Çukurçayır: Özerkliğe zemin hazırlar

Çukurçayır: Özerkliğe zemin hazırlar

SÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, Büyükşehir Belediye Kanun Tasarısı'nı değerlendirdi

Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, Büyükşehir Belediye Kanun Tasarısı'nın Türkiye'nin idari sistemini baştan aşağı değiştirdiğine dikkat çekerek, "Büyükşehir belediye başkanları il genelinde etkin kılınıyor, vali ve kaymakamların etkinliği ise azaltılıyor. Bir nevi eyalet sistemini çağrıştıran yapı ortaya çıkıyor." dedi. Çukurçayır, tasarının kamuoyunda yeterince tartışılmadan Meclis'ten geçmesinin bir çok olumsuzluğu beraberinde getireceğini de kaydetti.

Cihan Haber Ajansı'na konuşan Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, tasarıya göre vali ve kaymakamların yetkilerinin daraltıldığının altını çizerek, " Büyükşehir belediye başkanlarının yetkileri ise genişletiliyor. Büyükşehir olan illerdeki il özel idareleri de kapatılıyor. Antalya'nın bir ucundan diğer ucuna mesafe 650 kilometre. Konya'nın 31 tane ilçesi var. Mevcut görev alanına yetemeyen bir belediye nasıl yüzlerce kilometre öteye hizmet götürecek." diye konuştu.

"KIRSALDA KAMU HİZMETİ BİTME NOKTASINA GELECEK"

Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, Büyükşehir Belediye Kanun Tasarısı'nın yasalaşması halinde 29 il özel idaresi, 1591 belediye ve 16 bin 82 köyün tüzel kişiliği sone ereceğini belirtti. Kentbilimci Prof. Dr. Çukurçayır, Türkiye'deki belediyelerin mevcut sınırları içerisinde kalan hizmet alanlarına henüz tam anlamıyla yetemezken belediyenin yetki alanının il hududuna kadar genişletilmesinin endişe verici olduğunu söyledi. Çukurçayır, şehir merkezine yüzlerce kilometre ötede bulunan ilçe, belde ve köylerdeki belediye hizmetlerinin büyükşehire bağlanması durumunda kırsalda kamu hizmetinin bitme noktasına geleceğini iddia etti.

"BU TASARI AVRUPA YEREL YÖNETİMLER ÖZERKLİK ŞARTINA AYKIRI"

Kanun tasarısında ilçeler ve köylerdeki nüfusun da dahil edilerek büyükşehir yapıldığı bir model oluşturulduğunu vurgulayan Çukurçayır, dünyada bunun örneğinin bulunmadığını savunarak, yasa tasarısının Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartıyla çeliştiğini ifade etti. Avrupa Birliği, yerel yönetimlerin kamu yatırımı yapabileceği kapasitesinin artırılmasını öngörürken, kanun tasarısının bu mantıkla çeliştiğini şöyle anlattı: "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik şartı köy, belde ve ilçelerde kamu hizmeti sunma kapasitesinin güçlendirilmesini kastediyor. 'Kırsal yönetimi halka hizmet sunulabilecek hale getir' diyor. Burada siyasi bir gücü kastetmiyor, hizmet sunmadan bahsediyor. Ayrıca 'eğer herhangi bir beldenin, belediyenin, ilçenin tüzel kişiliği kaldırılacak ve başka bir yönetime dahil edilecek veya başka bir yönetim şekline dönüştürülecekse orada referandum yapılmalı' diyor. Hükümet ise, yeni büyükşehir kanunu ile merkezi yani büyükşehiri güçlendiriyor, köyleri, ilçeleri kapatıyor. İl merkezini güçlendirerek yerelin kimlikleri ortadan kaldırılıyor. Bu bakımdan Avrupa'nın yerel yönetimler özerklik şartına aykırı bir uygulama ortaya çıkıyor." diye konuştu.

"ANAYASA DEĞİŞMEDEN İL ÖZEL İDARESİ KALDIRILAMAZ"

Prof. Dr. Çukurçayır, il özel idarelerinin kaldırılması için Anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğu belirterek şunları ifade etti: " Mevcut tasarı bu anlamda teknik açıdan anayasaya aykırı. Anayasanın 127. maddesinde 3 tane yerel yönetim biçimi sayılmış. İl, belediye ve köy. İl dediğiniz yönetsel birimi 'vali' yönetir. Merkezi idarenin bir parçasıdır. Anayasa, burada ildeki yerel yönetim olarak il özel idaresini kastediyor. Dolayısıyla Anayasa Değişikliği yapmadan 29 tane il özel idaresini kaldırmak, anayasaya aykırılık teşkil eder." tespitinde bulunuyor.

"EYALETE BENZER BİR YAPI KURULUYOR'

İdari sistemin değişerek büyükşehir belediye başkanlarını il genelinde etkin kılındığı, vali ve kaymakamların etkinliğinin azaldığı, eyalet sistemini çağrıştıran bir yapının ortaya çıkacağını ifade eden Çukurçayır şu bilgileri verdi: " Bu sistemin özellikle güneydoğuda bazı ayrılıkçı söylemleri dile getirenleri harekete geçirebilir. Yerel ve demokratik özerkliği gündeme getiren belediyelere baktığımızda neredeyse siyasi bağımsızlık talep ediyorlar. Şimdi bu kanun da geçerse eğer özellikle güneydoğudaki bazı kentlerimizde bir takım ayrılıkçı söylemlerin daha da güçleneceğinden doğrusu endişe etmek lazım. Çünkü orada maalesef ayrılıkçı ve bölücü siyaset güçlü bir biçimde toplumsal ve siyasal süreçleri etkiliyor. Dolayısıyla büyükşehirlere böyle bir yetki verildiği zaman siyasi bölünmüşlüğün zeminine katkı sağlanmış olur mu bu soruyu düşünmek gerek."

Reformların mutlaka devam etmesi gerektiğini düşünen Çukurçayır, ancak mevcut düzenlemenin meşruiyetinin soru işaretleriyle dolu olduğunu aktardı. Çukurçayır, meclisin ve kamuoyunun yeterince tartışmadan radikal kararların alınmasının rasyonel politika yapım sürecine uygun olmadığını sözlerine ekliyor.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.