Bâri İplikçi Camiine sahip çıkalım!
1951 yılında “Taş Eserler Müzesi” hâline getirilip, 1960’ta tekrar ibadete açılan İplikçi Camii’nin miladî 1201 yılında Tebrizli Ebülfazl Abdülcebbar tarafından yaptırıldığını kaydeden İbrahim Hakkı Konyalı, miladî 1332 yılında kişci (kürkçü) Mes’ud zâde Hacı Ebubekir’in camiyi genişleterek imar ettiğini, miladî 1430-31’de hükümdar Karamanoğlu İbrahim bey’in emirlerinden aynî künyeli Turgut oğlu Ahmet bey’in camiyi güçlendirdiğini, 1584’te de ise yanan camiyi tüccar Hacı Emrullah efendinin esaslı biçimde tamir ettirerek bugünkü mihrabı yaptırdığını yazarak, şöyle devam ediyor:
“Son zamanlarda mihrabın altında yapılan bir kazıda eski ve ilk mâbedin çini mozaiklerle süslü açık mavi ve vişneçürüğü renkli 3.10 metre eninde muhteşem mihrabının bir parçası meydana çıkmıştır. Mermer mihrap bu çini mihrabın başladığı yerden 1 metre 10 santim yukarıya kurulmuştur. Caddeden caminin avlusuna 10 basamaklı taş merdivenle inilir. Yâni eski mâbed, yol açılırken bu kadar çukurda kalmıştır. (Gazeteci Mustafa Ataman ve Mahmud Sural ile esnaf Kasım Gürçınar, eskiden caminin önündeki sokaktan 3 basamakla camiye girdiklerini söylemişlerdi) Caminin sol köşesinde kısa ve kalın bir minaresi vardı. Otuz sene kadar evvel (1914) önünden geçen lağımın tesiri ile çatlamış, sonra da yıktırılmıştır. (Aynı yere yaptırılan mevcut minare yakın tarihte yaptırıldı).
Eski caminin kuzey kapısı asıl binadan dışarıya taşmış vaziyette idi. Son tamiri esnasında bu kısım yıkıldı. Yıkılan kapının solunda parmaklıkla çevrilmiş bir kabir vardı. Bu kabir Sultan II. Abdülhamid’in üniversite kütüphanesinde Konya fotoğrafları koleksiyonunda bulunan 80 sene (1884) evvel çekilmiş fotoğrafta (Bu fotoğraf Konya Tarihi isimli kitapta bulunuyor) açıkça görülüyor. Bu kabrin caminin ilk bânisi (yaptıranı)Tebrizli Ebülfazl Abdülcebbar’a ait olduğu anlaşılıyor.”
İplikçi Camiinin kıblesinde eskiden “Altunba Medresesi” bulunuyordu. İplikçi Camii ve bânisi ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu medresenin miladî 1192’de II. Kılıçaslan zamanında Selçuklu veziri Şemseddin Ebûsaid Altunba tarafından yaptırıldığı tahmin ediliyor. Vakfiyesine göre bu medresenin sınırında boyacı Konyalı Hoca Yusuf İbn-i Salim ve tacir Hoca Ebülfeyz Abdülcebbar-ül Tebrizî’nin birer mescidi vardı. Kaynaklarda; bu semtin Konya’nın en çok değişen yeri olduğu, buraya iplik pazarı, iplikçiler çarşısı, hoşafçılar çarşısı, kişçiler (kürkçü) pazarı denildiği, Altunba Medresesi yolu üzerinde Ebûsaid Altunba’nın evinin bulunduğu, kuzey kapısının üzerine konulan mermer kitabeye camiyi de medresenin bânisi Altunba’nın yaptırdığının yazıldığı ve bunun büyük bir hata olduğu belirtilerek, ilgililer tarafından kaldırılarak hatanın düzeltilmesi gerektiğine işaret ediliyor.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.