Çocuk, Din ve Davranışa Dönüşmesi
Yayınlanma:
Hz. Peygamber (asm)’in, ‘Her doğan, İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra, ana ve babası onu Hıristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar’. (Buhârî, cenâiz 92; Ebû Dâvut, sünne 17; Tirmizî, kader 5)
Çocuk özdeş olarak anne ve babayı örnek alır. Uzun yıllar anne ve babasının dünya görüşlerini ve dini inançlarını ve kültürünü öğrenip uygulayacaktır. Allah bilinci çocuğun yaşamında önemli bir yeri vardır. Çocuk dua etmenin ne olduğunu bilmediği halde Allah bilinci dua ile başlar. Büyüklerin yaptığı ibadetleri taklit ederek onlarla beraber namaz kılarak, Allah kavramını büyüklerden öğrenir. Anne ve babasına çok güvenen çocuk anne ve babanın da Allah’a güven duygusuyla bağlı olması hali, Allah’ı ve peygamberi sevmesi çocuğunda Allah’ı ve peygamberi sevmesine neden olur. Çocuğun inanç konusunda doğru adımları atması için anne ve babanın da inançlarını yaşaması ve örnek olması gerekir.
Çocuk zaten namaz kılan bir babayla 3–4 yaş arası namaz kılmaya başlar yanında durur. Onu taklit eder. Çocukta Allah’ın iyi kalpli çocukları sevdiğini onları mükâfatlandırdığı düşüncesi uyandırılmalı, iyi kalpli çocukları koruduğu düşüncesi verilmelidir. Çocuğun Allah bilinci verilirken her şeyi Allah’ın yarattığı fikri verilmeli, Allah’ın çok affedici fikri verilmeli. Zaten çocuk dört yaşında sorgulamaya başlar. Güneşi, Ayı, insanları, kuşları meyveleri, çocukları, dağları, denizleri yarattığını, Allah’ın herkesi sevdiğini çocukları çok sevdiğini onlara yiyecek, içecek verdiğini söyleyerek çocuğun Allah’ın kendisini sevdiği düşüncesini kavraması sayesinde korkusuz bir hayat sürer. Allah’a güven içinde, çocuk iç huzura kavuşacaktır. Çünkü onu yaratan Allah onu çok sevmektedir. Çok sevdiği Allah’ın güvenini kaybetmemek içinde, çocuk yanlış davranışlardan kaçmaktadır.
Çocuklarımızın dini öğrenip davranışa dönüştürmesini istiyorsak onlara, biz anne ve babalar olarak en güzel şekilde dinimizi yaşamamızla örnek olmalıyız.
Çocukluğumda akşamları uyku saati geldiğimde annem başımızda biterdi. Bize söylediği şu dua aklımdan hiç çıkmadı.
Ya üç yaşındayım ya da dört yaşındaydım. Yattım sağıma, selam verdim sineme, sinem Muhammed dinine, gel ferişte yanıma, ağzımdaki Kur’anıma, göğsümdeki imanıma, Adil Kadir bir Allah, kapısı kulhüvallah, anahtarı Cebrail, kilidi Yasin. Diye bize yalın dini sözcüklerin hepsini sayıp dökerdi. Daha sonra yaşımız geliştikçe bunların neler olduğunu yavaş yavaş öğrendik.
Çocuklarımıza dünyalık yaptığımız yatırımları düşünün kısa bir dünya hayatı için her gün okula gitmesini takip ediyoruz. Derslerini günlük takip ediyoruz, gerekirse özel öğretmenler tutuyoruz. Çocuğumuzun sonsuz hayatını şansa bırakıp, kendi tercihi diyemeyiz. Çocuk ahlak ve davranışı dini tamamen aile içinde öğrenip pekiştirir. Çok şükür ezanı Muhammed minarelerden okunmaktadır. Çocuk zaten dil gelişimi sırasında baba ve anneye bu ses nedir? Diye sormaktadır. Çocuk ‘Allah okunur’ diyecektir. Bize düşen camiyi sevdirmektir. Hele mübarek ramazan ayında çocuklar mahalle camilerine koşmakta hatta biraz gürültüde yapsalar dahi, saflar arasına alıp çocukların taşkınlıklarını önleyip onlara kızmadan camiyi sevdirmeliyiz. Yoksa ‘işte ben camiye gittim. Çocuktum yaramazlık yaptım. Biri bana tokat attı. Biri bana kızdı. Biri beni kovaladı. Bu yüzden camiye yıllarca giremedim’. Bahanelerini çok duyarız. Birilerini camilerden soğutma hakkımızda yoktur. Bizim görevimiz camileri çocuklara sevdirmektir.
Baba ve anne gündüz çalışsa dahi televizyonunu kapatarak çocuklarınla vakit namazlarını ev halkından cemaat yapıp namazları cemaatle kılmalıdır. 7–8 yaşlarına gelen çocuğa dini terbiyeyi zaten 3- 4 yaşından itibaren namazda yanında oynayan çocuklarınla 7–8 yaşlarında akşam, sabah ve yatsı namazlarını ev halkından cemaat yaparak kılarsa. Çocuk namazın şeklini, erkânını adabını ve ruhunu öğrenir. Namazdan sonra günümüzde anne ve babaların çoğu okuma yazma bilmektedirler. Dini konularda çocuklarınla 10–15 dakika sohbet yapabilirler. Tabii ki şu TV denen aracı kapata bilirlerse. Ramazan ayları ve bayramlar, Cuma namazları çocuklara tam davranış kazandırma zamanıdır. 5–6 yaşlarında biz tekne orucu tutardık, öğlene kadar.6–7 yaşlarında orucu tam gün tuttuğumuzda, akşam dedemize birkaç liraya orucumuzu satardık. Büyüklerde bizi böyle teşvik ederlerdi.
Çocuk özdeş olarak anne ve babayı örnek alır. Uzun yıllar anne ve babasının dünya görüşlerini ve dini inançlarını ve kültürünü öğrenip uygulayacaktır. Allah bilinci çocuğun yaşamında önemli bir yeri vardır. Çocuk dua etmenin ne olduğunu bilmediği halde Allah bilinci dua ile başlar. Büyüklerin yaptığı ibadetleri taklit ederek onlarla beraber namaz kılarak, Allah kavramını büyüklerden öğrenir. Anne ve babasına çok güvenen çocuk anne ve babanın da Allah’a güven duygusuyla bağlı olması hali, Allah’ı ve peygamberi sevmesi çocuğunda Allah’ı ve peygamberi sevmesine neden olur. Çocuğun inanç konusunda doğru adımları atması için anne ve babanın da inançlarını yaşaması ve örnek olması gerekir.
Çocuk zaten namaz kılan bir babayla 3–4 yaş arası namaz kılmaya başlar yanında durur. Onu taklit eder. Çocukta Allah’ın iyi kalpli çocukları sevdiğini onları mükâfatlandırdığı düşüncesi uyandırılmalı, iyi kalpli çocukları koruduğu düşüncesi verilmelidir. Çocuğun Allah bilinci verilirken her şeyi Allah’ın yarattığı fikri verilmeli, Allah’ın çok affedici fikri verilmeli. Zaten çocuk dört yaşında sorgulamaya başlar. Güneşi, Ayı, insanları, kuşları meyveleri, çocukları, dağları, denizleri yarattığını, Allah’ın herkesi sevdiğini çocukları çok sevdiğini onlara yiyecek, içecek verdiğini söyleyerek çocuğun Allah’ın kendisini sevdiği düşüncesini kavraması sayesinde korkusuz bir hayat sürer. Allah’a güven içinde, çocuk iç huzura kavuşacaktır. Çünkü onu yaratan Allah onu çok sevmektedir. Çok sevdiği Allah’ın güvenini kaybetmemek içinde, çocuk yanlış davranışlardan kaçmaktadır.
Çocuklarımızın dini öğrenip davranışa dönüştürmesini istiyorsak onlara, biz anne ve babalar olarak en güzel şekilde dinimizi yaşamamızla örnek olmalıyız.
Çocukluğumda akşamları uyku saati geldiğimde annem başımızda biterdi. Bize söylediği şu dua aklımdan hiç çıkmadı.
Ya üç yaşındayım ya da dört yaşındaydım. Yattım sağıma, selam verdim sineme, sinem Muhammed dinine, gel ferişte yanıma, ağzımdaki Kur’anıma, göğsümdeki imanıma, Adil Kadir bir Allah, kapısı kulhüvallah, anahtarı Cebrail, kilidi Yasin. Diye bize yalın dini sözcüklerin hepsini sayıp dökerdi. Daha sonra yaşımız geliştikçe bunların neler olduğunu yavaş yavaş öğrendik.
Çocuklarımıza dünyalık yaptığımız yatırımları düşünün kısa bir dünya hayatı için her gün okula gitmesini takip ediyoruz. Derslerini günlük takip ediyoruz, gerekirse özel öğretmenler tutuyoruz. Çocuğumuzun sonsuz hayatını şansa bırakıp, kendi tercihi diyemeyiz. Çocuk ahlak ve davranışı dini tamamen aile içinde öğrenip pekiştirir. Çok şükür ezanı Muhammed minarelerden okunmaktadır. Çocuk zaten dil gelişimi sırasında baba ve anneye bu ses nedir? Diye sormaktadır. Çocuk ‘Allah okunur’ diyecektir. Bize düşen camiyi sevdirmektir. Hele mübarek ramazan ayında çocuklar mahalle camilerine koşmakta hatta biraz gürültüde yapsalar dahi, saflar arasına alıp çocukların taşkınlıklarını önleyip onlara kızmadan camiyi sevdirmeliyiz. Yoksa ‘işte ben camiye gittim. Çocuktum yaramazlık yaptım. Biri bana tokat attı. Biri bana kızdı. Biri beni kovaladı. Bu yüzden camiye yıllarca giremedim’. Bahanelerini çok duyarız. Birilerini camilerden soğutma hakkımızda yoktur. Bizim görevimiz camileri çocuklara sevdirmektir.
Baba ve anne gündüz çalışsa dahi televizyonunu kapatarak çocuklarınla vakit namazlarını ev halkından cemaat yapıp namazları cemaatle kılmalıdır. 7–8 yaşlarına gelen çocuğa dini terbiyeyi zaten 3- 4 yaşından itibaren namazda yanında oynayan çocuklarınla 7–8 yaşlarında akşam, sabah ve yatsı namazlarını ev halkından cemaat yaparak kılarsa. Çocuk namazın şeklini, erkânını adabını ve ruhunu öğrenir. Namazdan sonra günümüzde anne ve babaların çoğu okuma yazma bilmektedirler. Dini konularda çocuklarınla 10–15 dakika sohbet yapabilirler. Tabii ki şu TV denen aracı kapata bilirlerse. Ramazan ayları ve bayramlar, Cuma namazları çocuklara tam davranış kazandırma zamanıdır. 5–6 yaşlarında biz tekne orucu tutardık, öğlene kadar.6–7 yaşlarında orucu tam gün tuttuğumuzda, akşam dedemize birkaç liraya orucumuzu satardık. Büyüklerde bizi böyle teşvik ederlerdi.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.