Camilerde İslâm Ansiklopedisi

Namaz kılmak için gittiğim bazı camilerde; yetersiz de olsa kitaplıklar görüyorum. Kütüphane diyemiyorum, çünkü kütüphaneye benzer bir tarafı yok. Genellikle camilerdeki kitaplıklar, kitapla fazla uğraşmayan bir öğrencinin, ders kitaplarını koymak için temin ettiği düzensiz raflar gibi.
Camiye bir kütüphane düşünülmüş, camilerin kitapsız olamayacağının anlaşılmış ve kabul edilmiş olması da güzel bir aşama. Kitabında ilk emir oku diye yazan bir dinin mâbedinin kitapsız olması düşünülemez. Hafız ve güzel sesli bir imam camiye ne kadar lâzımsa, kütüphane de o kadar lâzım.
Camilerdeki kitaplıklarda yarım kalmış İslâm Ansiklopedisi ciltleri de görüyorum. Raflara gelişi güzel konuvermiş, dikkatsiz ve düzensiz sıralanmış, 5. ciltte, 9. ciltte veya 20. ciltte kalmış vaziyette İslâm Ansiklopedisi takımları görmek gerçekten beni üzüyor. İlgisizliğin ve bilgisizliğin bir işareti olan bu manzarayı gören cemaati de mutlaka üzüyordur. Herhalde caminin imamını da üzüyordur ve üzmesi gerekir. Eğer imam da üzülmüş olsaydı o takımı mutlaka tamamlar veya cemaate tamamlatırdı.
Başlangıçta devam ettirilip ettirilemeyeceği bıyık altından gülünerek tartışılan İslâm Ansiklopedisinin, çok şükür 38. cildi de çıktı ve yayın beklenenin tam aksine muntazam olarak devam ediyor. Haber aldığımıza göre 39. cildi de çıkmak üzere. Bu yazı yayınlandığı zaman belki de çıkmış olacak. İnşallah İslâm Ansiklopedisi sahasında Türkiye'nin ilk telif eseri olarak Türk İslâm kültüründeki seçkin yerini alacaktır. Kırk cildi geçeceğini tahmin ediyorum, ama ne kadar geçeceğini tahmin edemiyorum. Türkçe telif İslâmî kaynak eserlerin en yenisi, en yeterlisi ve en zengini İslâm Ansiklopedisi, kimin camisinde eksik ve kimin kütüphanesinde yoksa çok büyük kayıptır. Bu değerli eser, özellikle din görevlileri-hangi seviyede olurlarsa olsunlar- için çok faydalı bir ilim hazinesi ve bir başvuru kitabıdır.
Bendeniz emekli bir din görevlisi olarak İslâm Ansiklopedisinden çok yararlanıyorum ve çıkmasına sebep olanlara ve çıkaranlara dua ediyorum, İslâm Ansiklopedisi, Türkiye’nin ilmî birikiminin ve seviyesinin, Dünya ilim çevrelerince de takdirle karşılanan seçkin ve aranan bir ürünü. T. Diyanet Vakfına da teşekkür eriyorum. Üsküdar Bağlarbaşı semti, İstanbul'un en şanslı semtlerinden birisi. İlâhiyat Fakültesine komşu olan İslâm Araştırmaları Merkezi, İslâm Ansiklopedisi ve 29 Mayıs Üniversitesi. İslâmî konuları araştırmaya, dinî konularda telif ve tercüme eserler yayınlamaya endeksli bu üç müessese, dünyanın en zengin ve teşkilatlı kütüphanelerinden birisine sahip. İstanbul'un dünyaya açılan ve Üsküdar sırtlarından İslâm âlemini selâmlayan bu ilim kapısı,. Dünya ilim âlemine yardımcı olacak ve ilmî gelişmelere imkân hazırlayacaktır. Türk milletinin ilmî ve medenî geçmişine yakışan ve büyüyen övünç vesilesi olmaya değer bir teşebbüs..
Ben şimdi yine camiye ve din görevlilerine; onlardan biri olarak sesleniyorum:
Camilerin tahta kitaplıklarında sanki sahipsizmiş gibi yarım kalan Ansiklopedi ciltlerini lütfen tamamlayalım ve eski ciltlerin yanına yeni çıkan ciltleri de ekleyelim. Eğer siz bunu yapmazsanız veya yapamazsanız cemaatinize İslâm Ansiklopedisi alın ve noksan ciltlerinizi tamamlayın diyemezsiniz. Demeye yetkiniz ve yüzünüz olmaz, deseniz de sözünüz tesir etmez. Eğer noksan ciltleri tamamlamak niyetinde değilseniz lütfen meraklı birisine verin de hiç olmazsa o tamamlasın
Antalya İl Müftüsü Mahmut Yeleser Hoca Efendi ile makamında bu konuyu görüşüyorduk. Müftü Efendiye derdimi anlatmak için camilerde tamamlanmayan İslâm Ansiklopedilerinden bahsetmek istemiştim. İslâm Ansiklopedisinin 36.cildi çıkmış, caminin rafındaki takım 15. Ciltte kalmış diyecektim. Müftü Efendi: “Hocam hiç üzülme bizim camilerimizde noksan kalmış Ansiklopedi göremezsiniz, hepsini tamamlattık.” dedi. Çok sevindim ve Müftü Efendiyi tebrik ettim. Bütün müftülerimiz böyle hareket ederlerse camilerde noksan Ansiklopedi kalmaz, bu da çok büyük ve kalıcı bir hizmet olur..
Eserimiz olan İslâm Ansiklopedisine din görevlileri olarak biz sahip çıkmazsak kim sahip çıkacak, cemaatimize biz tavsiye etmezsek kim tavsiye edecek, noksan ciltleri biz tamamlamazsak kim tamamlayacak? Çünkü; İslâm Ansiklopedisine en yakın, en münâsip, en yakışır ve en lâzım kesim biziz. T. Diyanet Vakfı tarafından hizmet amacıyla çıkarılan, Diyanet İşleri Başkanlığınca benimsenen, hatta desteklenen İslâm Ansiklopedisine sahip çıkmak din görevlisinin en başta gelen görevlerindendir. Açık söylüyorum ve yürekten rica ediyorum artık camilerimizde yarıda kalmış İslâm Ansiklopedisi ciltleri görmek istemiyoruz. Yetkim var da onun için böyle düşünüyor ve sizlere sesleniyor değilim. Sizden birisi olduğum için böyle düşünme ve seslenme cesaretini kendimde görüyorum. İşin ve vazifenin gereği de budur demek istiyorum. Hoca efendiler lütfen eserinize sahip çıkın! . 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi