Yalman: Din görevlisini bankamatik ile din arasından kurtarmak istiyoruz
Din Görevlileri Birliği Derneği (DİNBİR-DER) Konya Şubesi’nin aylık olağan divan toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Önceki dönem Konya Milletvekili ve YİK (Yüksek İstişare Kurulu) üyesi Lütfi Yalman, "Din görevlisini bankamatikle din arasından kurtarmak istiyoruz" dedi.

Divanın açılış konuşmasını gerçekleştiren DİNBİR-DER Konya Şube Başkanı Abidin Yalman, derneğin köklü geçmişine ve kuruluş misyonuna dikkat çekti. DİNBİR-DER’in Merhum Necmettin Erbakan’ın talimatıyla hayata geçirildiğini hatırlatan Abidin Yalman, "Malumunuz derneğimiz Erbakan Hocamızın emriyle kurulmuştur. 2010 yılında da Konya’da il şubemiz açılmıştır. Şu anda 65 ilimizde teşkilatlandık ve bu çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz" dedi. Din görevlilerinin şuurlandırılması adına önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Yalman, "Öncelikle din görevlilerinin görev bilincini artırmak amacıyla gerekli adımları atıyoruz. Özellikle de amacımız, bankamatikle din arasında sıkışıp kalmış din görevlisini bu durumdan kurtarmaktır" ifadelerini kullandı.

'HOCAMIZIN TEK DERDİ İSLAM DAVASIYDI'
Programda konuşan Önceki dönem Konya Milletvekili ve YİK (Yüksek İstişare Kurulu) üyesi Lütfi Yalman, DİNBİR-DER’in ve teşkilatlanmanın önemine vurgu yaptı. 1991 yılından itibaren belediye başkan yardımcılığı göreviyle birlikte teşkilatlanma sisteminin de filizlendiğini aktaran Lütfi Yalman, kurulan sendikaların ve derneklerin arka planındaki asıl hedefi anlattı. Yalman, "İlk Öz Öz-Yol İş Sendikası'nı kurmuştuk, sonrasında diğer teşkilatlar ve sendikalar geldi. Fatih Uğurlu Hoca her ay genel merkezden tahsisat parası ödüyor, diğer sendikalara da aynı şekilde destek veriyordu. Bu teşkilatların kurulmasında Erbakan Hocamızın tek bir hedefi vardı; o da İslam hâkimiyeti ve İslam davasıydı. Hocamız, 'Ucuz otobüs, ucuz su ve ucuz hizmetle İslam'a hizmet edeceğimizi hiç düşünmezdik' derdi. Ben de kendisine sporla bile İslam'a hizmet edilebileceğini söylerdim. Erbakan hocamızın da tek derdi islam davasıydı" diye konuştu.

'ÜMMET BİLİNCİ' VURGUSU
Öğretmenlik yıllarından örnekler vererek spor ve doğru diyalog kanallarıyla gençlere ulaştıklarını belirten Lütfi Yalman, Millî Görüş hareketinin bu ülkeye kazandırdığı en büyük değerin "ümmet bilinci" olduğunu ifade etti. Yalman, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Biz Millî Görüş’ü ilk başta milliyetçilik zannediyorduk ancak Hocamız bize bunun ümmet bilinci olduğunu açıkça öğretti. Bu ülkede ilk defa protokolde bu ülkenin bir İslam devleti olduğunu Millî Görüş kabul ettirmiştir. Hocamız hapisten çıktığında çok öfkeli olan bizlere, 'Sizi çok öfkeli gördüm. Bizim davamız hapis davası, para davası değildir. İslam davasıdır, onun için İslam dışında hiçbir şeye öfkelenmeyelim' demişti. İşte buralardan anlamamız gereken tek şey teşkilatın önemidir. Öğretmenlik ve imamlık çok kıymetlidir çünkü doğrudan insanla irtibat halindesinizdir. Bu yüzden burada güçlü bir teşkilat olmak zorundadır. Bizim iddiamız 'tek İslam partisi biziz' demek değil; bizim iddiamız 'biz bir İslam partisiyiz' şeklindedir."
Kaynak:Mehmet Ali Nurullahoğulları





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.