Grev Yoluyla Hak Elde Etme

Bildiğiniz gibi Tekel işçilerinin veya çalışanlarının grevi, kadınlı erkekli sürüp gidiyor. Neredeyse grev, iki ayı geçti, üçüncü aya doğru yol alıyor. Bu grev, tarafların inadı sayesinde uzun süre devam edeceğe benziyor. Aslında grevlerin uzun süre devam etmesi, iş hayatına ve ekonomik yapıya zarar verir. Grevi sona erdirmek, grevi başlatanlardan ziyade, resmi veya özel yapısı ne olursa olsun işveren tarafa düşer. Zararın neresinden dönülürse kardır fehvasınca bu işi bir an önce bitirmek lazım.
Tekel grevinin neden başladığı, bu noktaya nasıl gelindiği, işçilerin haklarının neden verilmediği, kimin haklı kimin haksız olduğu, bundan sonra neler olacağı ve açlık orucu(!) nun netice verip vermeyeceği konusunda bana bir şey sormayın. Bu eylem, bildiğim ve yakından takip ettiğim bir konu değildir.
Oldum olası bu işçi hareketlerinden, günlerce sürüp giden ve hiçbir netice vermeyen, ancak sendikaların isimlerinin duyurulmasına, iş enerjisinin boşa harcanmasına ve iş gücünün yıpratılmasına ve sokaklarda çarçur edilmesine yarayan, haklı veya haksız iş bırakma ve greve gitme hareketlerinden hiç hoşlanmam.
O zaman madem ki böyle düşünüyorsunuz neden bu konuyu yazıyorsunuz diye sorabilirsiniz. Benim bu tutarsız halime göre bunu sormakta sizin hakkınız.
Ben kendimi ve bu tarz konular üzerindeki yetkimin sınırını bilenlerden ve vatandaşlık görevimi ölçülü kullanmaya çaba sarf edenlerdenim. Yalnız ısrar ve inatla grevi sürdürmek ve anlaşmazlığı körüklemek isteyenlerin arasında, olayla yakından ve uzaktan ilgisi bulunmayanların varlığını fark edenlerdenim. (Bazı) sözü bundan sonra kullanacağım cümleciklerin tamamının başında var kabul edilmeli. Bunlar; medya mensupları, soğuk politikacıları, taşeron örgütler, huzursuzluk çıkartmak isteyen provokatörler, üniversite öğrencileri, sanatçı geçinenler, karanlık ve karışık ideolojileri kaybolmaya yüz tutmuş olanlardır.
Aslında bu kişiler haklarını almak veya geri almak isteyen işçilerin, haklarının verilip verilmemesinden ziyade kendi menfaatlerini ve ideolojik çıkarlarını düşünürler. İşçiler haklarının savunulduğunu zannettikleri için o anda bunun farkına varamazlar ve onlarla birlikte hareket ederler. Hattâ işçi ile işveren arasındaki anlaşmazlığın hareketlenerek ve artarak sürüp gitmesini de isterler. Grev nasıl netice verirse versin onları fazla ilgilendirmez. Daha doğrusu o zihniyette olanlar işin o noktası ile meşgul değillerdir. Çünkü kaybedecekleri bir şeyleri yok. Onlar bu işlerde taşeronluk yaptıkları için iş uzadıkça ücretleri artar. Artmasa bile bu işlerden maddi menfaat sağlarlar. Eğer gelirleri kesilir ve ideolojilerine hizmet şansı kalmazsa işçiyi ortada bırakarak piyasadan çekilirler. Bir de bakansınız işçiler meydanda yapayalnız kalıvermişler. Böylece hiçbir hak elde etmeden grev sona ermiş olur.
Biz bu tarz olayları vaktiyle ilgimiz olmadığı halde çok yaşadık ve bu yüzden sıkıntılar çektik. Olayın düzenleyicileri hep aynı. İşçiler, mekânlar, konular ve zaman değişik. Olayın özü ve sendikalar değişmez. Memleketimizin iç ve dış huzuru bozulmaya başlayınca bu kötü gidişata bizim de biraz katkımız olsun diye hemen işçi kesimini organize ederler ve asılsız bahanelerle, haksız suçlamalarla grev başlatırlar. Eskiden neydi o. Köşe başlarında ve fabrika duvarlarında beyaz bez üzerine sarı kırmızı karışımı renkle yazılmış “Bu iş yerinde grev var.” afişlerinden geçilmezdi. Hattâ çoğu zaman işçiler grev yapmaz, sendikalar yapar. Bu grevlerden ülkemiz çok çekti ve ekonomimiz çok zarar gördü.
Bakalım bu Tekel işçilerinin grevi re zaman sona erecek? Kendilerine devlet tarafından verilen grev izni, bu ay sona erecek. Grev sözcülüğü yapanların, ölüm açlığına başlayanların suratlarında çile çekmiş ve yokluk görmüş insanların durgunluğu ve yorgunluğu görülmüyor. Pür neşe haykırıyorlar. İlgili sendikalar bu iş piyasasından memnunlar. Benim kanaatim ve düşüncem; Devletin bu işi bir an önce sona erdirmesidir. Gerçekten hakları kaybolanlar varsa onların haklarının verilmesidir. Kul hakkına riayet etmemek büyük sorumluluktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi