Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 82
GÖRÜNÜŞE ALDANMAMALI
Selman Farisi (ra) Hz.leri Medayinde vali olarak bulunuyordu. Üzerinde bir elbise, elinde bir asa çarşıyı dolaşıyordu. Bir yabancı, yanında bir çuval eşya bulunuyordu. Yabancı, onu tanımıyordu. Selman Farisi (ra) Hz lerine, gel çuvalı taşı. Selman Farisi (ra) Hz.leri, çuvalı yüklendi ve taşımaya başladı. Halk onu tanıdı, adama ne yapıyorsun, bu validir dediler. Adam taşıtmaktan vazgeçti ise de, Selman Farisi (ra) Hz.leri taşımaya devam etti. Gideceği yere götürdü. Adam’a dönüp, “Bir daha kimseyi hakir görme” dedi ve yoluna devam etti. Halka hizmet, hakka hizmet düsturuyla idarecilik yapan Peygamber (sav) Sahabileri, günümüz idarecilerine en güzel örnektir.
HZ. PEYGAMBERİMİZE (SAV) HÜRMET NASIL YAPILDI TARİHİ ŞAHSİYETLERDEN ÖRNEKLER
Malikî mezhebi imamımız İmam Malik (ra) Hz.leri Mescidi Nebevide talebelerine ders okutur, halka vaaz eder, sordukları fıkhi meselelere cevap verirdi. Bu büyük İmam, Medine’de hayvanına binmez, ayakkabı kullanmaz, Ravza’da kısık sesle konuşurdu. Bir gün Abbasi halifesi Caferi Mansur Ravza’ya gelmiş.Hz. Peygamberin (sav) huzurunda sesli konuşuyordu. Ona döndü ve Ey halife, bu mekanda sesini kıs. Allah’ın (cc) ihtarı, senden çok daha faziletli insanların üzerine, indi. Onlara Peygamberin (sav) yanında sesli konuşmamalarını ayetle ihtar etti. Sen de Hz. Peygamberin (sav) huzurunda sesini kıs, yavaş konuş.
Osmanlı Sultanı I. Ahmet, Topkapı sarayındaki kutsal emanetleri, her gün ziyaret eder, Peygamberimizin (sav) ayak izlerini yüzüne, gözüne sürerdi. Dakikalarca ağlar. Peygamberimizin (sav) ayak izinin maketini yaptırmış. Kavuğunun üzerine koymuştur. Ravza-ı Mutahharanın süpürgecileri, oradaki tozları toplar, Topkapı sarayına gönderir, padişahlar vefat edince, o tozlardan, kefenlenmeden önce teberrüken, gözlerine dökülürdü.
Sultan I. Ahmet bir şiirinde, Peygamberimize (sav) şöyle seslendi; “ N’ola tacım gibi başımda götürsem seni / Kademi pâk ol Hz. Şâhı Resulün / Gül-i Gülzârı Nübüvvet o kadem sahibidir / Ahmed’â durma, yüzünü sür ol kademine “
Bugünün Türkçesiyle;
“Keşke, tacım gibi hep başımda seni taşısam / Peygamberlerin şahı tertemiz ayağını / Nebiler gül bahçesinin gülü, O ayağın sahibidir / Ey Ahmed, durma, yüzünü o ayağa sür.”
Sultan I. Ahmet bugünkü Sultanahmet camini yaptırmış, temelini de Aziz Mahmud Hüdayi (ks) Hz. leri atmıştır. Sultan I. Ahmet, tebdil yaparak caminin temeli atılırken, sırtında taş taşımıştır. Rüyasında bir gün kızı, babası Sultan I. Ahmed’i gördü. Kendisine cennette bir köşk verilmişti. Kızı sordu, baba bu saraya sana nerden verildi? Cevabında, “Cami temeli atılırken, sırtımda bir gün taş taşımıştım.”
Malum olduğu üzere, Peygamberimiz (sav), Kuba mescidi ve Ravza’da, Mescidi Nebevi yapılışında sırtında taş taşımıştır.
Sultan I. Ahmet, her gün sabahleyin bir kâğıda “Muhammed” ismini yazar ve sarığına yerleştirirdi. Ravza’nın kandillerine yanmak üzere, gül suyu gönderirdi.
Sultan II. Mahmud, yeşil kubbe tamiri ve bakımı için Mimar ve ustalar göndermişti. Onlar, kubbede çalışırken ses yapmamak için, birbirilerine malzeme verirken, “Sübhanallah – Elhamdülillah - Allahü Ekber – Bismillah – La İlahe İllallah” diyerek alıp verilerdi.
Sultan II. Abdülhamid Han, İstanbul- Medine arası demiryolu yaptırmış. Ravza’ya gürültü yapmaması için, 2 km kala durdurmuştur. Peygamber Efendimiz (sav), hicret esnasında, Mekke’den Medine’ye giderken konakladığı yerleri de, tren istasyonu yapmıştır.
Son Osmanlı paşalarından Fahrettin Paşa Ravza’nın tamirinde, ustalara tahta çekiç ve çivi arasına plastik konmasını emretmiş, ses yapmasını önlemiştir. Peygamberimize (sav) hürmet konusunda ecdadımız çok hassasiyet göstermiştir.
Bu konuyla ilgili geniş örnekler verilmiştir. Okunmasında fayda var.
Peygamberimize (sav) hürmet, Allah’a (cc) hürmettir ve bizim kulluk borcumuzdur.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.