Kaldığımız yerden

Konyaspor ilk yarı maçlarının sonuncusunu grubun lideri Elazığspor’la oynadı. Sürekli kadrodan Hakan Aslantaş ve Muhammet olmamasına rağmen takımın oyun stratejisinin değişmediğini, yine deplasman maçlarında sergilediğimiz mücadeleci, takım savunma disiplinini ön planda tutan ama maalesef çok cılız hücum organizasyonlarında yer alan bir Konyaspor izledik.
Yani kaldığımız yerden lige devam ediyoruz, ediyoruz da diğer rakipler bizim gibi değiller. Bu takımlar ara transferde kadrolarını güçlendirebiliyorlar. Oynadığımız Elazığspor bile 4’ü alt yapıdan olmak üzere 7 oyuncu transfer edebiliyor.  Kaldı ki transfer ettiği Samsunspor’un birinci kalecisi Ahmet Şahin ile Kartalsporun golcüsü Önder Çengel’i bizim maçta oynatabiliyor
Konyaspor ise bırakın transfer etmeyi, mevcut tecrübelilerin içerisinde en verimli olan Hakan gemisini terk ederek gidebiliyor. Benim Konya TV’deki konuşmamda da belirttiğim gibi korktuğum  buydu. Zaten yetersiz olan kadrodan ayrılabileceklerin olması.
Doğrusu ben yabancıların öncelikle gemiyi terk edebileceklerini düşünürken,  bu takımda kaptanlık yapmış Hakan Aslantaş’ın gemiyi terk eden olması beni oldukça yaraladı. Açıkçası ondan hiç beklemediğim bir davranış oldu. Hakan efendi Bursaspor’da 42 numaralı formayı tercih edip, Konyalıların gönlünü almaya çalışmış. Ben de diyorum ki, değil 42 numaralı forma, Bursa’nın tapusunu da getirip versen, Konyalıların gönlünü kazanamazsın. Çünkü, dal rüzgarı  affetse de kırılmıştır bir kere.
Kulüp, borçları tasfiye etmek adına topyekün elindeki para eden topçuları satsaydı, sende kulüp menfaatleri için gidebilirdin, o zaman kimse birşey söyleyemezdi, ama şimdi Pawelek, Robak, Perez ve Kere gibi yeri geldiğinde davranışlarını aşağıladığımız, dürüstlüklerini sorguladığımız yabancıların yüzüne nasıl bakacağız?
Onlar ki geçen yıl küme düşen takımda yer almaları nedeniyle sorumlulukları gereği gemiyi terketmediler ve tüm iyi niyetleriyle mücadelelerine devam ediyorlar ve bu oyuncuları bir Konyalı olarak takdir ediyorum.
Maça gelince Ali Dere oyuna iyi başladı 7 ve 15. dakikalarda etkili oldu. Hatta sakatlandığı pozisyonda Elazığsporun geri pasını gole çeviremedi. 24.dakikada arka adale yırtığı veya gerilme 19 yaşında bir genç için manidar.  Tamam sprinter oyuncular sürekli anaerobik ortamda iş yaptıklarından kasılmalar normaldir, ancak bu yaştaki gençler çok çabuk ikinci yüklemeye kendini hazır hale getirebilmelidir.
İnşallah önemli bir sakatlığı yoktur.
Ali Dere ile değişen Serbay aslında onun için performansının daha iyi olabileceğini düşündüğüm yerde oynadı. Süratli, adam eksiltebilen yerine göre içeriye de kat edebilen, her iki ayağını da kullanabilen yetenekli bu kardeşimizden beklentim çoktu, ancak istenilen performansa ulaşamadı.
Kadronun yenileri Tolga ve Abdullah doğrusu hiçte sırıtmadılar. Hatta Abdullah bana göre savunma anlayışı ile solbek mevkiini dolduracak gibi gözüküyor.
Özetlersem, Konyaspor ilk devre maçlarında olduğu gibi takım savunmasını iyi yapıyor Kalecimizde maşallah gerek kale içerisine yaptığı tılsımla, gerekse başarılı olduğu için tutuyor, tutamadığını da nadiren de olsa zaten yiyor. Bu kadarda olsun, adam ligin en az gol yiyen kalecisi üstelik ve talipleri olmasına rağmen, Konyaspor’u terk etmemiş.
Lig ilk yarıdan bir farkla devam edecek. Bizim haricimizdeki tüm takımlar ara transferde kadrolarını güçlendirmiş olarak karşımıza çıkacak.
Kısacası, Konyaspor, Elazığspor karşısında uzatmalarda yediği golle ligdeki ikinci yenilgisini de almış oldu. Tabi ki, Konyaspor’un yenilme gibi bir kredisi var, ama bunu alışkanlık haline de getirmemeli.
Kadro zafiyeti olan Konyaspor’u böyle aciz duruma düşürenleri Allah’a havale ediyorum, daha ne diyeyim.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Arşivi