İslâm Kardeşliği
Yayınlanma:
Ramazan ayının tesirinin devam ettiği, varlığının hissedildiği şu günlerde unutulmaması gereken önemli bir konu da; İslâm kardeşliğidir. Ramazan ayı çıktıktan sonra ibadete devam etmek ne kadar önemli ise İslâm kardeşliğini muhafaza etmek de o kadar önemlidir. Sevgili Peygamberimiz; “Müslümanların birbirleriyle uğraşmaları, küs ve dargın olmaları, birbirlerini sevmemeleri dini kökünden yıkar.” buyuruyor. Kökünden yok olan dinin de ne ibadeti kalır, ne Ramazanı. Müslümanların bu noktaya önemle dikkat etmeleri ve Müslümanların arasındaki kardeşlik duygusunu zedeleyecek davranışlardan dikkatle ve şiddetle kazınmaları gerekir.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:
“Şüphesiz mü'minler, birbirleri ile kardeştirler. Öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'tan sakının ki size acısın!” (Hucurat suresi, ayet; 10.)
Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de: “Mü'minler, ancak kardeştirler.” buyruluyor.
Halbuki mü'minler, çok şeydirler. Örneğin; mü'minler, âlimdirler; mü'minler, sâlihtirler mü'minler; tâcirdirler; mü'minler, seyyahtırlar; mü'minler, ziraatçıdırlar; mü'minler, idarecidirler; mü'minler, siyasetçidirler... gibi, Bunların hiç birisine Kur'an-ı Kerim'de dikkat çekilmiyor. Yalnız mü'minlerin kardeş olduklarına dikkat çekiliyor ve üzerinde önemle duruluyor. Müslüman toplumların geleceği için önemli olan kardeşliğin, gerçekleştirilmesinin yolları gösteriliyor.
Kur'an-ı Kerim şu üç önemli noktaya dikkat çekiyor:
l. Mü'minlerin kardeş oldukları.
2. Dargın ve küs olanların barışmaları gerektiği.
3. Allah'tan sakınılması.
Bu üç esası benimsemek ve samimiyetle bu düşüncede olmak kardeşliğin temini ve tesisi için şarttır.
Sevgili Peygamberimiz, konunun önemi ve lüzumu sadedinde şöyle buyuruyorlar:
Ebu Hüreyre (R.Anh) den; Resul-i Ekrem (S.A.S.) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Nefsim yedi kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, siz, iman etmedikçe Cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de olgun mü'min olamazsınız. Size bir şeyi haber vereyim, onu yaptığınız zaman birbirinizi seversiniz: Aranızda selâmı yayınız.”
Her mü'min elbette Cennete gitmek ve Cennet nimetlerine kavuşmak ister. Bu dünyadaki kulluk gayretlerimizin hedefi ve amacı bu değil mi? Cennet'e kavuşmak ve Ahirette Allah'ın dostlarıyla beraber olabilmek. Bu mutlu neticeye ulaşmak için birçok amel işleriz. Eğer bu ameller içerisinde birbirimizi sevme ve birbirimizle kardeşçe yaşama niyet ve gayreti yok ise diğer ameller bizi Cennete kavuşturmaya yetmeyebilir. Bu noktayı da iyi düşünmek ve etraflıca değerlendirmek gerekir.
Aşağıdaki hadîs-i şerifte ibretle ve dikkatle okunmalıdır:
Numan b. Beşir (R. Anhüma) anlatıyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu:
“Mü'minler, birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta, ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidir, Vücudun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer azaları da bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar.”
Bu hadis-i şerifte şu üç nokta vurgulanıyor:
1.Birbirimizi sevmek. Mü'minler, sebep ne olursa olsun birbirlerinden sevgiyi esirgeyeceklerdir.
2.Birbirimize acımak, Mü'minler, birbirlerine merhametli davranacaklar ve zalimce, gaddarca yaklaşımlardan uzak duracaklardır.
3.Birbirimizi korumak. Mü'minler hür türlü şart, çıkar ve menfaatte birbirlerini samimiyetle koruyacaklardır.
Kardeşliğin üzerinde önemle duran Peygamber Efendimiz, konuyu, aşağıdaki hadîs-i şerifte ne güzel özetliyorlar ve şöyle buyuruyorlar:
“Müslüman, Müslümanın din kardeşidir. Müslüman, kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez, (himaye eder.) Her kim, Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse, Allah'ta ona yardım eder. Her kim, bir Müslümanın sıkıntılarından birini giderirse, Cenab-ı Hak buna mukabil o kimsenin kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim, bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah-ü Teâlâ' da onun Ahiret ayıbını örter.”
Ahiret ayıbının örtülmesini kim istemez. Eğer istiyorsak reçete yukarıdaki hadis-i şerifte gizli.
Sevgili Peygamberimizin ifadeleriyle; kendimiz için sevdiğimizi mü'min kardeşimiz için de sevmedikçe imanımız kâmil olmaz. Mü'minliğin ve Müslüman kardeşliğinin temeli; sevgidir.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:
“Şüphesiz mü'minler, birbirleri ile kardeştirler. Öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'tan sakının ki size acısın!” (Hucurat suresi, ayet; 10.)
Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de: “Mü'minler, ancak kardeştirler.” buyruluyor.
Halbuki mü'minler, çok şeydirler. Örneğin; mü'minler, âlimdirler; mü'minler, sâlihtirler mü'minler; tâcirdirler; mü'minler, seyyahtırlar; mü'minler, ziraatçıdırlar; mü'minler, idarecidirler; mü'minler, siyasetçidirler... gibi, Bunların hiç birisine Kur'an-ı Kerim'de dikkat çekilmiyor. Yalnız mü'minlerin kardeş olduklarına dikkat çekiliyor ve üzerinde önemle duruluyor. Müslüman toplumların geleceği için önemli olan kardeşliğin, gerçekleştirilmesinin yolları gösteriliyor.
Kur'an-ı Kerim şu üç önemli noktaya dikkat çekiyor:
l. Mü'minlerin kardeş oldukları.
2. Dargın ve küs olanların barışmaları gerektiği.
3. Allah'tan sakınılması.
Bu üç esası benimsemek ve samimiyetle bu düşüncede olmak kardeşliğin temini ve tesisi için şarttır.
Sevgili Peygamberimiz, konunun önemi ve lüzumu sadedinde şöyle buyuruyorlar:
Ebu Hüreyre (R.Anh) den; Resul-i Ekrem (S.A.S.) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Nefsim yedi kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, siz, iman etmedikçe Cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de olgun mü'min olamazsınız. Size bir şeyi haber vereyim, onu yaptığınız zaman birbirinizi seversiniz: Aranızda selâmı yayınız.”
Her mü'min elbette Cennete gitmek ve Cennet nimetlerine kavuşmak ister. Bu dünyadaki kulluk gayretlerimizin hedefi ve amacı bu değil mi? Cennet'e kavuşmak ve Ahirette Allah'ın dostlarıyla beraber olabilmek. Bu mutlu neticeye ulaşmak için birçok amel işleriz. Eğer bu ameller içerisinde birbirimizi sevme ve birbirimizle kardeşçe yaşama niyet ve gayreti yok ise diğer ameller bizi Cennete kavuşturmaya yetmeyebilir. Bu noktayı da iyi düşünmek ve etraflıca değerlendirmek gerekir.
Aşağıdaki hadîs-i şerifte ibretle ve dikkatle okunmalıdır:
Numan b. Beşir (R. Anhüma) anlatıyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu:
“Mü'minler, birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta, ve birbirlerini korumakta bir vücut gibidir, Vücudun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer azaları da bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar.”
Bu hadis-i şerifte şu üç nokta vurgulanıyor:
1.Birbirimizi sevmek. Mü'minler, sebep ne olursa olsun birbirlerinden sevgiyi esirgeyeceklerdir.
2.Birbirimize acımak, Mü'minler, birbirlerine merhametli davranacaklar ve zalimce, gaddarca yaklaşımlardan uzak duracaklardır.
3.Birbirimizi korumak. Mü'minler hür türlü şart, çıkar ve menfaatte birbirlerini samimiyetle koruyacaklardır.
Kardeşliğin üzerinde önemle duran Peygamber Efendimiz, konuyu, aşağıdaki hadîs-i şerifte ne güzel özetliyorlar ve şöyle buyuruyorlar:
“Müslüman, Müslümanın din kardeşidir. Müslüman, kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez, (himaye eder.) Her kim, Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse, Allah'ta ona yardım eder. Her kim, bir Müslümanın sıkıntılarından birini giderirse, Cenab-ı Hak buna mukabil o kimsenin kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim, bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah-ü Teâlâ' da onun Ahiret ayıbını örter.”
Ahiret ayıbının örtülmesini kim istemez. Eğer istiyorsak reçete yukarıdaki hadis-i şerifte gizli.
Sevgili Peygamberimizin ifadeleriyle; kendimiz için sevdiğimizi mü'min kardeşimiz için de sevmedikçe imanımız kâmil olmaz. Mü'minliğin ve Müslüman kardeşliğinin temeli; sevgidir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.