Konya’ya ne zaman bir Bakan veya üst düzey bir bürokrat gelse basın mensupları arasında bir ayrıcalık yaşanır. Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun Konya’ya gelişlerinde de aynı sorun tekrarlandı. Basın kuruluşlarına gelen ilk fakslarda, Sayın Eroğlu’nun programı için şu bilgiler yer alıyordu: ‘Sayın Bakanımız 5 Haziran Cumartesi günü DSİ Bölge Müdürlüğü’nde kahvaltılı basın toplantısı düzenleyecektir. Akabinde Mavi Tünel ve Bağbaşı Barajı’nda incelemelerde bulunacaktır. Programı takip etmek isteyen basın mensupları için araç DSİ 4. Bölge Müdürlüğü önünde hazır bulundurulacaktır.’ İlk gelen metin bu şekilde idi. Sabah saat 08.30’da basın toplantısının düzenleneceği salonda verilen bilgi metninde ise, 09.00–10.00 kahvaltı ve KOP ile ilgili brifing. Daha sonra 3 ayrı helikopter ile Beyşehir Gölü, Derebucak Barajı ve Gembos Derivasyonu, Beyşehir, Seydişehir, Apa Kanalı üzerinde inceleme, Suğla Depolaması’nın görüntülenmesi, Seydişehir Sulama Alanı’nın görülmesi, Mavi Tünel ve Bağbaşı Barajının görülmesi ve Sayın Bakanımızın basın mensuplarına brifingi. Buraya kadar güzel, ancak burada göz ardı edilen önemli bir ayrıntı; bu programa sadece belirli haber ajansları ve bir televizyon kanalının alınması. Oraya gelen diğer yerel gazete ve televizyon temsilcileri bu programın dışında bırakıldı. Sabah, kahvaltılı basın toplantısının kahvaltı kısmı gerçekleştirildi, ‘Basın toplantısı’ kısmı Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Selim Gülbahar ve Bakanlık temsilcilerinin ifadelerine göre Sayın Bakanımızın talimatı ile iptal edilmiş. Ahmet Selim Gülbahar değişiklik hakkında kendisinin bilgisinin olmadığını söyledi. Yerel yayın yapan tüm gazete ve televizyonlar orada idi. Tek görevleri Bakanımızın basın toplantısını izlemek kamuoyunu Konya’nın hayati bir meselesi olan KOP ile ilgili bilgilendirmekti. Ama izleyemediler. Çünkü basın toplantısı yapılmadı. Bakanlık tarafından tahsis edilen 3 helikoptere ise belirli ulusal ajanslar ve bir televizyon kanalının dışında hiçbir yerel basın alınmadı. Bunun mazereti de çok ilginçti: “Ne güzel şanslısınız ajanslarınız ve tv kanalı var. Onlardan alırsınız…” Kardeşim o zaman sabahın erken saatlerinde tüm basın mensuplarını oraya neden çağırdınız? Bir şapka, bir tişört vermek için mi? Kahvaltı yapmaları için mi? Biz kahvaltımızı evimizde de yapardık. Biz önce gazeteciyiz, televizyoncuyuz, önce işimizi düşünürüz. Şapka, tişört, kahvaltı bizim için önemli değil… Öte yandan Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun, Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı kurum müdürleri ile Cuma günü akşam 18.00’de İl Özel İdare Sosyal Tesislerinde yaptığı ‘Koordinasyon Toplantısı’na sadece Anadolu Ajansı’nın çağrılması da dikkat çeken bir başka ayrımdı… Artık yerel basına karşı yapılan bu ayrımlara son verilsin. Bizim tek suçumuz ‘Yerel Basın’ olmak mı?
Önceki ve Sonraki YazılarYAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.