Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 95
OLANDA HAYIR VARDIR
Hz. Peygamber (sav) bir Hadisi Kutsi de şöyle anlattı; “Cenabı Hak buyurdu ki:
Bazı mümin kullarıma zenginlik veririm. Fakir olsa, isyan eder ifsat olur.
Bazılarına da fakirlik veririm. Zengin etsem, ifsat olur.
Bazı mümin kullarım manevi derece ister. Versem, ucuba(kendini beğenme) düşer, ifsat olur.
Bazı mümin kullarımı sıhhatli kılarım. Hasta etsem, dinini ifsat eder.
Kullarımın işlerini, kalplerine dair ilmimle tedbir ederim. Ben her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olanım.”
Hadisi Kutsi burada bitti.
Rabbimizin kullarına merhametinden dolayı, bazen fakirlik, bazen zenginlik, bazen hastalık, bazen sağlık, bazen de manevi dereceler vererek imtihan eder. Rabbimizin bize verdiği her şeyde, hayır vardır. Allah’a (cc) şükretmek, hamd etmek, tövbe-i istiğfar etmek, her verilende hayır olduğunu tefekkür etmek bizim görevimizdir. Şöyle deme hakkımız yoktur, neden fakir olduk? Neden hasta olduk? Bu belalar nerden geldi? Bunlar şeytani vesveselerdir. Böyle bir vesvese ile karşılaşınca, hemen besmele çekip, Rabbimize sığınmalıyız. Bizim bazı şer gördüklerimizde hayır, hayır gibi gördüğümüz şeylerde şer olabilir. En güzel olanı Allah’a (cc) teslimiyet.
İNSAN OLARAK YARATILMANIN ŞÜKRÜNE BİR MİSAL
Beyazid Bestami (ks) Hz.leri talebeleri ile dar bir yoldan geçerken, karşılarına bir köpek çıktı. Beyazid Bestami (ks) Hz.leri kenara çekildi ve köpeğe yol verdi. Talebeleri hayretle sordu, neden çekildiniz? Beyazid Bestami (ks) Hz.leri, “Gönlümde bir zuhurat oldu. Sanki köpek lisanı haliyle bana, benim kusurum neydi de, ezelden beni köpeklik postuna, sen ne yaptın ki, seni şerefli insan postuna giydirdi. Gönlüme bu düşünce gelince, geri çekilip yol verdim.” dedi.
Büyük velideki bu tevazu hepimize örnek olmalı. Unutmayalım ki Ashabı Kehf’in mağara ağzında bekleyen ve onlarla bir olan bir köpekti ve cennetle müjdelenmişti. Büyüklerimizin her hali birbirinden güzel. Ya Rabbi, Zatının ve Senin sevdiklerinin sevgisini ver.
DOKTOR HULUSİ BAYBAL (RA) HOCAMIZ ANLATIYOR
Ramazan günü, iftardan sonra bir kısım arkadaşlarımızla beraber, Konya’dan İstanbul’a üstadımız Mahmud Sami Ramazanoğlu (ks) Hz.lerini ziyarete gittik. Erenköy’e vardık. Camide sabah namazını kıldık. Üstadımız rahatsızlığı nedeniyle, camiye gelememişti. Camide bizimle birlikte Kayseri’den gelen misafirler de vardı. Damadı Ömer Kirazoğlu Bey’e haber gönderdik. Üstadımıza haber verin. Hiç olmazsa, evin balkonundan görelim. Haber kendisine iletilince, kardeşlerimize yukarıdan bakmak uygun değildir. O hasta haliyle giyindi, geldi ve evinde bizi kabul etti. Dualarını aldık.
Demek ki anlaşılıyor: Bu yolun yolcuları, Allah (cc) dostları tevazu sahibidirler. Yukarıdaki Beyazid Bestami (ks) Hazretlerin tavrı, bu hatıradaki Üstadımızın tavrı aynı kaynaktan beslendiklerini gösterir. Tevazu ne güzel şey. Bunları yazıp, okumak tamam da, asıl olan hayatımıza tatbik etmek, onlara ve onların da kaynağı Peygamberimizin ahlakına benzemek ne güzel.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.