İnsanlığa Karşı Sinsi Plan
Yayınlanma:
Acı ama gerçek, toplum olarak cinnet geçirdiğimizin farkında değiliz. Ahlakımız çökmüş, masumiyet ölmüş, toplumun önemli bir bölümü zıvanadan çıkmış durumda!
Çok iddialı ve sivri kelimelerle yazıma başladığımın farkındayım! Ama abartılı iddialarda bulunduğumu sakın düşünmeyin!
Son bir haftanın gazete haberlerine birlikte göz atalım:
“Kredi kartına 10 taksitle fuhuş!” Bu manşetin devamını yazmaya gerek var mı? Sadece manşet her şeyi anlatıyor.
Bir başka haber:
“Borca karşılık tecavüz” başlığı altında şöyle bir haber yer alıyor: “750 TL borcunu ödeyemeyen vicdansız, iş arayan komşu kızını ‘sana iş buldum’ diye kandırdı. Vicdansız, 16 yaşındaki kızı alacaklılarına götürdü. Üç alacaklı kıza tecavüz edip borcu sildi.”
Bir başka haber:
“Performans sanatçısı Bayan X’in önceki akşam Casa Dell Arte Sanat Galerisi’nde sahneye koyduğu ‘Amemus’(Sevişme) adlı gösterisi büyük tartışma yarattı. X, 147 kişinin önünde 20 dakika boyunca bir başka kadınla sevişti.”
Bir başka manşet:
“Meriç katliamı: Üçü çocuk onaltı kaçağı döve döve Meriç Nehri’nde boğdular. Çete lideri telefon konuşmasında; Göçmenler,‘su çok derin, akıntı hızlı’ deyip suya girmek istemiyor. Bizim eleman sopayla vura vura suya atıyor. Direnen kadınları çocuklarıyla zorla denize attılar diyor.”
Bu olayda çete lideri çok üzülmüş. Diyor ki: “Biz böyle nasıl yapacağız. Böyle giderse para kazanamayız. Biz sağlam iş yapmazsak kimse bize bundan böyle iş vermez!” Böyle bir insan olabilir mi? Adam katliam kurbanı verdiği insanları değil, kazancının yasını tutuyor.
Bir başka haber:
“İstanbul’da Taner Koç, sabah namazına gidiyordu. İki sarhoş da ellerindeki tabanca ile direklere, kutulara ateş ediyordu. Sarhoşlardan biri, hiç tanımadığı Taner Koç’u arkadaşına gösterip, ‘Sence vurabilir miyim?’ dedi ve ateş etti. Ölen Taner Koç’un hamile karısı erken doğum yaptı.”
Oldukça vahim bir başka haber:
“14. katta esrar tarlası. İstanbul’da ihbar üzerine Ataşehir’de bir apartmanın 14. katındaki dairede arama yapan polis şoke oldu. Bay X’in evini, bir tür zehirli mantar ve marihuana yetiştirmek üzere seraya çevirdiği ortaya çıktı. Halojenlerle ısıtılan, nem dengesi için özel havalandırma sistemi kurulan dairedeki faaliyetin bir yıldır sürdüğü belirlendi.”
Eğer siz bu haberlere; “ne var bunda canım, her gün gazetelerde yer alan türden haberler!” diye bakıyorsanız, ortada ciddi bir ahlaki kırılma, ciddi bir insani kırılma var demektir. Çoğunuzun böyle düşündüğünü zannediyorum. Bu; toplumumuzda geçmiş dönemlerle mukayese edilemez bir biçimde, anormalliğin, normalleştiğini gösteriyor.
Bu tip olaylar sadece ülkemizde yaşanmamaktadır. Bütün dünyada yaygınlaşmıştır. Aslında bu “kapitalizmin insanlığa karşı bir zaferidir.”
Kapitalizm; Milletleri dönüştürmeyi, “milli hedeflerinden” uzaklaştırmayı başarmıştır. Kendine yabancı, kimliksiz, kişiliksiz yeni bir insan tipi oluşturmuştur.
Toplum mühendisleri, küresel sömürüye karşı koyabilecek “milli karaktere” sahip toplulukları, içerden yönlendirerek “rol model” seçip devşirmeyi başarmıştır. Para, makam, şöhret ile desteklenen rol modeller, oluşturulan sistem sayesinde öne çıkartılmıştır. Milli hafızalarda genel kabul gören ve “kutsal” olarak algılanan ne kadar değer varsa, “sistemli” bir şekilde büyük ölçüde yok edilmiştir.
Olup bitenlere karşı “tepkisiz”, güçlünün karşısında “itaatkâr olma” özelliği olan insan tipleri türetilmiştir.
Önce “davranışları”, ardından “düşünceleri” değişmeye başlayan insanlar, nihayet “kişisel zevklerinin” ötesinde herhangi bir “hedefleri” bulunmayan, “tüketim toplumunun” başıboş bireyleri haline getirilmiştir.
Aslında bu bir nevi “insanlığın ölümü” anlamına gelmektedir.
Çok iddialı ve sivri kelimelerle yazıma başladığımın farkındayım! Ama abartılı iddialarda bulunduğumu sakın düşünmeyin!
Son bir haftanın gazete haberlerine birlikte göz atalım:
“Kredi kartına 10 taksitle fuhuş!” Bu manşetin devamını yazmaya gerek var mı? Sadece manşet her şeyi anlatıyor.
Bir başka haber:
“Borca karşılık tecavüz” başlığı altında şöyle bir haber yer alıyor: “750 TL borcunu ödeyemeyen vicdansız, iş arayan komşu kızını ‘sana iş buldum’ diye kandırdı. Vicdansız, 16 yaşındaki kızı alacaklılarına götürdü. Üç alacaklı kıza tecavüz edip borcu sildi.”
Bir başka haber:
“Performans sanatçısı Bayan X’in önceki akşam Casa Dell Arte Sanat Galerisi’nde sahneye koyduğu ‘Amemus’(Sevişme) adlı gösterisi büyük tartışma yarattı. X, 147 kişinin önünde 20 dakika boyunca bir başka kadınla sevişti.”
Bir başka manşet:
“Meriç katliamı: Üçü çocuk onaltı kaçağı döve döve Meriç Nehri’nde boğdular. Çete lideri telefon konuşmasında; Göçmenler,‘su çok derin, akıntı hızlı’ deyip suya girmek istemiyor. Bizim eleman sopayla vura vura suya atıyor. Direnen kadınları çocuklarıyla zorla denize attılar diyor.”
Bu olayda çete lideri çok üzülmüş. Diyor ki: “Biz böyle nasıl yapacağız. Böyle giderse para kazanamayız. Biz sağlam iş yapmazsak kimse bize bundan böyle iş vermez!” Böyle bir insan olabilir mi? Adam katliam kurbanı verdiği insanları değil, kazancının yasını tutuyor.
Bir başka haber:
“İstanbul’da Taner Koç, sabah namazına gidiyordu. İki sarhoş da ellerindeki tabanca ile direklere, kutulara ateş ediyordu. Sarhoşlardan biri, hiç tanımadığı Taner Koç’u arkadaşına gösterip, ‘Sence vurabilir miyim?’ dedi ve ateş etti. Ölen Taner Koç’un hamile karısı erken doğum yaptı.”
Oldukça vahim bir başka haber:
“14. katta esrar tarlası. İstanbul’da ihbar üzerine Ataşehir’de bir apartmanın 14. katındaki dairede arama yapan polis şoke oldu. Bay X’in evini, bir tür zehirli mantar ve marihuana yetiştirmek üzere seraya çevirdiği ortaya çıktı. Halojenlerle ısıtılan, nem dengesi için özel havalandırma sistemi kurulan dairedeki faaliyetin bir yıldır sürdüğü belirlendi.”
Eğer siz bu haberlere; “ne var bunda canım, her gün gazetelerde yer alan türden haberler!” diye bakıyorsanız, ortada ciddi bir ahlaki kırılma, ciddi bir insani kırılma var demektir. Çoğunuzun böyle düşündüğünü zannediyorum. Bu; toplumumuzda geçmiş dönemlerle mukayese edilemez bir biçimde, anormalliğin, normalleştiğini gösteriyor.
Bu tip olaylar sadece ülkemizde yaşanmamaktadır. Bütün dünyada yaygınlaşmıştır. Aslında bu “kapitalizmin insanlığa karşı bir zaferidir.”
Kapitalizm; Milletleri dönüştürmeyi, “milli hedeflerinden” uzaklaştırmayı başarmıştır. Kendine yabancı, kimliksiz, kişiliksiz yeni bir insan tipi oluşturmuştur.
Toplum mühendisleri, küresel sömürüye karşı koyabilecek “milli karaktere” sahip toplulukları, içerden yönlendirerek “rol model” seçip devşirmeyi başarmıştır. Para, makam, şöhret ile desteklenen rol modeller, oluşturulan sistem sayesinde öne çıkartılmıştır. Milli hafızalarda genel kabul gören ve “kutsal” olarak algılanan ne kadar değer varsa, “sistemli” bir şekilde büyük ölçüde yok edilmiştir.
Olup bitenlere karşı “tepkisiz”, güçlünün karşısında “itaatkâr olma” özelliği olan insan tipleri türetilmiştir.
Önce “davranışları”, ardından “düşünceleri” değişmeye başlayan insanlar, nihayet “kişisel zevklerinin” ötesinde herhangi bir “hedefleri” bulunmayan, “tüketim toplumunun” başıboş bireyleri haline getirilmiştir.
Aslında bu bir nevi “insanlığın ölümü” anlamına gelmektedir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.