Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 103
KUR'AN-I KERİM VE ORUÇ MAHŞERDE RABBİMİZDEN NE İSTEDİ
Kıyamet koptu. Mahşerde insanlar toplandı. Herkes birer birer elinde, amel defterleri sağ ve solunda iki melek. Mizanda hata ve sevapları tartılırken, Kuranı Kerim lisana geldi ve şöyle dua etti; “Ya Rabbi, ben onu geceleri uykusuz bıraktım. Beni onun hakkında şefaatçi kıl.” Yüce Rabbimiz biliyor ki, bu iş halisle yapıldıysa, içindeki emirler tutulduysa, ümit ederiz ki Kuranı Kerim bizlere şefaatçi olacaktır. Yine devamla Oruç; “Ya Rabbi, bu kulunu, gündüzleri yemekten ve şehvetten men ettim. Onun için beni onun hakkında şefaatçi kıl.” Bu müjdeli haberler, Kuranı Kerimi çok okumamızın ve oruçlarımızı artırmamızın gerektiğini anlatıyor. Tabi bütün bunlar da son söz Rabbimize aittir. Bu müjdeli haberler, kabri, şefaati mahşeri inkâr edenlere doğrudan bir cevaptır.
EKMEĞİNİ KÖPEKLE PAYLAŞAN ÇOBANIN HATIRASI
Abdullah B. Cafer anlatıyor; “Bir seyahat esnasında, bir çobana rastladım. Çobana 3 parça ekmek getirdiler. Bu sırada, bir köpek hasıl oldu. Çoban, ekmeğin bir parçasını köpeğe verdi. Hemen yedi. 2. ekmeği attı. Onu da yedi. 3. ekmeği attı. Onu da yedi. Çobana sordum, ücretin nedir? Cevap bu 3 ekmek. Niçin hepsini köpeğe verdin? Çoban, gördüğün gibi, çok aç bu köpek, yabancı. Peki, bugün ne yiyeceksin? Sabredeceğim dedi. Ben ‘Sübhan-a Allah’, bir de bana cömert derler. Şehre geldim ve araştırdım. Çobanı ve sürü sahibini öğrendim. Hem çobanı hem sürüyü satın aldım. Sürüyü de çobana hediye ettim.
Allah (cc) cömerttir. Cömertleri sever. Hadise bu. Birçok siyer kitaplarımızda bu örnek anlatılmaktadır. Bugünkü şartlarda, bize garip gelse bile, hayatın içinden yaşanmış bir olay. Cömertlik yaparken, aklınızda bulunsun. Bu örneğe yaklaşmaya çalışalım.
MAHLUKATA MERHAMET VALİDE SULTANA NE VERDİ
İstanbul Aksaray Valide Sultan camiini yaptıran, Pertevniyal Valide Sultan vefat etti. Salih bir kişi, onu rüyasında gördü. Çok güzel bir makamda idi. Salih zat sordu, yaptırdığın camii için mi bu makamı verdiler? Hayır. Ya neden? Valide sultan şöyle anlattı; “Çok yağmurlu bir havada, Eyüp Sultanı ziyarete gidiyorduk. Yanımda hizmetçimiz vardı. Çamurlu suda, çırpınan bir kedi gördüm. Yanımdaki hizmetçiye, in şu kediyi al, kurtar dedim. Bana, üzerim batar dedi. Ben de indim, aldım, temizledim ve yıkadım. Karnını doyurdum. Canlandı. İyileşti. Bana verilen makamın sebebi, bu söylendi.
Bütün mahlukat, insana hizmet için yaratıldı. Bu nimetler saymakla bitmez. Arı insana bal, koyun et ve süt, ağaçlar meyve. Saymakla bitmeyecek kadar çok nimet. Onun için, köpeği kediyi aciz görmek yanlış. Onlara merhamet etmek lazım. Yunus Emre merhumun dediği gibi; “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü.”
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu; “ And olsun ki, birbirinize merhamet etmediğiniz süre, cennete giremezsiniz.” Ashab, Ya Resul Allah, biz hepimiz merhametliyiz dediklerinde, Peygamberimiz cevaben; “Benim dediğim merhamet, yalnız birbirine olan merhamet değil, bütün mahlukata (hayvanlara, bitkilere) olan merhamettir.”
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.