Çok Çeşitli Etkinliklerle Dolu Bir Hafta
Yayınlanma:
Türk mizahını, Türk espiri sanatını dünyaya dalga dalga duyuran Nasreddin Hoca bir gün camide konuşmak için kürsüye çıkmış ve cemaate, “Ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?” diye bir soru sormuş oradakilerde, “bilmiyoruz” deyince Nasreddin Hoca kürsüden inip ne söyleyeceğimi bilmeyenlere ben ne söyleyebilirim diye inmiş ve doğruca evinin yolunu tutmuştur. Bir hafta sonra tekrar kürsüye çıkan Nasreddin Hoca yine aynı soruyu bu kez sormuş ve cemaatte "biliyoruz biliyoruz" diye bağırmaya başlamışlar. Hoca efendi “madem biliyorsunuz ben size ne söyleyeyim” demiş ve kürsüden inip tekrar evinin yolunu tutmuştur. Üçüncü hafta gelmeden önce Akşehirliler toplanmışlar ve “Yarımız biliyoruz, diğer yarımız da bilmiyoruz diyelim” diye sözleşmişler. Hoca efendi tekrar kürsüye çıkmış her zaman olduğu gibi cemaate sormuş, “Ne söyleyeceğimi biliyor musunuz?" diye cemaatte daha önce sözleştikleri gibi yarısı biliyoruz diğer yarısı da bilmiyoruz şeklinde cevap verince Hoca efendi kürsüden inmeden önce "Bilenler bilmeyenlere öğretsinler” demiş ve kürsüden inip evinin yolunu tutmuş.
Yazımın başlığında ifade ettiğim gibi Konyamız’da her hafta pek çok etkinlikler olmaktadır. Ahmet Hamdi Tanpınar “Konya’yı” tarif ederken, “Bir başkent her zaman başkenttir” dediği gibi Konya Selçuklular’dan beri hep başkentlik unvanını koruyup gelmiştir. Konya’da köklü bir kültür anlayışı mevcuttur bu anlayış çerçevesinde Konyalılar da başkentlik unvanının verdiğini koruya gelmişlerdir.
Pek çok etkinliklerin içerisinde ben bu hafta iki etkinlikten söz etmek istiyorum. 37 yıl önce 11 Nisan günü kurulan Konya Selçuk Üniversitesi’nin kuruluşu ilk kez bir kaç etkinlikle anıldı. Kurucu Rektör Prof. Dr. Mümin Köksoy dahil olmak üzere hayattaki bütün rektörleri bu etkinliklere davet edildiler. Bizim gelenden de gelmeyenden de “Allah razı olsun” demekten başka bir şey söyleme hakkımız yoktur.
Bu etkinliğin düzenlenmesi için ilgililere gereken emri veren Selçuk Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel'e teşekkür etmeden de geçemeyeceğim. Hakkı Gökbel hocanın görev süresi içinde Selçuk Üniversitesi'nin 40. yılı da kutlanacaktır. Şimdiden 40.yıl kutlaması hazırlığına mutlaka başlamıştır. Gökbel Hoca Selçuk Üniversitesi'nin 37. kuruluş yılını kutlayan Hakkı Gökbel ve arkadaşlarını kutlarken sağlık ve mutluluklar diler 40.yıl kutlamalarında tekrar birlikte olmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.
Bir başka etkinliğe gelince
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nin girişimleriyle Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in de ev sahipliği yaptığı bir toplantı gerçekleştirildi. Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı dahil olmak üzere bütün şube başkanları ile temsilciliklerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantı çok olumlu geçti. Toplantıda Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çıpan da hazır bulundu. Bunun yanında Yazarlar Birliği Konya Şubesi eski başkan ve yöneticilerde toplantıda hazır bulunmaları bu etkinliğe ayrı bir önem kattı.
Yazmayan adama yazar denilir mi? Yazar adama yazar denilir. Yazarlarımız birer kültür elçileridir. Her yazar geldiği yere döndüğü zaman izlenimlerini mutlaka kaleme alacaktır. İstese de istemese de objektif olarak gittiği yerleri gezip gördüğü yerleri yazacak anlatacak övgü ile bahsedecektir. Turiste, “dumansız fabrika” dediğimiz gibi yazarlarımızda dumansız üretim yapanlardır. Bu dumansız üretimler Konyamızın gerçek imajını daha da geliştirecektir.
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Mehmet Ali Köseoğlu çileli bir mesleğin içinden gelmektedir. Gazeteciliğinin dışında günün büyük bir bölümünü yazarlara ayırmaktadır. Çok yorucu bir işin altından kalkmak üstesinden gelmek içinde gecesini gündüzüne katarak bu vazifesini aksatmadan yerine getirmenin de mutluluğu içinde olduğunun bilincindeyim. Bu hizmetlerinden dolayı da Mehmet Ali Köseoğlu'nu, yönetici arkadaşlarını kutlarım.
Şehrin emin kişisi olan, şehrulemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve diğer yetkilileri de kutlamadan geçemeyeceğim.
Sözü yine Nasreddin Hoca'ya getirelim ve “Bilenlerin bilmeyenlere” diğer etkinlikleri anlatmasını isteyelim.
Yazımın başlığında ifade ettiğim gibi Konyamız’da her hafta pek çok etkinlikler olmaktadır. Ahmet Hamdi Tanpınar “Konya’yı” tarif ederken, “Bir başkent her zaman başkenttir” dediği gibi Konya Selçuklular’dan beri hep başkentlik unvanını koruyup gelmiştir. Konya’da köklü bir kültür anlayışı mevcuttur bu anlayış çerçevesinde Konyalılar da başkentlik unvanının verdiğini koruya gelmişlerdir.
Pek çok etkinliklerin içerisinde ben bu hafta iki etkinlikten söz etmek istiyorum. 37 yıl önce 11 Nisan günü kurulan Konya Selçuk Üniversitesi’nin kuruluşu ilk kez bir kaç etkinlikle anıldı. Kurucu Rektör Prof. Dr. Mümin Köksoy dahil olmak üzere hayattaki bütün rektörleri bu etkinliklere davet edildiler. Bizim gelenden de gelmeyenden de “Allah razı olsun” demekten başka bir şey söyleme hakkımız yoktur.
Bu etkinliğin düzenlenmesi için ilgililere gereken emri veren Selçuk Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel'e teşekkür etmeden de geçemeyeceğim. Hakkı Gökbel hocanın görev süresi içinde Selçuk Üniversitesi'nin 40. yılı da kutlanacaktır. Şimdiden 40.yıl kutlaması hazırlığına mutlaka başlamıştır. Gökbel Hoca Selçuk Üniversitesi'nin 37. kuruluş yılını kutlayan Hakkı Gökbel ve arkadaşlarını kutlarken sağlık ve mutluluklar diler 40.yıl kutlamalarında tekrar birlikte olmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.
Bir başka etkinliğe gelince
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi'nin girişimleriyle Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek'in de ev sahipliği yaptığı bir toplantı gerçekleştirildi. Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı dahil olmak üzere bütün şube başkanları ile temsilciliklerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantı çok olumlu geçti. Toplantıda Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çıpan da hazır bulundu. Bunun yanında Yazarlar Birliği Konya Şubesi eski başkan ve yöneticilerde toplantıda hazır bulunmaları bu etkinliğe ayrı bir önem kattı.
Yazmayan adama yazar denilir mi? Yazar adama yazar denilir. Yazarlarımız birer kültür elçileridir. Her yazar geldiği yere döndüğü zaman izlenimlerini mutlaka kaleme alacaktır. İstese de istemese de objektif olarak gittiği yerleri gezip gördüğü yerleri yazacak anlatacak övgü ile bahsedecektir. Turiste, “dumansız fabrika” dediğimiz gibi yazarlarımızda dumansız üretim yapanlardır. Bu dumansız üretimler Konyamızın gerçek imajını daha da geliştirecektir.
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şube Başkanı Mehmet Ali Köseoğlu çileli bir mesleğin içinden gelmektedir. Gazeteciliğinin dışında günün büyük bir bölümünü yazarlara ayırmaktadır. Çok yorucu bir işin altından kalkmak üstesinden gelmek içinde gecesini gündüzüne katarak bu vazifesini aksatmadan yerine getirmenin de mutluluğu içinde olduğunun bilincindeyim. Bu hizmetlerinden dolayı da Mehmet Ali Köseoğlu'nu, yönetici arkadaşlarını kutlarım.
Şehrin emin kişisi olan, şehrulemin Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve diğer yetkilileri de kutlamadan geçemeyeceğim.
Sözü yine Nasreddin Hoca'ya getirelim ve “Bilenlerin bilmeyenlere” diğer etkinlikleri anlatmasını isteyelim.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.