Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 26
‘İSAR’ KELİMESİNİN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLİYORMUSUNUZ?;
‘İsar’ kendi ihtiyaç sahibi iken, kendi yemeyip, içmeyip, kullanmayıp elindekini mümin kardeşine ikram etmektir. Siyer kitaplarımızda, sayısız örnekleri vardır. Halife Hz. Ebubekir (ra) Efendimiz zamanındaki bir olayla, konuyu anlamaya çalışalım;
“ Halife Hz.Ebubekir (ra), bizans kralı herakliyus. Yer, Yermük, Suriye’de Yermük nehrine yakın bir mesafe. Müslümanların komutanı Halit B. Velid (ra). Sayıları 40.000. hristiyanların 100.000. İslam ordusu içinde, birçok ünlü Sahabiler var. Amr B As (ra), Ebu Ubeyde B. Cerrah (ra), Şurah B. Hasene (ra) bunlardan bazıları. Şiddetli çatışmalar sonucunda, zafer Müslümanların. Böylece Irak, Suriye ve Lübnan Müslümanların eline geçiyor.
Harp bittikten sonra olanları, Huzeyfe B Adi (ra) anlatıyor; “ Elimde bir kırba ile yararlıların olduğu meydanı geziyordum. Dayımın oğlu Haris B. Hişam’ı (ra) arıyordum. Buldum. Ağır yaralı idi.Elimdeki kırbadan, kendisine su vermek istedim. Bu sırada, az ileriden yaralı birisi, su diye sesleniyordu. Dayımın oğlu Haris, gözleriyle orayı işaret etti, suyu ona götür diyordu. Götürdüm. Vardım. İkrime (ra) vardı. Ona suyu vermek üzereyken, yine ileriden bir ses geldi. O da gözüyle işaret etti, oraya götür. Oraya vardım. İyaş (ra) vardı. Çok ağır yaralı idi. Suyu ağzına götürmeden, kucağımda şehit oldu. Geri döndüm. İkrime de (ra) şehit olmuştu. Tekrar geri geldim. Dayımın oğlu Haris B Hişam da (ra) şehit olmuştu. Elimde su dolu kırba kaldı.
Allah Resulün (sav) rahle-i tedrisinde yetişen Sahabinin hepsi, diğerkâmdı. Yani Müslüman kardeşleri için yaşıyordu. Tarih kitaplarımızda, Çanakkale harbinde yaralanan yabancı askerlere, Müslüman askerlerin yiyeceklerinden vermeleri, kendi sularından içirmeleri, Peygamber Efendimizin (sav) yanında yetişen Sahabilerinin örnek hayatının devamı idi. Allah (cc) Müslümanlara böyle yaşamayı nasip etsin. Âmin.
BÜYÜKLERİN ÖLÜM ANLARI;
Allah (cc) dostları hayatlarında, ölüm anlarında, vefatlarından sonra himmetleri bizim üzerimizdedir. Hz. Peygamberimizin (sav) vefatına yakın, Ya Refik-ül Ala, Yüce Rabbim, Yüce Rabbim diyordu. Arkasından yanındakilere, aman namaz, aman namaz diye dikkat çekiyordu. Peygamber Efendimizin (sav) merhameti büyük olup, dert ve sıkıntıları ümmeti içindi.
Büyük veli Cüneydi Bağdadi’ye (ks) son anlarında, Allah’ı (cc) hatırla diyenlere, unutmadım ki hatırlayayım.
Yavuz Sultan Selim, son anlarında, yanında nedimesi Hasan Can kendisine diyor ki; “ Sultanım, Allah’la (cc) beraber olma zamanı.” Bunu duyan ve ağır hasta olan Yavuz yerinden doğruldu. Hasan Can, Hasan Can sen bizi şimdiye kadar kiminle zannediyordun? Besmeleyi çekip, Yasin suresini okumaya başladı. ‘ Selam-ün Kavlen, Min Rabbi-irrahim ’ (Âlemlerin Rabbi olan, Allah’tan (cc) selam olsun.) ayetini okuyup bitirince, şehadet getirip, huzura çıktı.
Hacı Veyiszade Mustafa hocamız, son anlarında “ kad zagat hileytüne, edrikna Ya Resül Allah ” (Çare tükendi, yetiş Ya Resül Allah) herkes sevdiğini çağırıyor.
Rabbimizden isteğimiz, sevdiklerimizi çağırarak, kelime-i şehadetler getirerek, huzuruna çıkmayı nasip et. Kalbimizin en derinlerinden gelen isteğimiz bu. Mahcup etme Ya Rabbi. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.