Ermeni Tehdidi ve Azeri Notası!

Yıllardan beri başı çeken Fransa’nın dümen suyunda giden ABD Temsilciler Meclisi, İsveç, Belçika, Hollanda’nın yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinin desteği ve aslı olmayan yalan-yanlış bilgilerle Ermenilerin Türkiye aleyhinde sürdürdüğü sözde soykırım kampanyası gündemden düşmüyor. Başbakan Erdoğan’ın Amerika seyahati sırasında Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ile yaptığı görüşmeye rağmen konunun çözümlenmesine ihtimâl verilmiyor. Erdoğan’ın, devlet arşivlerinin incelemeye açılması yolunda yaptığı çağrıya bugüne kadar cevap vermeyen Ermenistan’ın aslında 1915-1920 yılları arasında Doğu Anadolu’da onbinlerce Müslüman’ı katlettiği belgelere dayalı olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Bir belgede General Mayor Nersisof Per tarafından 30 Ocak 1920’de “Zarşat çevresine emir” başlığı ile yayınlanan emirde “Ermenistan Cumhuriyeti, büyük devletler tarafından müstakil olarak tanınmıştır. Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında birlikte barışla yaşamak için korunmaya ait bir dostluk ittifakı imzalamıştır” şeklindeki satırlar dikkat çekicidir. Kırzıoğlu Dr. M. Fahrettin Erdoğan tarafından kaleme alınan ve 40 yıl önce Kars Turizm ve Tanıtma Derneği tarafından yayınlanan kitapta yer alan Ermeni Mezalimi ile ilgili ürpertici olaylardan örnekler vermeye devam ediyoruz.
25 Ocak 1920’de Ardahan Kaymakamı Nahçıvanlı Kadimof ve kumandan Marzmanof imzasıyla Çıldır Milletvekillerine, General Osebyan tarafından yapılan bildiride; her taraftan Çıldır ahalisi üzerine asker yürütüleceği, birliklere Ekmek ve tuz çıkarıp, boyun eğerek teslim olmak gerektiği, teslim olunmadığı takdirde Erivan ili Müslümanlarına ve Göle ahalisine yapılanlardan daha şiddetli cezalar uygulanacağı uyarısında bulunuluyor, fakat “Erivan ilinde Müslümanlara reva görülen kıyım ve Göle’de yapılan mezalim gözönünde iken, Ermenilere güvenip, itimat edilemeyeceği” cevabı veriliyor. Bunun üzerine 27 Ocak 1920 günü sabah saat saat 6’da beş koldan saldıran Ermeni birliklerinin Gölveren köyü sırtlarına top yerleştirerek, topçu ve piyade ateşi ile taarruza başladıkları, ancak ahalinin dayatma ve karşı koyması üzerine saat 12’de geriye püskürtüldüğü belirtilerek, şunlar ekleniyor:
“Bir yandan Erivan’da uygulanan kıyım ve göçürme mezâlimi, diğer yandan Çıldır, Göle, Şüregel (Kızılçakçak/Akyaka ve Başgedikler bucakları), Zarşat (Susuz ve Arpaçay bucağı), Akbaba dolaylarına yapılan tecavüzler, Ocak 1920’de henüz Kars’ta (Ermeniler ile birlikte kukla gibi) hükümet etmekte olan Arpaçay’ın sağındaki Şüregel-Aralık köyü Meşhedi Samed Ağa başkanlığındaki İslâm Şûra Heyeti Tiflis’te bulunan Amerikan mümessili nezdinde protesto etmiştir. Hiçbir yandan esirgenip korunma görmeyen bu zavallı Müslümanların haklı ve acıklı sesleri, Azerbaycan Hükümeti Millet Meclisi’nde yankılanarak, oradan da yükselmiştir.
Bu kıyımlar üzerine Azerbaycan hükümeti Dışişleri Bakanlığı tarafından Ermenistan Hükümeti’ne, birer sureti de İngiltere, Fransa ve İtalya siyasî mümessillerine verilerek, Batum’da çıkan ‘İslâm Gürcistanı’ gazetesinde 4 Mart 1920 tarihinde yayınlanan Dışişleri Bakanı Han Hoyski imzalı şu nota verilmiştir:
“Hükümetim, Kars olayları ve faciaları hakkında Kars İslâm ahalisi murahhaslarınca gönderilen evrakı ve 30 Ocak 1920’de Orgeneral Osebyan tarafından yayınlanan emirnâme suretini ve Kars’tan yazılan telgrafa Zarşat murahhaslarının cevabı ile benzer belgeleri almıştır. Azerbaycan Hükümeti’nce alınan adıgeçen belgeler, “Ermenistan hükümetinin, Kars ülkesi İslâm ahalisi aleyhinde saldırgan davranışlarda bulunmadığını” ileri süren iddiaların tersini isbat etmektedir. General Osebyan emirnâmesinde, Zarşat bölgesi ahalisinin boyun eğmelerini, aksi hâlde top ve tüfek ateşleriyle yok edilecekleri korkutmasını içine almaktadır. Zarşat İslâm ahalisi verdikleri cevapta doğacak sorumluluğun, Osebyan ve Ermenistan’a ait olacağını bildirmişlerdir. Marzmanof’un kumandası altındaki Ermeni askerleri 17 Ocak’ta Müslüman köylerine saldırarak Göğerçin, Kuzgunlu, Borçalı, Mescitli, Kümbet, Ağzıaçık, Mamaş, Bendivan, Geçit ve Kalecik köylerini top ateşleri ile yıkarak, bütün malları talan etmişlerdir. İslâm ve Ermeni milletinin iyi geçinme münasebetleri kurulması için bu gibi vahşice ve korkunç davranışlara son verilmesi hususunda gereken tedbirlerin alınmasını, hükümetim adına rica eder; yoksa doğacak olan sorumluluğun Ermenistan hükümetine ait olacağını da bildiririm.”
Dayanılmaz hâle gelen Ermeni mezâlimi üzerine Müslüman feryad ve şikâyetleri sürüp gidince, Tiflis’ten Amerikalı Albay Haskel ile bir İngiliz yüzbaşısı, 1920 Şubat ayı başında Şahnalar ve civarındaki köylere gelerek ahaliyi yatıştırmaya çalışarak, bundan sonra Müslümanlara asla saldırılmayacağını vaat etmişler, bu vaatlere inanan halk, artık can, mal ve namuslarının güven altına alındığını sanarak köylerine dağılmışlar. Fakat, bu teminata rağmen aradan çok zaman geçmeden Ermeni çeteleri ve birlikleri toplanarak yeniden Müslümanlara saldırmaya başlayıp, 28 Şubat’ta Zarşat’a taarruza geçerek çok büyük telefat ve perişanlık vermişler, 28 köyü yakıp yıkarak, içinde kadın ve çocuklarda olan 2 bin kişiyi öldürmüşlerdir. Köylerden genç kızlar Gümrü ve Kars’a götürülerek, Ermenilere dağıtılmış, talan edilen eşyalar Kars’ta pazar yerinde açık artırma ile satılmıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi