Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 47
SUFİ BÜYÜKLERİMİZ TALEBELERİNE NASIL SAHİP ÇIKTI?;
Cüneydi Bağdadi (ra) hz.lerinin bir talebesi günaha bulaşır. Utancından dergâhtan uzaklaşır. Uzun süre görünmez. Bir gün Cüneydi Bağdadi (ra) hz.leri talebeleri ile yolda giderken, o talebesine rastlar. Yanındakilere, siz gidin, benim yuvamdan bir kuş uçmuş. Talebesini takip eder.
Talebesi, hocasının takip ettiğini anlayınca, hızlanır. Nihayet bir çıkmaz sokağa girer, kafasını duvara çarpar. Cüneydi Bağdadi (ra) hz.leri yanına varır, Ey oğul, benim sana faydam, asıl şimdi. Talebe özür diler, halini düzeltir.
Olaydan anlaşılacağı üzere, büyüklerimiz hep diğerkâm olmuşlardır. Yani Ümmeti Muhammedi öncelikle düşünmüşlerdir.
Hz. Ebu Bekir (ra) Efendimiz bir duasında, “Ya Rabbi, benim vücudumu o kadar büyüt ki, başka bir Müslümana yer kalmasın.” Büyüklerimiz işte böyle, Allah (cc), kullarına merhamet eden kullarına, daha çok merhamet eder. Rabbimizin merhameti yanında, insanın merhameti deryada bir damla gibidir. Allah (cc) hepimize merhamet versin.
ECDADIN CİHAT ANLAYIŞI;
Yavuz Sultan Selim Han, Suriye’de Memluküler üzerine bir sefere çıktı. Memluk Sultanı, Kansu Gavri. Mercidabık meydan muharebesi. Savaşı Yavuz Sultan Selim kazandı. Böylece Suriye ve Anadolu’nun bir kısmı Osmanlı topraklarına katıldı.
Savaşın en kızgın yerinde Yavuz Sultan Selim Han, ordunun en önünde göğüs göğüse çarpışıyordu. Sadrazam Sinan Paşa, Hünkârım, kendinizi ateşe atmayınız. Lütfen ileri gitmeyin, diye yalvarıyordu. Yavuzun cevabı; “ Biz Cennet mekân Fatih Sultan Muhammed hanın torunuyuz, çadır içinde savaş idare etmeyiz.”
Yine aynı şekilde, Sultan Alparslan, bizans’a karşı Malazgirt savaşında, beyaz cübbesini giymiş, ordunun en önünde askerlerine hitap ediyordu. Bugün, komutan, er yok. Hepimiz birer mücahidiz. O da aynı Yavuz gibi, en önde çarpışıyordu. Sonuçta 40.000 askeriyle, 200.000 bizans askerine karşı zafer kazanmıştır. Hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Bize bu savaşlar, Bedri, Uhud’u ve Huneyni hatırlatıyor. O şehit ve gazilerimize, çok şey borçluyuz. Allah (cc) hepsine ayrı ayrı rahmet etsin.
MELEKLER SEMADA NE DİYE ZİKİR EDİYORLARDI?;
Ali İmran (31) ayette Cenabı Hak şöyle buyuruyor; “De ki, eğer siz Allah’ı (cc) seviyorsanız, hemen bana uyun ki, Allah ta (cc) sizi sevsin ve günahlarınız bağışlasın. Allah (cc) gafûrdür. Bağışlayandır, esirgeyendir.”
Büyük veli Ebu Ali Farmedi (ks) hz.leri bu ayetin tefsirinde Peygamberimizden (sav) naklen şunu anlatıyor; “Peygamberimiz (sav) miraçta meleklerden bir topluluk gördü. Bunlar devamlı, Muhammed, Muhammed, Muhammed diyerek zikir ediyorlardı. Peygamberimiz (sav) Cebrail’e (as) sordu. Bunlar kimlerdir? Cebrail (as), bunlar, 7.kat semada en faziletli meleklerdir. Ya Resul Allah, yeryüzünde senin ehli beytin, ne kadar şerefli ise bunlar da semanın en faziletlileridir. Peygamberimiz (sav) sordu, nasıl oldu da bu dereceye ulaştılar? Cebrail (as), bunların zikri, senin ismindir. “
Bu olaydan anlıyoruz ki, melekler Allah’ı (cc) ve Peygamberlerini (as) zikrederler. Kulların affı için Allah’tan (cc) af dilerler. Ne mutlu o Müslümana ki, affa dâhil olanlara.
Kısa Not: Ebu Ali Farmedi (ks) hz.leri; Horasan-Tus-Farmed köyünde doğdu. Zahiri ilimlerde tefsir, hadis, fıkıh tahsil etti. Sufiyede Ebu’l Hasan El-Harakani’ye (ks) hz.lerine intisap etti. Talebeleri arasında, İmam Gazali (ra) ve büyük Sufi Yusuf Hemedâni (ks) vardır. Lakabı Rükn-ül İslam (İslam’ın şartı), kutb-u zaman (zamanın kutbu)
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.