Irak ve Petrolü
Eylül 24, 2009. The Economist
Yabancı yatırımcıları caydırma
Irak’ın çökmüş petrol bakanlığı yabancı yatırımı desteklemiyor
Irak petrol bakanlığının kapısını çalmaya devam eden istekliler var, ama içeridekiler hala “girin” demekte isteksiz davranıyorlar. Petrol sahalarını geliştirmek için lisans verme tosbağa hızında ilerlemektedir. Bakanlık, şirketlerin uzun dönem işlemlerini dikkate almadan önce mutad olmayan geniş ön ödemeli kredileri belirlemek için tetkik ve sondaj anlaşmalarını sunmalarını belirtti. “Irak petrolünü çalmak” için gelen yabancılara karşı ihtiyatlı olan parlamenterlerin neredeyse tümü gerekli yasaların geçmesini engelleyerek ilerlemeyi tıkamatadır. Irak, Suudi Arabistan, Kanada ve İran’dan sonra dünyada dördüncü büyük petrol üreticisi durumundadır. Yazın parlamenterlerin tatilinde bakanlıktaki teknokratlar sessizce iyi olduğu söylenilen Irak’ın küresel hidrokarbon devi olmasına doğru bazı tedbirli adımları attılar.
Petrol bakanlığı görevlileri geçenlerde Aralık ayında, daha fazla cazip olması için uzun vadeli bir bekleme lisans açık artırma için planları tespit ettiler. Uluslararası teklif sahipleri, ülkenin en geniş iki sahasından birisi olan güneydoğudaki Mecnun dahil on rafineri projesine teklif sunabilecektir. Yetkililer geçen ay şartları tartışmak için dünya çapındaki önemli petrol şirketleriyle İstanbul’da toplantı yaptı. Muhtemel alıcıların çoğu, Irak’ın rezervlerinin üçte birisini almakla anlaşmaları kazanabilecekleri konusunda olmuşlar. ABD Enerji Bakanlığında istatistik bürosuThe United States Energy Information Administration, bugünün fiyatıyla yaklaşık 3 trilyon $ değerindeki 41 milyar varille 10 el atılmamış sahanın olacağını tahmin etmektedir.
Irak hükümeti, petrolü çıkarmakta şirketlerin açık artırma yapmalarında en düşük derecede masrafları sunmakta direterek yabancı yatırımı firenlemektedir. Haziran ayında Amerikan işgalinden beri ilk petrol sahası açık artırmasında hükümet, şirketler tarafnıdan teklif edilen 4 $ karşılık varil başına 2 $ teklif etti. Sonuçta sadece bir saha, Rumela satıldı. Hatta BP ve Çin Ulusal Petrol Şirketi (CNPC) anlaşmayı kazandıkları halde imza için hala beklemekteler, bunun devamıyla ilgili bir çalışma da yoktur. Ilk açık artırmadaki diğer beş saha yine sunulabilir, ama gelecek seneye kadar olamaz ve sadece başarısız teklif sahipleriyle ilgili hiçbir şey olmayacağı konusunda bazı bilgiler sızdırılmaktadır.
Irak petrol bakanlığı ikinci açık artırmanın birincisinden daha iyi olacağını ümit etmektedir. Ancak yeterli dersler alabiliyorlar mı? Anlaşmaları başarısız olan iki doğalgaz sahası bizzat bakanlık tarafından yürütülen bir şirket ile yerine geliştirilebilecektir. Bu da daha önce başarısız isteklilerin yeniden denemelerini zorlaştıracaktır. Aşağıdaki tabloda Irak’ın petrol üretimi gösterilmektedir. (günlük, milyon varil)
Petrol üreticisi olarak Irak’ın geçmiş tarihine rağmen ülkenin, hala iyice yabancıların araştırmalarına ve üretimlerine ihtiyacı vardır. Suudi Arabistan kendisinin yeterli uzmanları olduğundan belli başlı petrol taleplerini savuşturabilmektedir. Ama Iraklı jeolojistlerin ve mühendislerin çoğu geçtiğimiz altı yıl içinde ülkeden ayrıldığı için ne güven problemi aşılabilmekte, ne de Saddam Hüseyin’in yönetiminde Baasçıların uzaklaşmasıyla kurulan yeni yapı… Bunun için Irak, üretimde en çok istenen fiyat artırmayı sağlamakta çok az elemana sahiptir. Mühendisleri 1960’larda inşa edilen boru hatlarının korunmasını sağlamaktalar ama, en son ekipman bunun çok ötesindedir. Günlük 2.45 milyon varilde en son üretim hala Amerikan işgalinden önce en yüksek çıkma yolundadır.
Geçen ay, kabine ulusal bir petrol şirketinin kurulması için bir yasayı kabul etti. Bakanlık şimde mevcut olan 16 şirketi içeren düzenleyici ve üretici kısımlara ayrılacaktır. Mevcut Kerkük civarındaki Kuzey Petrol Şirketivle Basra civarındaki Güney Petrol Şirketi petrolün en fazlasını üretmektedir. Ne varki petrolü rafine edecek ve gaz üretecek imkanlar yoktur. Diğer faaliyetler bakanlık gözetimindeki diğer şirketlerce yapılmakta, ancak aralarındaki irtibat da çok zayıftır. Buna karşılık herbiri savaş sebebiyle eskimiş ayrı plantasyonlara sahiptir. Son fikir, bunların bir yönetimde birlikte ele alınmasıdır.
Bu çalışma, zaman alır. Hala ters giden işlerden bahsedilmektedir. Royal Dutch Shell Basra vilayetindeki çıkarılan petrolden doğal gaz elde etmek için bu ay bir ihale yapılmasını beklemişti. Ancak yerellerin yabancıların kar elde etmelerine fırsat vermeye gönülsüzlüğü Ocak ayındaki genel seçimlerden sonraya kadar bir gecikmeyi zorlamaktadır. Daha sonra kurulacak yeni hükümet Norveçli bir şirket DNO ve Kanadalı Addaxın liderliğinde iki yabancı bir konsorsiyum oluşumuna karar verecektir. Her ikisi de yakın zamanlarda federal petrol otoritelerinin tasvibi olmadan Iraki Kürdistan’dan ihracata başlamıştır.
Bununla beraber Iraki kürtlerin başkenti Erbil’deki Kürt bölge hükümeti ödemelerin nasıl paylaşılacağını Bağdat’la müzakere etmektedir. Sonuçta Addax ve DNO ihracatlarına ödeme yapmaktadır. Bu hafta Kürt hükümeti ilginç biçimde iddia edilen usulsüzlükler konusunda Oslo Menkul Kıymetler Piyasasında geçici uzaklaştırılan hisseselerindeki ilişkilerinden sonra DNO ile işbirliğini durdurmuştur.
En güneyde Vasit vilayetinde, yerel Iraklıların kendi petrol sahasından daha büyük oranda karlar istedikleri yerde CNPC zora düşmektedir. Yerel güçler generatörleri tahrip etmekte ve elektrik hatlarını keserek protesto etmektedirler.
Ama yabancıları caydıran en büyük faktör artık güvenlik eksikliği değildir. Açıktan söylendiği gibi, yeni Irak hükümetinin siyasi irade eksikliği hakkında şikayet edilmektedir. Kritik seçimden önceki birkaç hafta, bir milli petrol kozunu kullanmaya kendilerini zorunlu hisseden politikacılar seçmenlere, ülkenin sadece yabancılar olursa petrolden daha fazla kazanacaklarını seçmenlere söyleme imkanı olacağına zorlanacaklardır. Eğer ikinci uluslararıs petrol açık artırması birincisi gibi başarılamazsa Irak, uzun bir süre yatırımcıları caydırma gibi bir riske girecektir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.