Benim Ülkemde Hiç Kimse Aşağılanmadı

Türkiye'nin yarım asırlık tarihini ve geçmişini çok iyi bilirim. Bu dönemde olanları yaşayarak, görerek, dinleyerek ve okuyarak öğrendim. Öğrendiklerim arasında beğendiklerim, takdir ettiklerim ve hoşlandıklarım olduğu gibi; nefret ettiklerim, çirkin gördüklerim ve zararlı bulduklarım da olmuştur. Alkışladığım olaylar, organizasyonlar, düşünürler ve yayınlar olduğu gibi; kınadığım ve karaladığım olaylar ve organizasyonlar, yayınlar, yazıp çizenler de olmuştur.  Kendilerine yakın olmaktan ve peşlerinden gitmekten şeref duyduğum, feyiz aldığım, görüşlerinden faydalandığım büyük insanlar olduğu gibi; kendilerinden uzak durmakla yükseleceğime, vatan ve millet sevgimin artacağına inandığım ve varlıklarını güzel ülkeme yük kabul ettiğim karanlık bakışlı kimseler de olmuştur. Yine adım gibi biliyorum ki; bu ülkede hiç kimse ve hiçbir zümre, hiçbir zaman horlanmamış ve aşağılanmamıştır.

Hatırlıyorum ki bu süre içerisinde bazı kimse ve zümreler aşağılandıklarını ve horlandıklarını iddia etmişlerdir. İddia etmişler, ama ispat edememişlerdir. Bu suçlama ve karalamanın ideolojik ve maksatlı olduğu maalesef halen de anlaşılamamıştır.
En başta Kürtlerin ve Alevilerin aşağılandığı ve hor görüldükleri ileri sürülmüştür. Eğer Kürtler ve Aleviler gerçekten aşağılanmış iseler, bunu kendi içlerinden çıkan ve yetiştirilen ağalar, aşiret reisleri ve dedeler yapmışlardır.  T.C. Devleti hiçbir vatandaşını rengi, ırkı, dili, dini, hayat tarzı ve felsefesi ne olursa olsun aşağılamamıştır. Bir zamanlar büyük şehirlerimizde çokça Ermeni, Rum ve Yahudi vardı. Kiliseleri, havraları, okulları, ticarethaneleri, fabrikaları, kültür merkezleri, eğlence yerleri ve şehrin en güzel yerlerinde konakları, limanlarımızda gemileri ve yatları vardı. Bunları hiç kimse aşağılamamıştır, mallanıra ve canlarına zarar verilmemiştir. Anadolu tüccarının yanında itibârları ve halkın arasında saygınlıkları vardı.  Kürt ve Alevi vatandaşlarımıza gelince onlar da aynı şartlarda ve zenginlikte yaşıyorlardı, halen de öyleler. Kürt ve Alevi köyleri, yaylaları, mezraları, ekip biçtikleri arazileri vardı. Aleviler inanç ve itikatlarına göre yaşarlar, geleneklerine göre evlenirler; Kürtler nerede olurlarsa olsunlar kendi aralarında Kürtçe konuşurlardı. Kürtler, Türkiye'nin istedikleri bölgesinde yaşarlar, askerliklerini yaparlar, vergilerini verirler, ticaret ve ziraatla uğraşırlardı. Türklere kız verirler ve onlardan kız alırlardı. Diledikleri okulda ve üniversitede okurlar, istedikleri mesleği seçerlerdi. Bürokraside müsteşarlığa ve genel müdürlüklere kadar yükselirler, hattâ bakan bile olurlardı. Ülkemizde yaşayan Türk, Kürt ve Alevi içinizde bunlara yalan ve yanlış diyen var mı?
Kim demiş Kürtler ve Aleviler aşağılanıyorlar diye. Böyle aşağılanmaya can kurban. Yalnız medyaya sızmış birileri Kürtlerin ve Alevilerin aşağılandıklarını iddia etmişler, halen de etmektedirler. Ben bu yazıyı televizyonlardan birisinde Kürtlerin ve Alevilerin Türkiye'de aşağılandıklarını ileri süren bir cümle üzerine yazıyorum.
İnsanların ırkı, rengi, şekli ve inancı ne ve nasıl olursa olsun küçümsememek ve aşağılamamak İslâm'ın emridir. Asırlardan beri bu böyledir ve böyle de devam edecektir. Tarih boyunca İslâm dini, insanların Müslümanlığa gelişlerini ırk, renk, dil, şekil ve toprak şartına bağlamamıştır.
Hepimizin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:
“Ey insanlar, doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık.  Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız; O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir ve her şeyden haberdardır.” (Hucurat Suresi, ayet;13)
Mealini okuduğunuz ayet-i kerimeye Allah; “Ey insanlar” diye başlıyor. Birçok ayet-i kerimede olduğu gibi; “Ey iman edenler” diye başlamıyor. Buradaki ilâhî inceliği ve manevî nezaketi iyi anlamak ve kavramak lazım. Ayet-i kerimenin söze; “Ey insanlar” diye başlamasının bir takım hikmetleri ve sebepleri var. Bu ilâhî kelâmdaki mesaj, yalnız Müslümanları kapsamıyor, inanmış, inanmamış, Müslüman olmuş, olmamış bütün insanları, bütün insanlığı ve bütün medeniyet ve kültürleri kapsıyor. İnsanın bizatihi değerli ve saygın bir varlık olduğu ifade ediliyor. Allah'ın yaratıcı olarak aşağılamadığı insanı,  kimin aşağılamaya hakkı ve yetkisi var ki?
Sevgili Peygamberimiz (sav) bir gün ashabıyla beraber iken şöyle bir olay cereyan etti: 
Ashaptan Ebû Zerr (R.Anh) Peygamberimizin huzurunda tartıştığı bir kimseye aşağılamak amacıyla; (Ey siyahın oğlu) diye seslendi. Hoş olmayan bir ifade. Peygamber Efendimizin dikkatini çekmiş ve Ebû Zerr’i şu ifade ile ikaz etmiş: “Ey Ebâ Zerr, bir daha hiç kimseye öyle söyleme. Beyaz insan renk farkı sebebiyle siyah insandan daha üstün değildir. İnsanlar arasında üstünlük ancak takva (güzel ahlâk) iledir.” buyurur.
En azından on iki asırdır Müslüman olan Türk milletinin bu konudaki görüşü ve tarih boyunca insanlara bakışı İslâm'ın görüşünden bir milim farklı değildir.
Aşağılandıkları iddia edilen ve azınlık muamelesi gördükleri ileri sürülen Kürtler ve Aleviler ne aşağılanmışlar ve ne de azınlık muamelesi görmüşlerdir. Tam aksine ülkemizde aşağılarmış bir kesimde maalesef olmuştur. Yüzde Doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede dindar kesim yıllarca yobaz, gerici, mürteci gibi suçlamalarla, genç kızlarımız başörtüleri sebebiyle aşağılanmışlar, bunların aşağılandıklarını ve sosyal hayattan dışlandıklarını kimse söylememiştir. Medyada bu haksız suçlamalara alkış tutmuştur. Bu suçlamalar yıllar sonra netice vermiş, kız erkek dindar gençlerin yüksek tahsil hakları ellerinden alınmış veya kısıtlanmıştır.  Siz bir Kürt gencinin Kürt olduğu için, alevi bir gencin alevi olduğu için üniversiteye alınmadığına. Üniversiteyi bitirdikten sonra kendilerine o özellikleri sebebiyle görev verilmediğine şahit oldunuz mu? Milletimizin millî bütünlüğünü zedeleyen bu oyunlar acaba ne zaman sona erecek?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi