İşte bu Konya'nın gücü
Yayınlanma:
Konyaspor tekrar Süper Lig’de.
Ne mutlu bu süper destanı yaşatanlara.
Ne mutlu bu taraftara.
Olağanüstü başarı dünya genelindeki tüm Konyalılar’ı gururlandırdı.
Bu gurur; başta tabiri caiz ise kuru kavaktan düdük çıkartan Ziya Doğan olmak üzere tüm futbolculara, başarı için ellerinden geldiğince çabalayan yönetime ait. Hatta bu takımın oluşmasında bugünlere gelmesinde büyük emeği olan Hüsnü Özkara hocaya da ait . O’nu unutmak olmaz elbette.
Her şeye rağmen yeniden Süper Lig’deyiz.
Bank Asya’ya düştüğümüz acı günleri unutmamak lazım. Sezon başında 2009 Ağustos ayında bir yazı kaleme almış ve serüven başlıyor demiştim. Bu serüvenin dikenli yollarla, uçurumlarla dolu olduğuna vurgu yapmış, ne şekilde olursa olsun ilk ikiye girip Süper Lig’e direkt olarak çıkmanın önemine dikkat çekmiştim. Ne yazık ki korktuğumuz oldu ve play-off maçlarına kaldık. Neyse ki bu maçlardan alnımızın akıyla çıktık da yeniden Süper Lig’e merhaba dedik.
Peki bu serüven nasıl gerçekleşti isterseniz şöyle bir geriye dönüp bakalım da bu şampiyonluk hazzını ona göre daha iyi yaşayalım ne dersiniz?
Bu yol gerçekten de dikenlerle doluydu. Hele ki takımın önünü kesen, neredeyse 25 trilyonu bulan sezon başındaki o eski borçlar yönetimin ayağına prangaydı resmen. Zorluklarla kurulan yönetim daha başlarda çatırdıyor gelen istifalar kafaları karıştırıyordu. Parasızlık nedeniyle yapılabilen transferler ortadaydı ve takviye düşünülürken borçlar nedeniyle koyulan transfer yasağı da çabasıydı. Sezonun ikinci yarısına mevcut kadro ile devam etme zorunluluğu da vardı bu yasak nedeniyle. Ara transfer dahi yapamamanın sıkıntısı vardı üstelik. Mevcut futbolcuların maaşlarını bile parasızlık nedeniyle ödeyememenin sıkıntısı da katmer katmer dert olmuştu. Ara transferde tüm takımlar özellikle de Karabük, Altay ve Buca süper transferler yaparken siz sadece seyrediyordunuz. Tüm bu olumsuzluklar içerisinde ilk yarıyı oldukça başarılı bitiren takım sezonun ikinci yarısında ise duraklama devresine girmişti adeta…
Üstelik bir de alınan kötü sonuçlar sonrası Hüsnü hoca ile yollar ayrılıyor, yerine getirdiğin ise işi yüzüne gözüne bulaştırıyordu. Takımın adeta ruhu buharlaşmaya başlamıştı ki Konya’nın kaderini etkileyen doğru bir hamle ile tecrübeli Ziya hoca takımın başına getiriliyordu. Daha neler neler…
Bu takım Süperlig’e yürüdü ama yaşanan acı dolu sıkıntıları ancak takımı yakından izleyenler bilir. Ziya hoca gerçekten bu başarıda büyük emek vermiştir. Şimdi enteresan olanı ise tribüne dahi gitmeyenlerin, şampiyonluk sonrası sokaklara dolmasıdır. Takıma hiçbir şey vermeyenlerin idareci de olsa sevinç gözyaşlarına boğulmasıdır enteresan olan. Bu şehir her zaman dediğimiz gibi her şeyin en iyisine layıktır. Bu ancak birlikten güç doğar felsefesi ile gerçekleşecek bir olgudur ve biz bu birlikteliği ne yazık ki hep son anlara bırakıyoruz.
Sonuçta bu şehir öyle ya da böyle hak ettiği Süper Lig’e yeniden merhaba dedi. Bu Konya’nın gücünün göstergesidir. Sonunda şampiyon olduysak bu gücün eseridir. Üstelik Süper Lig’de artık işler eskisi gibi değil. Çok da iyi paralar gelecek yayın havuz gelirinden. Ortalama gelir 5 milyon dolar ile göstereceğin başarıya, sıralamadaki yerine göre sezon sonuna kadar 11 milyon doları bulacak. Sadece yayın gelirinden alınacak bu para bile başlı başına büyük bir nimettir Konyaspor için. Artık bir Bursa kadar olamasak bile ilk beşe oynayacak bir takım kurulmalı, ligde kalıcı olmanın yolları aranmalıdır. Geçmişten ders almalı, sağlam adımlar atılmalıdır. Bu kötü korku filmi gibi serüveni bir daha yaşamamalı bu şehir. Bize göre bunu hak etmiyoruz ama bazılarına göre de hak ediyoruz. O bunları hak ettiğimizi düşünenlerin sayısını azalttığımız zaman bu şehrin önünde kimse duramaz. Bu böyle biline…
Şampiyonluğumuz tüm Konya’ya hayırlı olsun…
Spor dolu günler dileğiyle…
Ne mutlu bu süper destanı yaşatanlara.
Ne mutlu bu taraftara.
Olağanüstü başarı dünya genelindeki tüm Konyalılar’ı gururlandırdı.
Bu gurur; başta tabiri caiz ise kuru kavaktan düdük çıkartan Ziya Doğan olmak üzere tüm futbolculara, başarı için ellerinden geldiğince çabalayan yönetime ait. Hatta bu takımın oluşmasında bugünlere gelmesinde büyük emeği olan Hüsnü Özkara hocaya da ait . O’nu unutmak olmaz elbette.
Her şeye rağmen yeniden Süper Lig’deyiz.
Bank Asya’ya düştüğümüz acı günleri unutmamak lazım. Sezon başında 2009 Ağustos ayında bir yazı kaleme almış ve serüven başlıyor demiştim. Bu serüvenin dikenli yollarla, uçurumlarla dolu olduğuna vurgu yapmış, ne şekilde olursa olsun ilk ikiye girip Süper Lig’e direkt olarak çıkmanın önemine dikkat çekmiştim. Ne yazık ki korktuğumuz oldu ve play-off maçlarına kaldık. Neyse ki bu maçlardan alnımızın akıyla çıktık da yeniden Süper Lig’e merhaba dedik.
Peki bu serüven nasıl gerçekleşti isterseniz şöyle bir geriye dönüp bakalım da bu şampiyonluk hazzını ona göre daha iyi yaşayalım ne dersiniz?
Bu yol gerçekten de dikenlerle doluydu. Hele ki takımın önünü kesen, neredeyse 25 trilyonu bulan sezon başındaki o eski borçlar yönetimin ayağına prangaydı resmen. Zorluklarla kurulan yönetim daha başlarda çatırdıyor gelen istifalar kafaları karıştırıyordu. Parasızlık nedeniyle yapılabilen transferler ortadaydı ve takviye düşünülürken borçlar nedeniyle koyulan transfer yasağı da çabasıydı. Sezonun ikinci yarısına mevcut kadro ile devam etme zorunluluğu da vardı bu yasak nedeniyle. Ara transfer dahi yapamamanın sıkıntısı vardı üstelik. Mevcut futbolcuların maaşlarını bile parasızlık nedeniyle ödeyememenin sıkıntısı da katmer katmer dert olmuştu. Ara transferde tüm takımlar özellikle de Karabük, Altay ve Buca süper transferler yaparken siz sadece seyrediyordunuz. Tüm bu olumsuzluklar içerisinde ilk yarıyı oldukça başarılı bitiren takım sezonun ikinci yarısında ise duraklama devresine girmişti adeta…
Üstelik bir de alınan kötü sonuçlar sonrası Hüsnü hoca ile yollar ayrılıyor, yerine getirdiğin ise işi yüzüne gözüne bulaştırıyordu. Takımın adeta ruhu buharlaşmaya başlamıştı ki Konya’nın kaderini etkileyen doğru bir hamle ile tecrübeli Ziya hoca takımın başına getiriliyordu. Daha neler neler…
Bu takım Süperlig’e yürüdü ama yaşanan acı dolu sıkıntıları ancak takımı yakından izleyenler bilir. Ziya hoca gerçekten bu başarıda büyük emek vermiştir. Şimdi enteresan olanı ise tribüne dahi gitmeyenlerin, şampiyonluk sonrası sokaklara dolmasıdır. Takıma hiçbir şey vermeyenlerin idareci de olsa sevinç gözyaşlarına boğulmasıdır enteresan olan. Bu şehir her zaman dediğimiz gibi her şeyin en iyisine layıktır. Bu ancak birlikten güç doğar felsefesi ile gerçekleşecek bir olgudur ve biz bu birlikteliği ne yazık ki hep son anlara bırakıyoruz.
Sonuçta bu şehir öyle ya da böyle hak ettiği Süper Lig’e yeniden merhaba dedi. Bu Konya’nın gücünün göstergesidir. Sonunda şampiyon olduysak bu gücün eseridir. Üstelik Süper Lig’de artık işler eskisi gibi değil. Çok da iyi paralar gelecek yayın havuz gelirinden. Ortalama gelir 5 milyon dolar ile göstereceğin başarıya, sıralamadaki yerine göre sezon sonuna kadar 11 milyon doları bulacak. Sadece yayın gelirinden alınacak bu para bile başlı başına büyük bir nimettir Konyaspor için. Artık bir Bursa kadar olamasak bile ilk beşe oynayacak bir takım kurulmalı, ligde kalıcı olmanın yolları aranmalıdır. Geçmişten ders almalı, sağlam adımlar atılmalıdır. Bu kötü korku filmi gibi serüveni bir daha yaşamamalı bu şehir. Bize göre bunu hak etmiyoruz ama bazılarına göre de hak ediyoruz. O bunları hak ettiğimizi düşünenlerin sayısını azalttığımız zaman bu şehrin önünde kimse duramaz. Bu böyle biline…
Şampiyonluğumuz tüm Konya’ya hayırlı olsun…
Spor dolu günler dileğiyle…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.