Abdullah Leblebici

Abdullah Leblebici

Etibank Alüminyum Tesisleri ile bir kez daha gurur duydum

1967 yılında temeli atılan, 1973 yılında ise ilk birincil alüminyum üretimini gerçekleştiren Ülkemizin ve Bölgenin tek entegre alüminyum fabrikası olan Seydişehir Alüminyum tesislerini meslek hayatım boyunca defalarca gezdim.

Her ziyaretimde hayranlığım hiç azalmadı. Böyle güzide bir tesisi Ülkemize kazandıranlara, minnet ve şükranlarımı bir defa daha arz ediyorum.

Malum 2005 yılında özelleştirilen tesisler Cengiz Holding bünyesine dahil edildi. Özelleştirilmesi gündeme geldiği zaman, kapatılacak, madenler yabancılara verilecek, üretim durdurulacak gibi söylentiler hiç bitmedi.

17 yıldır tesisleri yakından takip ediyorum, bırakın, kapatılması, madenlerin yabancılara verilmesi, üretimin durdurulmasını, tesisler her geçen yıl yenileme çalışmaları ile yıllık 60.000 ton üretim kapasitesini 80.000 tonun üzerine kadar çıkarmayı başardı.

Bunun yanında çağın gereği olan modernleşme çalışmalarına da hiç ara vermediği gibi, ARGE çalışmaları sayesinde de daha önce ülkemizde üretimi yapılmayan birçok yeni ürün geliştirerek, gayri safi milli hasılamıza katkı yaptığı gibi, milyonlarca dolarlık ithalatın da önüne geçmeyi başardı.

Yapılan üretimleri zaman zaman yazdığım için, çok fazla detaya girmeden bir başka konudan bahsedeceğim.

Eti Alüminyum yönetimi güzel bir uygulamayı hayata geçirerek, tesislerde çalışan personelin eşlerini ve çocuklarını gruplar halinde davet ederek, boksitten sıvı alüminyuma üretiminin her aşamasını tanıtıyor.

Etibank yönetimi geçtiğimiz hafta sonu ağırladığı grup içerisine basın mensuplarını da davet etti, üretimin devam ettiği Mortaş, Doğankuzu ve Mor Çukuru boksit ocaklarından yani madenin çıkarılması aşamasında başlayan gezi, kalite kontrol ve ERGE çalışmaları ünitesinde sona erdi.

Yıllık 600.000 ton boksit rezervinin tesislere nakledilmesi ile başlayan üretim, binlerce insana istihdam sağlaması ile devam ediyor.

Burada Boksit madeninden sıvı alüminyum üretimi yolculuğuna bir kez daha şahit oldum.

Gezi ile ilgili kısa kısa bilgi vermek istiyorum.

Maden ocağından getirilen boksit Cevherinin alümina atık sahasında kalitesi ve tenörüne göre ayrı panolarda stoklanması, sonra kırıldıktan sonra değirmenler de öğütülmesi, otokloav ünitesinde çözünür eştirilmesi, daha sonra sıvı ve katı olarak ayrıştırılması, sıvı kısmının üretim aşamasına gönderilip,, çamur kısmının da kırmızı çamur barajında depolanmasına, sıvı kısmın alüminyum hidroksite dönüştürülüp, kalsinasyon fırınında pişirildikten sonra, elektrolizin hammaddesi alümina elde edilmesine, yani kırmızı renkte olan taşın önce sıvı hale daha sonra da 1.200 derecede kurtularak beyaz toz hâline getirilerek Alüminyum hidrat elde edilip, son aşamada sıvı alüminyum üretilmesi için elektroliz hanelere gönderilip, alüminyum elde edilip, buradan da dökümhaneye gönderilmesi, kalite kontrol sonrası piyasaya sunulmasına şahit olmaktan Seydişehir’de yaşayan bir birey olarak onur duydum.

Bu arada üretim aşamasında tesislerde yapılan modernizasyon çalışmalarına da şahit olduk. Kimse eleştirmeye kalkmasın, tesislerin 2005 yılı öncesini bilenlerin özellikle şimdi fabrikayı ziyaret etmesini tavsiye ediyorum.

Yapılan yenileme çalışmaları ile nereden nereye gelindiğini kendi gözleri ile görsünler, ondan sonra ne yorum yapacaksa yapsınlar.

Ama önce tesisleri ziyaret etsinler. Etibank tesislerinin yöneticileri kapılarının herkese açık olduğunu, ziyaret etmek isteyen, her birey, kurum ve kuruluşu misafir etmekten mutluluk duyacaklarını ifade ettiler.

Böyle güzide bir tesisi Ülkemize kazandıranlara şükranlarımı, üretimini ara vermeden devam ettiren Cengiz ailesine de teşekkürlerimi sunuyorum.

Açık yüreklilikle bir kez daha ifade ediyorum,

Etibank Alüminyum Tesisleri ile bir kez daha gurur duydum”

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.