Çanakkale Ruhu

Hıristiyan Avrupa’nın politikasında, her zaman yalan ve iftira vardır. Çanakkale Savaşları’na hazırlık yaparken de Avrupa aynı politikayı izlemiştir.
1915’in hemen başında, İngiltere ve Fransa’daki gazete manşetlerine bakacak olursak, iftiralarla dolu kampanyaları görürüz:
“-Müslüman Türkler, Hıristiyan kadınlara tecavüz ediyorlar.
Türkler Trabzon ve İstanbul’daki Hıristiyan Rumları öldürüyorlar!
Trabzon’da Hıristiyanlara karşı soykırım var, tecavüz var!
İstanbul’daki kiliseler talan ediliyor!..”
Bu manşetler, Avrupa basınında yer alan iftiraların sadece birkaç tanesi!
1915’te Avrupa basını böyle manşetler atarken, Asya’daki İngiliz sömürgeleri altında olan Müslüman ülkelerde ise yine yalan ve iftira kampanyası yürütülmüştür:
“-Halifenizi Almanlar kaçırdı!
Osmanlı Hükümeti, Almanlarla işbirliği yaparak, halifenizi öldürmek istiyor!
Biz Müslüman halifesini, Almanların elinden kurtarmak için savaşa gidiyoruz!..”
Müslüman Ülkelerdeki savaşa istekli olmayan Müslümanlara da:
“-Çanakkale’ye gitmezseniz, bütün yakınlarınızı öldürürüz!” tehditleri savruldu.
Yani Haçlılar Çanakkale’ye, bin bir iftiraları atarak geldiler. Sömürgeleri altındaki Müslümanları kandırarak veya tehdit ederek getirdiler ve ön saflara sürdüler.
İftiralarla, tehditlerle geldikleri Çanakkale’de, insanlık ve yiğitlik gördüler.
Müslüman Türk’ün toprağına cesetlerini emanet edip, yedikleri takın acısı ile geri dönmek zorunda kaldılar.
Daha sonra utanmadan, Conkbayırı’ndaki mezar taşlarına: “İnsanlık için asil bir şekilde öldü, demokrasi için burada yatıyor!” diye yazdılar.
Yalancı, iftiracı Avrupa, 1915’lerde ne ise 2010’da da aynı! Şimdi de gündemlerinde; “sözde Ermeni soykırımı”, “sözde insan hakları”, “sözde demokrasi” palavraları var. Bütün bu söylemlerinin altında, sinsice yürüttükleri “Doğu politikası” var. Yani bizi geldiğimiz yere, “Asya steplerine” geri gönderme politikası var.
Demokrasi, insan hakları yalanları ile Irak’ı işgal edip, sadece Irak’ta 2 milyon Müslüman’ı katledenlerin, bizim “sözde Ermeni soykırımı” yaptığımızı Meclislerine taşıyarak, oylamaları ve kabul etmeleri, tam bir ikiyüzlülüktür. İftiradır, yalancılıktır.
Bu iftiracı ve ikiyüzlüler unutmamalıdır ki; bu Millet; dün Malazgirt’te Selçuklu Türk’ü, Tuna boylarının efsane akıncısı, Mohaç’ın keskin kılıcıydı. Çanakkale’de; 276 kg.lık mermisini sırtında taşıyan, Çanakkale destanının Seyid Onbaşı oldu. Daha nice Seyid Onbaşılar çıkarmaya da hazırdır.
Çanakkale destanı, Millet olarak Anadolu toprağında nasıl tutunabileceğimizi anlatan, en iyi destandır. Genç nesillerimize bu destanı defalarca anlatmalı ve Çanakkale ruhunu yaşatmalıyız.
--------------
Teşekkür:
Çanakkale destanını anlatan “Şu Boğaz Harbi” isimli kitabımı yayınlayan Berikan Yayınevine,
17-18 Mart günleri konuşmacı olarak konferansa davet ederek okuyucularımla buluşturan, Ayrancı Belediye Başkanı Sayın Yüksel Büyükkarcı’ya, Karaman Şehit Aileleri Yardım ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Bayad’a, Konya Ereğli Muharip Gaziler Derneği Başkanı Mehmet Emin Özyurt’a, Konya Esnaf Odaları Birliği Başkanı Bekir Duvarcı’ya, Derbentliler Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Özlük’e, Erbil Koru Lisesi  Müdürü Dr.Metin Doğan, Müdür Baş Yardımcısı Küçükkaraman, Müdür Yardımcıları Mustafa Karaçam ve Selçuk Palaoğlu’na teşekkür etmeyi bir  borç bilirim.
Ayrıca konferansımı canlı olarak yayınlayan KON TV ve KONYA TV yetkilileri ve çalışanlarına, “Şu Boğaz Harbi” kitabım ile ilgili söyleşi yapan ve kitabımın tanıtımı yapan MERHABA GAZETESİ çalışanlarına şükranlarımı sunarım. F.A.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Arşivi