Hayatın İçinden Kısa Kısa-10

Allah (cc), dünyada bütün kullarına merhametlidir;

Kaynak kitaplarımızda şöyle bir olay anlatılır: “ Bir mecusi Hz. İbrahim’e (as) geldi. Kendisini misafir etmesini istedi. Hz. İbrahim (as), Müslüman olursan, misafir ederim. mecusi (güneşe tapan), bu söz karşılığında bırakıp gitti. Allah (cc), Hz. İbrahim (as) Peygamberimizi ikaz etti. Neden yedirmedin? Beni inkâr ettiği halde, 70 yıldır rızkını veriyorum, sen de bir gece misafir etseydin ne olur? Hz. İbrahim (as) mecusiyi aradı, buldu ve getirdi. mecusi sordu, ne oldu? Hz. İbrahim (as) olanı anlattı. Mecusi, gerçekten Allah (cc) benim için, seni ikaz ettim mi? Evet, öyle oldu. Mecusi, senin Rabbin ne büyük, ne iyi ki düşmanı için dostunu azarladı ve mecusi Müslüman oldu.”

Bu kıssa bize, Rabbimizin merhametinin büyük olduğunu, bizlerin de, herkese karşı dikkatli davranmamız gerektiğini anlatmaktadır.

Yeryüzünde ilk vakfı ne zaman ve kim kurdu?;

Hz. İbrahim (as) çok sayıda hayvanları besler, misafir olmadan, sofraya oturmazdı. Çok cömert idi ve Allah (cc) kendisini “ Halil’im ” diye vasf etmişti. Peygamberimizi de (sav) “ Habib’im “diye vasf etmişti. Hz. İbrahim (as) Peygamberimizin (sav) büyük dedesi idi.

Melekler, Ya Rabbi, neden İbrahim’i (as) ” Halil “ edindin? Cenab-ı Hak, bekleyin. Rabbimiz, insan suretinde bir melek gönderdi. O melek, Hz. İbrahim’e (as) sordu, bu hayvan sürüleri senin mi? Cevap, ben emanetçiyim, mülk Allah’ındır (cc). Sana bir dua öğretsem, onlardan bana verir misin? Cevap, buyur söyle: “ Sübbuhun, Kuddüsün, Rabbüna ve Rabbü-l Melaiketi Ve-r Ruh “ ( Bizim ve meleklerin Rabbi, Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederiz. O yücedir. ) O zamana kadar, Hz. İbrahim Peygamberimiz (as) bu duayı bilmiyordu. Bu dua üzerine, Hz İbrahim Peygamberimiz (as), sürülerin üçte biri senin olsun. Duayı tekrar edince, diğer üçte biri de senin olsun. Bir daha söyleyince, bütün sürüler senin olsun dedi. İnsan suretinde gelen misafir, ben meleğim bunları alamam. Hz. İbrahim (as) de, ben de verdiğim sözden, dönemem. O zaman, bütün sürüleri sattı. Geniş araziler alıp, Allah (cc) için vakıf etti. Böylece Hz. İbrahim Peygamberimiz (as) imtihanı kazanmıştı. “Halil“ olmayı hak etmişti. Böylece anlaşılıyor ki, ilk vakıf Hz. İbrahim Peygamberimiz (as) tarafından kurulmuştur. Ne Mutlu ona ve onun sünnetine uyanlara.
Hz. İbrahim Peygamberimiz (as) bir gün rüyasında çok güzel bir bahçe gördü. Ağaçlarla doluydu. Ağaç yapraklarında “ La İlahe İllallah, Muhammed Resulüllah “ yazılı idi. Ya Rabbi, bu ne hal diye sordu? Kendisine, senin neslinden gelecek ahir zaman Peygamberi, Hz. Muhammed (sav). Bunun üzerine, Hz. İbrahim (as) şu duada bulundu; “ Ya Rabbi, beni de Hatem-ül Enbiya, Peygamber Muhammedin (sav) ümmetinde yâd kıl. Hatırlat. ” Duası kabul olundu. Bizler de bugün namaz kılarken, teşehhüde oturduğumuz zaman, Salli ve Barik dualarını okuduğumuz zaman, Hz. İbrahim (as) anıyoruz.
Mahşerde, herkes olduğu yerde, durur ne zamana kadar? ;

Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; Muaz B. Cebel anlatıyor, “İnsan, kıyamet günü şu dört şeyden sorulmadıkça, hiçbir yere gidemez. 1- Ömrünü nerede tükettiği. 2- Gençliğini nasıl harcadığı. 3- İlmiyle amel edip etmediği 4- Malını nereden kazanıp, nereye harcadığı.”

Bu sualleri kendimize sorup, bir vicdan muhasebesi yapmak hepimizin görevidir. Hz. Ömer Efendimiz (ra) zamanında yaşanan bir olayla, konuyu anlatalım: “Hz. Ömer Efendimiz (ra) halife iken, cemaate devamlı bir genç geliyordu. Bir gün, yanında bir kadın, bağırıp çağırarak huzura geldi. Genç adamdan şikâyet ediyordu. Bana kötülük yapmak istedi. Hz. Ömer Efendimiz (ra), beş vakit namaz kılan insan, harama el uzatamaz. Bir yanlışlık olmalı. Kadına döndü. Doğruyu söylersen, seni affedeceğim. Kadın bu söz üzerine dayanamayıp, ben buna kötülük teklif ettim, o reddetti, kabul etmedi. Hz. Ömer Efendimiz (ra), bu sözü duyunca, gözyaşları sakalını ıslattı ve şöyle dua ediyordu, Ya Rabbi, benim zamanımda, böyle senin emrine uyan bir genç olduğu için, sana şükrediyorum. Kadını affetti. O genç bir süre sonra vefat etti. Hz. Ömer Efendimiz (ra) o gencin kabrini ziyaret eder, misk gibi kokular geldiğini söylerdi. Bugün Hz. Ömer (ra) gibi bir halifemiz yok ama öyle gençlerin az da olsa olduğuna inanmak istiyoruz. Rabbimiz, gençlerimizi, her türlü bela ve musibetlerden korusun. Âmin.

Hoşça Kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Veysel Candan Arşivi

Hayatın İçinden Kısa Kısa-9

10 Şubat 2026 Salı 10:29

Hayatın İçinden Kısa Kısa-8

09 Şubat 2026 Pazartesi 09:38

Hayatın İçinden Kısa Kısa-7

08 Şubat 2026 Pazar 11:08

Hayatın İçinden Kısa Kısa-6

07 Şubat 2026 Cumartesi 11:00

Hayatın İçinden Kısa Kısa-5

06 Şubat 2026 Cuma 10:01

Hayatın İçinden Kısa Kısa-4

05 Şubat 2026 Perşembe 10:32

Hayatın İçinden Kısa Kısa-3

04 Şubat 2026 Çarşamba 10:23

Hayatın İçinden Kısa Kısa-2

03 Şubat 2026 Salı 11:42

Hayatın İçinden Kısa Kısa-1

02 Şubat 2026 Pazartesi 10:23