İslâmda Selâm

Selâm kelimesi, dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtulmak ve esenliğe kavuşmak anlamına gelmektedir. Sevgili Peygamberimiz, bu hususu şöyle ifade etmişlerdir: “İman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş sayılmazsınız. Size bir şeyi haber vereyim mi? Onu yaptığınız zaman birbirinizi seversiniz. Aranızda selâmı yayınız.” (Riyazü's-Salihin, cilt; 2, sayfa; 228, hadîs; 851)
Selâm; barış, esenlik, rahatlık, huzur ve güven demektir. Kardeşliğin, birlik ve beraberliğin, dayanışma ve kaynaşmanın, tanışmanın, sevgi ve saygının sembolik mesajı; selâmdır.
Selâm; bir İslâm ahlâk terimidir, insanlığın kurtuluş reçetesi, sevgi ve merhamet penceresidir.
Selâm, Allah'ın güzel isimlerindendir. Yani O, her çeşit noksandan sâlim olan, kullarını her türlü tehlikeden koruyan, çıkaran ve Cennetteki bahtiyar kullarına selâm verendir.
Müslümanların birbirleriyle selâmlaşmaları, Allah'ın emri ve Peygamberimizin sünnetidir.
Selâmın aslı, varlığı, dinî hükmü, uygulanma şekli, manevî derecesi kitap, sünnet ve icma ümmet ile sabittir.
Allah-ü Teâlâ selâmla ilgili şöyle buyuruyor:
“Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübârek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (Birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye ayetleri size böyle açıklar.” (Nur Suresi, ayet; 61)
Bir başka ayette de şöyle buyruluyor:
“Bir selâm ile selâmlandığınız zaman siz de selâm vereni ondan daha güzeli ile selâmlayın. Yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını yapandır ve arayandır.” (Nisa suresi, ayet;61)
Sevgili Peygamberimiz, selâm'ın önemi üzerinde sıkça duruyor ve şöyle buyuruyor: “Abdullah b. Amir-i'bni'l-As (R. Anh) den: Bir adam Resûl-i Ekrem (S.A.S.) den (İslam'ın hangi ameli daha hayırlıdır diye sordu:) Resûl-i Ekrem (S.A.S.) Efendimiz:
“Yemek yedirmekliğin, tanıdığın ve tanımadığın kimselere selâm vermekliğindir buyurdu.” (Riyazü's-Salihin, cilt;2, sayfa; 226, hadîs; 848)
Ebû Hüreyre (R.Anh) in rivayet ettiği bir hadîste Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Allah-ü Teâlâ Ademi yarattığı zaman O'na şöyle söyledi:
- Git şu oturan meleklere selâm ver. Selâmını nasıl karşılayacaklarını dinle. Zira onların karşılığı senin ve evlâdının selâmı olacaktır.
Bunun üzerine Hz. Adem meleklere: “Esselâmü aleyküm” dedi. Melekler de:
“Esselâmü aleyke ve Rahmetu'llah diye mukabelede bulundular. (Ve Rahmetu'llah) kelimesini ilave ettiler.
Selamün aleyküm; selâm sizin üzerinize olsun, Allah sizi her türlü kazadan ve belâdan korusun demektir.
Ve aleykümselâm ve Rahmetu'llahi ve berekâtüh; Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi sizin de üzerinize olsun demektir.
Selâmda sünneti yerine getirmek için en azından selâm verdiği kimsenin duyacağı kadar sesini yükseltmelidir. Eğer sesini muhatabına duyuramazsa selâm vermiş sayılmaz. O selâmı almakta vacip olmaz.
Sevgili Peygamberimiz, selâmın usulünü bize şöyle açıklıyorlar:
“Küçükler büyüklere, binekte olanlar yayalara, yürüyenler duranlara, arkadan gelenler önde gidenlere, iki grup karşılaştığı zaman az olan çok olana önce selâm verir.” (Buhari, Müslim)
Ebû Hüreyre (R.Anh) den Resûlü Ekrem (S.A.S.) Efendimiz şöyle buyurmuş:
“Sizden biriniz bir meclise vardığınızda veya oradan ayrıldığınızda selâm verin. Bu selâmlardan biri, diğerinden farklı değildir.” (Riyazü's-Salihin cilt; 2, sayfa; 244, hadîs; 873)
Şu durumda olan kimselere selâm verilmez:
Namaz kılana, Kur'an-ı Kerim okuyana, hutbe dinleyene, ilimle uğraşanlara ve yemek yiyene.
Şu kimselere selâm vermekte doru değildir:
İdrar ve cima yapana, uyuyan kimseye, ezan okuyana, kamet getirene ve ihramlı lebbeyk... getiren kimseye.
Yezid kızı Esmâ (R.Anha) dan Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Biz mescidde kadınlarla oturuyorduk. Nebiyyi Zişan yanımızdan geçerken bize selâm verdi.” (Riyazü'Salihin, cilt; 2, sayfa; 241, hadîs; 869)
Enes 'R. Anh) den Resûlü Ekram (S.A.S.) şöyle buyurmuştur:
“Ehli kitap olan size selam verdiğinde yalnızca (vealeyküm) deyin. “(Riyazü's-Salihin, cilt; 2, sayfa; 243, hadis; 871)
Esselâm-ü Aleyküm Verahmetu'llahi ve Berekâtüh.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi