ne yaptığını ve nasıl yaşadığını daha iyi takip ederiz. Din dersleri okullardan kaldırılsın diye sokaklarda çığlık atılan  bir ülkede bunların olması normaldir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi