Bir Güzel Buluşma
Yayınlanma:
Dünyanın neresinde olursa olsun bir müslüman zulme uğruyorsa, zor durumda ise nedir Konya’yı oraya koşturan? Yine dünyanın neresinde olursa olsun bir mağduriyet bir felaket varsa nedir Konya’yı ayağa kaldıran? Konya’yı Bosna’da, Çeçenistan’da, Filistin’de hazır eden ruh nereden güç almaktadır? Konya’yı tsunamide, Pakistan’da var eden duyarlılık kaynağını nereden almaktadır? Balkanlara, Kafkaslara, Ortadoğu’ya Konya’yı sevdiren nedir?
Bu sevgiyi Mevlana’da, bu ruhu Rumi’de bulmak mümkün mümkün olmasına da ondan ibaret saymak da bir o kadar yanlış olsa gerek. Konya, Anadolu’nun çekirdeğidir. Fidan solduğunda, ulu çınar devrildiğinde yeniden filizlenme potansiyelinin adıdır Konya. Kardeşliğin timsalidir. Aşure gibi kaynaşmanın adıdır. Ülkede fitne kol gezer, Türk-Kürt vuruşturulmak istenirken, birliğin adıdır Konya. Konya’nın yakın uzak geçmişi, Allah dostları, mücahitler, alimler abitlerle doludur. Konya’yı anlamak için Hacıveyiszade’yi, Ladikli Ahmet Ağa’yı, Zeynel Abidin Efendi’yi, Şemsi, Konevi’yi, Kılıçarslan’ı, Sultan Alaaddin’i tanımak gerekir. Bozkır’dan kalkıp Hadim’den kalkıp şehitlik şerbetini içen sabileri, söz konusu din-i mübin, vatansa gerisini teferruat gören mücahitleri, haçlılara dünyayı dar eden yiğitleri tanımadan, onları anlamadan Konya’yı anlamak mümkün değildir. Ve Konya tüm alçakça saldırı ve sözümona yakıştırmalarla alaya alınmak istese de bu ülkede filizlenmesini umut ettiğimiz güzelliklerin, erdemin ve Yeniden Büyük Türkiye’nin rahmidir. Bugünkü iktidarı oluşturan hareket nereden doğmuştur? Ahmet Davutoğlu kimin çocuğudur? Yurtiçinde yurtdışında iller ve eller neden Konya’ya göre hizalanmaktadır, Konya’nın duruşuna dikkat etmektedir?
Umuyor ve inanıyoruz ki bu değerlerin merkezi Konya, nasıl Selçuklu, Osmanlı gibi bir cihan devletine mahreçlik etmişse ve Başşehri Konya ise yeni bir dünya için şart olan Yeniden Büyük Türkiye’nin doğuşunda da aynı görevi icra edecektir, etmelidir, etmek zorundadır.
Kısa dönem siyaseti, görev kimde olup olmadığı gibi anlık değerlendirmelerden sıyrılırsak bu gerçeği yaşanabilir, görülür hale getirebiliriz inanın.
…
Zorlu geçen bir Ramazan’da Konya’dan kalkıp Ankara’ya iftara gitmek! Bu zorluk derecesi zor seyahatin sonundan baktığımızda değdiğini söylemek gerek.
MÜSİAD, Sanayi Odası ve Konya Ticaret Borsası’nın Konyalı bürokratlarla, Bakan Davutoğlu, sivil toplum temsilcileri, Konya Basını ve kimi siyasileri buluşturduğu iftar paylaşılması gereken notlarla dolu geçti.
Konya’yı farklı kılan özellikler, değerler salondaki insan portrelerinden de rahatlıkla anlaşılabilecek durumdaydı. Ülkenin yatırımlarına yön veren DPT’nin Müsteşarı, Türkiye’yi öncelikle ve özellikle Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslara açacak TİKA’nın Başkanı, madencilik politikalarının belirlendiği Maden İşleri ve MTA’nın Genel Müdürleri, kuraklık ve suyun en öne çıktığı bir dönemde DSİ’nin Genel Müdürü, Dış Ticaretin Müsteşar Yardımcısı, Başbakanlık’ın Personel ve Prensipler Genel Müdürü, İçişlerinin Mahalli İdareler Genel Müdürü, İletişim alanında AA’nın Genel Müdürü ile RTÜK’ün Başkan Yardımcısı, Diyanetten, Tarım’a pek çok sahada üst düzey yöneticiler vardı salonda.
Dış İşleri Bakanı Davutoğlu güzel bir konuşma yaptı. Konya’nın bir coğrafyadan ibaret olmadığına, eksen şehir olduğuna vurgu dolu bir konuşma. Pergel metaforu Davutoğlu’nun hitabında yer alırken, yay ve ok metaforu da ev sahiplerince güzel bir yaklaşımla zihinlere servis edildi iftarda.
Buluşma güzeldi kuşkusuz.
Salonda bulunan bulunamayan insan potansiyelini Konya için dolayısı ile Türkiye için daha yararlı hale getirmek zaruretine işaret etmeden geçmek olmaz. Sayın Davutoğlu, Bakanlığı bünyesinde bir Konya masası kurmalı. Konuya ilişkin geçmişte detaylı olarak yaklaşımımızı paylaştığımız için uzatmak istemem. Ancak, madem Konya’ya bu kadar önemli, madem Konya’nın bunca insanı var. Bunu potansiyelden aktivasyona geçirmek için bir mekanizma şart. Eksikleri tespit eden, taşraya yatırımı önceleyen, sosyal dinamiklerden istifade eden, sosyal tehditleri gören, şehirleşmeyi bir ruh üzerine oturtan, Konya’da, Ankara’da dünyada birbirinin paçasından çekiştirmeden birbirini yukarıya iten bir yapıya, bir mekanizmaya ihtiyaç var.
Temenni ederim ki bu mekanizma kurulur.
Sevgili Lokman Koyuncuoğlu’na teşkkür etmek isterim. MÜSİAD’çı kimliği ile haberci kimliğini program organizesinde son derece güzel uyumlaştırdı. Pek tabii ki Tahir Abi, Aslan Bey ve Uğur Abi de teşekkürü sonuna kadar haketti. Ticaret Odası’nın 4’lü yapıdan düşmesi dikkatimizden kaçmadı.
Sanmam ki küçük hesaplar olsun. Zira büyük hedeflere küçük hesaplarla varmak mümkün olmadığı gibi, büyük işleri küçük hesaplar da kararlı olunursa bozmaz.
Ahmet Sorgun’un teşkilatı içinde ağırlığının giderek arttığı, taşların yerine oturduğunu son günlerdeki organizasyonlarla ve iftar programındaki duruşu ile bir defa daha görme imkanı oldu.
MÜSİAD gençleri ile birlikte tam kadro salonda ve ev sahipliklerine hakim konumda idi.
Ahmet Özer Abi, Sevgili Nurettin Bay, Ahmet Turan Abi, Sevgili Adem Alemdar, Celalettin Boyalı ile Yusuf Gürbüz Bey, Sevgili Şirin Kabakçı, Lokman Koyuncuoğlu’nun organizesinde Ankara’ya ulaşırken, Cemiyet Başkanımız Sefa Özdemir ile Konya Postası’nın patronu Ömer Kara Bey ve AA Bölge Müdürü Mürsel Çetin ile Yeni Meram’ın genç yöneticisi Oğuz Akçakoca da salonda hazır olarak Konya Basını’nı temsil görevini yerine getirdi.
İftar programı vesilesi ile Ramazan’ın bereketi bir defa daha kendini hissettirdi.
Bir defa daha söylemek lazım ki helva için her şey hazır. Buyurun Konya’nın helva ustaları. Görelim marifetinizi!
Kalın sağlıcakla…
Bu sevgiyi Mevlana’da, bu ruhu Rumi’de bulmak mümkün mümkün olmasına da ondan ibaret saymak da bir o kadar yanlış olsa gerek. Konya, Anadolu’nun çekirdeğidir. Fidan solduğunda, ulu çınar devrildiğinde yeniden filizlenme potansiyelinin adıdır Konya. Kardeşliğin timsalidir. Aşure gibi kaynaşmanın adıdır. Ülkede fitne kol gezer, Türk-Kürt vuruşturulmak istenirken, birliğin adıdır Konya. Konya’nın yakın uzak geçmişi, Allah dostları, mücahitler, alimler abitlerle doludur. Konya’yı anlamak için Hacıveyiszade’yi, Ladikli Ahmet Ağa’yı, Zeynel Abidin Efendi’yi, Şemsi, Konevi’yi, Kılıçarslan’ı, Sultan Alaaddin’i tanımak gerekir. Bozkır’dan kalkıp Hadim’den kalkıp şehitlik şerbetini içen sabileri, söz konusu din-i mübin, vatansa gerisini teferruat gören mücahitleri, haçlılara dünyayı dar eden yiğitleri tanımadan, onları anlamadan Konya’yı anlamak mümkün değildir. Ve Konya tüm alçakça saldırı ve sözümona yakıştırmalarla alaya alınmak istese de bu ülkede filizlenmesini umut ettiğimiz güzelliklerin, erdemin ve Yeniden Büyük Türkiye’nin rahmidir. Bugünkü iktidarı oluşturan hareket nereden doğmuştur? Ahmet Davutoğlu kimin çocuğudur? Yurtiçinde yurtdışında iller ve eller neden Konya’ya göre hizalanmaktadır, Konya’nın duruşuna dikkat etmektedir?
Umuyor ve inanıyoruz ki bu değerlerin merkezi Konya, nasıl Selçuklu, Osmanlı gibi bir cihan devletine mahreçlik etmişse ve Başşehri Konya ise yeni bir dünya için şart olan Yeniden Büyük Türkiye’nin doğuşunda da aynı görevi icra edecektir, etmelidir, etmek zorundadır.
Kısa dönem siyaseti, görev kimde olup olmadığı gibi anlık değerlendirmelerden sıyrılırsak bu gerçeği yaşanabilir, görülür hale getirebiliriz inanın.
…
Zorlu geçen bir Ramazan’da Konya’dan kalkıp Ankara’ya iftara gitmek! Bu zorluk derecesi zor seyahatin sonundan baktığımızda değdiğini söylemek gerek.
MÜSİAD, Sanayi Odası ve Konya Ticaret Borsası’nın Konyalı bürokratlarla, Bakan Davutoğlu, sivil toplum temsilcileri, Konya Basını ve kimi siyasileri buluşturduğu iftar paylaşılması gereken notlarla dolu geçti.
Konya’yı farklı kılan özellikler, değerler salondaki insan portrelerinden de rahatlıkla anlaşılabilecek durumdaydı. Ülkenin yatırımlarına yön veren DPT’nin Müsteşarı, Türkiye’yi öncelikle ve özellikle Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslara açacak TİKA’nın Başkanı, madencilik politikalarının belirlendiği Maden İşleri ve MTA’nın Genel Müdürleri, kuraklık ve suyun en öne çıktığı bir dönemde DSİ’nin Genel Müdürü, Dış Ticaretin Müsteşar Yardımcısı, Başbakanlık’ın Personel ve Prensipler Genel Müdürü, İçişlerinin Mahalli İdareler Genel Müdürü, İletişim alanında AA’nın Genel Müdürü ile RTÜK’ün Başkan Yardımcısı, Diyanetten, Tarım’a pek çok sahada üst düzey yöneticiler vardı salonda.
Dış İşleri Bakanı Davutoğlu güzel bir konuşma yaptı. Konya’nın bir coğrafyadan ibaret olmadığına, eksen şehir olduğuna vurgu dolu bir konuşma. Pergel metaforu Davutoğlu’nun hitabında yer alırken, yay ve ok metaforu da ev sahiplerince güzel bir yaklaşımla zihinlere servis edildi iftarda.
Buluşma güzeldi kuşkusuz.
Salonda bulunan bulunamayan insan potansiyelini Konya için dolayısı ile Türkiye için daha yararlı hale getirmek zaruretine işaret etmeden geçmek olmaz. Sayın Davutoğlu, Bakanlığı bünyesinde bir Konya masası kurmalı. Konuya ilişkin geçmişte detaylı olarak yaklaşımımızı paylaştığımız için uzatmak istemem. Ancak, madem Konya’ya bu kadar önemli, madem Konya’nın bunca insanı var. Bunu potansiyelden aktivasyona geçirmek için bir mekanizma şart. Eksikleri tespit eden, taşraya yatırımı önceleyen, sosyal dinamiklerden istifade eden, sosyal tehditleri gören, şehirleşmeyi bir ruh üzerine oturtan, Konya’da, Ankara’da dünyada birbirinin paçasından çekiştirmeden birbirini yukarıya iten bir yapıya, bir mekanizmaya ihtiyaç var.
Temenni ederim ki bu mekanizma kurulur.
Sevgili Lokman Koyuncuoğlu’na teşkkür etmek isterim. MÜSİAD’çı kimliği ile haberci kimliğini program organizesinde son derece güzel uyumlaştırdı. Pek tabii ki Tahir Abi, Aslan Bey ve Uğur Abi de teşekkürü sonuna kadar haketti. Ticaret Odası’nın 4’lü yapıdan düşmesi dikkatimizden kaçmadı.
Sanmam ki küçük hesaplar olsun. Zira büyük hedeflere küçük hesaplarla varmak mümkün olmadığı gibi, büyük işleri küçük hesaplar da kararlı olunursa bozmaz.
Ahmet Sorgun’un teşkilatı içinde ağırlığının giderek arttığı, taşların yerine oturduğunu son günlerdeki organizasyonlarla ve iftar programındaki duruşu ile bir defa daha görme imkanı oldu.
MÜSİAD gençleri ile birlikte tam kadro salonda ve ev sahipliklerine hakim konumda idi.
Ahmet Özer Abi, Sevgili Nurettin Bay, Ahmet Turan Abi, Sevgili Adem Alemdar, Celalettin Boyalı ile Yusuf Gürbüz Bey, Sevgili Şirin Kabakçı, Lokman Koyuncuoğlu’nun organizesinde Ankara’ya ulaşırken, Cemiyet Başkanımız Sefa Özdemir ile Konya Postası’nın patronu Ömer Kara Bey ve AA Bölge Müdürü Mürsel Çetin ile Yeni Meram’ın genç yöneticisi Oğuz Akçakoca da salonda hazır olarak Konya Basını’nı temsil görevini yerine getirdi.
İftar programı vesilesi ile Ramazan’ın bereketi bir defa daha kendini hissettirdi.
Bir defa daha söylemek lazım ki helva için her şey hazır. Buyurun Konya’nın helva ustaları. Görelim marifetinizi!
Kalın sağlıcakla…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.