dün RECEP KONUK bugün Doktor RECEP KONUK
Yayınlanma:
Cenab-ı Allah kainatı yaratırken bir değişmez kural koymuş; canlılar doğar, büyür ve ölür. Bu canlıların başında da insanoğlu gelir.
İnsanoğlu’nun dünyada kalacağı zamanı da yine Cenab-ı Allah takdir eder. Ne az ne de çok yaşar insanoğlu. Biz dünyaya gelmeden önce kaderimiz yazılmış dünyada yaşadığımız zaman içinde kaderinizi değiştiremeyiz. Fakat çalışarak çırpınarak bir yerlere gelmeye de gayret gösteririz. Cenab-ı Allah da bizim çalışmamızın mükâfatını verir. Allah bizlere akıl vermiş, zeka vermiş, feraset vermiş, düşünme ve iyiyi, doğruyu bulma yeteneği vermiş bir çok canlıdan ayıran bir çok özellik vermiş. Bu özelliklerini kullan demiş bizlere. Kullananlar başarıdan başarıya koşmuş, az kullananlar az başarılı olmuş, hiç kullanmayanlar ise başarısız olmuşlardır.
Aynı anneden, aynı babadan dünyaya gelen çocukların karakterleri, huyları, akılları bir değildir. İkiz olarak dünyaya gelen çocuklar bile aynı karakterde, aynı zeka düzeyinde değillerdir.
İnsanoğlunun özelliği kısaca böyledir.
Cenab-ı Allah boş duranı sevmez diye de bir söz vardır.
Konya’nın Çumra İlçesi Türkmen Camili köyünde dünyaya gelen bir çocuk da çalışmış, çalışmış başaracağım demiş ve başarmış. Ve bu çocuk geçtiğimiz pazartesi günü Selçuk Üniversitesi Ziraat ve İktisat ve Ticari İlimler Fakültesi’nin önerileri Üniversite Senatosu’nun aldığı bir kararla Selçuk Üniversitesi Onursal Doktora payesi aldı. İsmini de hemen burada belirtmeden geçemeyeceğim: Recep Konuk.
Dün Recep Konuk’tu bugün ise Doktor Recep Konuk olarak karşınıza çıkmıştır. Akademisyenlik payesidir doktorluk unvanı
Bu unvana herkes ulaşamaz. Balı, parmağı uzun olan yemezmiş, kısmeti olan yer derler. İşte Recep Konuk kendi kısmetini kendi yaratmıştır, çalışmıştır, çalışmıştır ve yine çalışarak elde ettiği başarılarla bu unvana layık görülmüştür.
Recep Konuk ne yapmış, ne yapmamış?
Doğduğu topraklara öğretmen olarak Milli Eğitim ordusunda görev almış, başarılı bir eğitimci olmuş. Doğup büyüdüğü topraklar için bir lider olmuş Belediye Başkanlığı görevini yapmış NASA tarafından çöl olmaya aday olan iller arasında yer alan Konya Ovası’nda ağaçlandırma kampanyası başlatmış ve dört bir yanını ağaçlandırmıştır. Bir şeker fabrikası varken bu yetmez demiş Konya-Çumra’ya ikinci bir şeker fabrikası yaptırmış hem de bir yıl gibi çok kısa bir zaman içerisinde. (Biz bu fabrikaya ‘Recep Konuk Şeker Fabrikası’ densin diye bir öneri de bulunmuştuk ne oldu ismi bu fabrikaya verildi mi bilmiyoruz.)
Gün geldi biz Recep Konuk için Türkiye Şeker Sanayi’nin babası dedik ve ‘Şeker Baba’ ismi verilsin dedik. Gün geldi Recep Konuk için takdirlerimizi, tebriklerimizi bu sütunlarda kaleme aldık açık, açık deklare ettik ve yaptığı hizmetleri desteklediğimizi ifade ettik. Demek ki, bu görüşlerimiz, bu tespitlerimizin hepsi doğruymuş. Tarih bizi yanıltmadı, haklı çıkardı. Tarafsız bir gözle gördüğümüzden, yanılmadığımızın işaretini geçtiğimiz Pazartesi günü bir kez daha anladık.
Selçuk Üniversitesi Alâaddin Keykubat yerleşim alanındaki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde onursal doktora payesi ve diploma törenine çok değerli kadim dostlarımdan Mimar Adnan Ağırbaşlı ve Makine Mühendisi Cevdet Çavuşoğlu ile yan yana oturdum, gözlerimizin sevinç yaşlarını onlarla paylaştım. Sahnede Rektör Süleyman Okudan Recep Konuk’un fahri Doktora Beratını ve Cübbesi’ni giydirirken.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin, “Dün dünle gitti can cazım, bugün yeni bir şeyler söylemek lazım” dediği gibi dün dünle gitti, dün Recep Konuk’tu bugün ise Doktor olarak karşımızda duran Recep Konuk’tan başarılı çalışmalarının devamını bekliyoruz.
İnsanoğlu’nun dünyada kalacağı zamanı da yine Cenab-ı Allah takdir eder. Ne az ne de çok yaşar insanoğlu. Biz dünyaya gelmeden önce kaderimiz yazılmış dünyada yaşadığımız zaman içinde kaderinizi değiştiremeyiz. Fakat çalışarak çırpınarak bir yerlere gelmeye de gayret gösteririz. Cenab-ı Allah da bizim çalışmamızın mükâfatını verir. Allah bizlere akıl vermiş, zeka vermiş, feraset vermiş, düşünme ve iyiyi, doğruyu bulma yeteneği vermiş bir çok canlıdan ayıran bir çok özellik vermiş. Bu özelliklerini kullan demiş bizlere. Kullananlar başarıdan başarıya koşmuş, az kullananlar az başarılı olmuş, hiç kullanmayanlar ise başarısız olmuşlardır.
Aynı anneden, aynı babadan dünyaya gelen çocukların karakterleri, huyları, akılları bir değildir. İkiz olarak dünyaya gelen çocuklar bile aynı karakterde, aynı zeka düzeyinde değillerdir.
İnsanoğlunun özelliği kısaca böyledir.
Cenab-ı Allah boş duranı sevmez diye de bir söz vardır.
Konya’nın Çumra İlçesi Türkmen Camili köyünde dünyaya gelen bir çocuk da çalışmış, çalışmış başaracağım demiş ve başarmış. Ve bu çocuk geçtiğimiz pazartesi günü Selçuk Üniversitesi Ziraat ve İktisat ve Ticari İlimler Fakültesi’nin önerileri Üniversite Senatosu’nun aldığı bir kararla Selçuk Üniversitesi Onursal Doktora payesi aldı. İsmini de hemen burada belirtmeden geçemeyeceğim: Recep Konuk.
Dün Recep Konuk’tu bugün ise Doktor Recep Konuk olarak karşınıza çıkmıştır. Akademisyenlik payesidir doktorluk unvanı
Bu unvana herkes ulaşamaz. Balı, parmağı uzun olan yemezmiş, kısmeti olan yer derler. İşte Recep Konuk kendi kısmetini kendi yaratmıştır, çalışmıştır, çalışmıştır ve yine çalışarak elde ettiği başarılarla bu unvana layık görülmüştür.
Recep Konuk ne yapmış, ne yapmamış?
Doğduğu topraklara öğretmen olarak Milli Eğitim ordusunda görev almış, başarılı bir eğitimci olmuş. Doğup büyüdüğü topraklar için bir lider olmuş Belediye Başkanlığı görevini yapmış NASA tarafından çöl olmaya aday olan iller arasında yer alan Konya Ovası’nda ağaçlandırma kampanyası başlatmış ve dört bir yanını ağaçlandırmıştır. Bir şeker fabrikası varken bu yetmez demiş Konya-Çumra’ya ikinci bir şeker fabrikası yaptırmış hem de bir yıl gibi çok kısa bir zaman içerisinde. (Biz bu fabrikaya ‘Recep Konuk Şeker Fabrikası’ densin diye bir öneri de bulunmuştuk ne oldu ismi bu fabrikaya verildi mi bilmiyoruz.)
Gün geldi biz Recep Konuk için Türkiye Şeker Sanayi’nin babası dedik ve ‘Şeker Baba’ ismi verilsin dedik. Gün geldi Recep Konuk için takdirlerimizi, tebriklerimizi bu sütunlarda kaleme aldık açık, açık deklare ettik ve yaptığı hizmetleri desteklediğimizi ifade ettik. Demek ki, bu görüşlerimiz, bu tespitlerimizin hepsi doğruymuş. Tarih bizi yanıltmadı, haklı çıkardı. Tarafsız bir gözle gördüğümüzden, yanılmadığımızın işaretini geçtiğimiz Pazartesi günü bir kez daha anladık.
Selçuk Üniversitesi Alâaddin Keykubat yerleşim alanındaki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde onursal doktora payesi ve diploma törenine çok değerli kadim dostlarımdan Mimar Adnan Ağırbaşlı ve Makine Mühendisi Cevdet Çavuşoğlu ile yan yana oturdum, gözlerimizin sevinç yaşlarını onlarla paylaştım. Sahnede Rektör Süleyman Okudan Recep Konuk’un fahri Doktora Beratını ve Cübbesi’ni giydirirken.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin, “Dün dünle gitti can cazım, bugün yeni bir şeyler söylemek lazım” dediği gibi dün dünle gitti, dün Recep Konuk’tu bugün ise Doktor olarak karşımızda duran Recep Konuk’tan başarılı çalışmalarının devamını bekliyoruz.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.