Edrak-ı Biidrak
Şu ülkede yaşananlar harbiden cinnetlik. Şuurla tanışıklığı olmayan zavallılıklar… Maskaralığın daniskası. Dürüstlüğün limanından bu güzide ülkeyi ve bu ülkenin güzide insanlarını seyretmeyi hiç denemeyen darlık. Edeple telif edilemeyen seviyesizlikler…
Başbakan bugün Diyarbakır’da. Önceden nasıl karşılanacağı belli. Ak Parti binasını taşa tutanlar kim bilir ne senaryolar hazırladılar.
Bu ülkede ve bu ülkeyi seviyorum diyen herkesin utanç duyacağı olaylar yaşanıyor son birkaç aydır. Yıllardır bizi yönetenler, kilit koltuklarda oturanlar bir bir alınıp götürülüyor. Kim oldukları, hangi kimlikte, ne düşüncede oldukları önemli değil burada. Utancımızı bile rezil eden görüntüler. Uzaklardan ekranlarımızı izleyenler bizi hangi sefilliğin içinde yorumluyorlardır acaba? Merak edilecek bir soru değil. Yıllar önce İngilizler bizim için; edrak-ı biidrak (idrakten uzak) demişler. Yanlış insanlardan doğru sözler, yazmak rahatsız ediyor onlara ait sözleri ama hazin ki bize uzak bir tespit değil.
İdrakten uzak görülüyoruz. İdrakten uzak siyasetçiler bu milleti çoğu kez öyle gördü. DTP Vali’den bile oy istiyor. Askerden polisten oy istiyor. Bunu yapan seçim stratejisi olarak çocukların geleceğiyle oynayan; şiddeti, yakıp yıkmayı tercih eden DTP. Şiddetle insan kazanmayı düşünen bilinç fukaralığı.
‘Kürt Sorunu’ ifadesinden nefret ediyorum. Bu ülkede Kürt sorunu yok, DTP sorunu var. Kürtlerin tarihi Türklerin tarihi ile aynı. Ama Türkiye yaklaşık kırk senedir; ‘Sen Türksün öteki Kürt’ idraksizliğiyle inim inim inliyor. Hepimiz Türk, hepimiz Kürt’üz. Ötekileştirenler teröristtir!
Bu ülke insanları bu ülkeyi, ne DTP’ ye ne de CHP’ye yar eder. Çünkü bu ülke beklentisiz akıtılan kanlarla kuruldu. Bu toprakların adı samimiyet. Yüreksiz sözler bu topraklarda yeşermez. Hiç kimse heveslenmesin. Hiç kimse ütopik beklentilerle ömür tüketmesin.
Bunlar ne dediğini bilmiyor. Ne yaptıklarının farkında değiller. Sanki biz hayvan hafızalıyız. Biri türbanı aştı da medrese açmaya kadar gitti. Dün ne söylediğini unutmuş; yazık! Keşke kendi olarak kalsaydı, ne olduğu belliydi. Kendiyle bağdaşmayan açılımlarıyla aç kalacak. Meclise bile giremeyecek artık bu gidişle. Yahu insaf denir yani! Hitap ettiklerini bu kadar mı bilmez, saf zannediyorsun!?
Diğeri de savaşa soyunmuş. Ülkesiyle savaşıyor. Hadi ateşe verelim. İşsiz, boş gezen gençleri toplayın şenlik yapalım, gözdağı olsun. Sloganımız insanlık için. Her şey bizim için; kırın, dağıtın! Demokrasi için…
Demokrasi’ye acır oldum. Bu dünyaya geldi geleli bir hayır görmedi. Onun bunun elinde hep menfaat endeksli bin bir türlü tanımla garip kaldı. Oyuncak oldu. Kavramların içinde en popüler, en çok çaresiz kalan kavram oldu.
Demokrasi için… İnandım! Çok safım ya, bugüne kadar hep inandığım gibi şimdi de inanıyorum(!)
Artık size kimse inanmayacak. Ta ki kendinizi doğru düzgün tanımlayana kadar.
DTP’ ye Kürtler oy vermeyecek, teröristler oy verir belki. Tabi onları da sinirlendirecek bir şey yapmazsa.
CHP’yi de artık Allah kurtarsın, ne diyelim. Millet ne olduğunu ne yapmaya çalıştığını anlarsa, elbette onun gibi düşünenler olacaktır mutlaka. Ama düşüncesi bir netleşsin bakalım.
Boynu bükük marifet… Mezardaki dürüstlük… Yosun tutmuş sevdalar…
Anadolulu anamın edebi… Utangaç yüzler…
Sizi çok özledim, geri gelmeniz çok mu zor!?
Ahu zarımın zarafeti de kalmadı, yalandır sizi çağırmam. Ama siz dilime bakın da gelin.
Kim bilir… Kalpler Allah’ın elinde değil mi?




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.