İslam Bankacılığı Hakkında IMF Raporu

Uluslar arası Para Fonu (IMF) 1992-2006 dönemi verilerini kullanarak dünyadaki İslam bankacılığı hakkında bir çalışma raporu yayınladı. (IMF Working Paper. Islamic Banking: How Has it Diffused? Patrick Imam and Kangni Kpodar. WP/10/195) Bu raporda dikkat çeken bazı hususları kısaca belirtmekte yarar vardır.
Bankalar finansal aracılar ve ödemeleri kolaylaştıran kurumlar olarak önemli bir ekonomik işlev görürler. Dahili tasarrufların yatırımlara dönüştürülmesiyle ekonomik kalkınma açısından önem taşırlar. Konvansiyonel bankacılık yanında faiz (riba), meysir, garar, haram faaliyetler sebebiyle İslam hukukuna göre çalışan İslam bankaları özellikle son yirmi yılda yaygın hale gelmiştir. Hem Müslüman ülkelerde, hem de Müslümanların önemli sayıya ulaştığı İngiltere gibi ülkelerde İslam bankaları çoğalmış, bazı geleneksel bankalar İslami esaslara göre çalışan şubeler açmışlardır. Bahreyn, İran, Birleşik Arap emirlikleri, Malezya, Kuveyt, Pakistan, Sudan, Pakistan, Suudi Arabistan başta olmak üzere İslam ülkelerinde bu bankaların sayısı oldukça fazladır. Türkiye’deki sayısı ise azdır. Bunların finansal varlıkları 2007 yılı sonu itibariyle 509 milyar $’a ulaşmıştır. Toplam bankacılık sisteminde İslam bankalarının payı (2006) İran’da % 60, Bahreyn, Bruney, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya, Pakistan gibi ülkelerde % 40-50 arasında değişmekte, Türkiye’de ise % 3-5 aralığında seyretmektedir.
Söz konusu çalışmanın sonuç kısmında şu görüşlere yer verilmektedir:
Çalışmada İslam bankacılığının dünya çapındaki yayılmasını belirleyen faktörler değerlendirilmiştir. İslam bankacılığının son birkaç on yılda küçük bir paydan büyük bir akıma dönüştüğü görülmektedir. Çünkü dindar Müslümanlar, diğer Müslümanlar ve karlı bulduklarında Müslüman olmayanlar bunlarla işbirliği yapmaktalar, Müslüman dünyadaki bazı altyapı projeleri için buradan fonlar kullanılmaktadır. Böylece kalkınma sürecinde yavaş da olsa etkili olmaktadır.
İslam bankacılığının gelişmesinde sözkonusu ülkedeki nüfus, kişi başı gelir düzeyi, ülkenin petrol ihracatçısı olması etkilidir. Yine Ortadoğu ülkeleriyle ticaretin artması İslam bankacılığını yayan bir unsurdur. İki İslam finansal merkezi olan Malezya ve Bahreyn’e yakınlık da önemlidir. Artan faiz oranlarının İslam bankacılığını da aksattığı görülmektedir. Çünkü bunlar, az dindar veya Müslüman olmayanların paralarının İslam bankalarına gitmesine engeldir.
Rapora göre sanılanın aksine, 11 Eylül saldırısının İslam bankacılığının yayılmasında önemli bir katkısı olmamıştır.
İslam dünyasında iyi kurumlaşma eksikliği olduğu kabul edilmektedir. Rapora göre geleneksel açılardan konvansiyonel bankacılığın İslam bankacılığı için önemli olmadığı şeklindedir. Çünkü İslam bankaları İslami kurallara göre işlemektedir. Hakem heyetinden bürokrasiye kadar bağışıklık sistemi zayıftır. Çünkü bunlara az başvurulmaktadır. Bu sebeple kurumları yenileştirmede bir ülke az ilerleme sağlasa bile İslam ülkeleri bankacılık sistemi oluşturmaktadır. Bu, niteliği gereği konvansiyonel bankaların girişimlerinden farklıdır.
Rapora göre İslam bankaları konvansiyonel bankaların tamamlayıcısı olup, ikamesi değildir. Dindar Müslümanlar, konvansiyonel bankaların sunmadığı İslam bankacılık ürünlerini talep etmektedir. Bu da, İslam bankacılığının yayılmasına yardım etmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi