Balkandan Gelen Mektup II-
Recep Paçaman'ın da çıkaranlar arasında bulunduğu “Balkan Mektubu” isimli derginin adresime gönderilen; 24. sayısı ve üzerindeki tarih; 2009. Gün ve ayı gösteren bilgi yok. Süresi ve ne zaman çıktığı da belli değil. Derginin adresi; Kültür Sokak, Kültür Apt. No: 1/1 Tandoğan-Ankara. Derginin amacı ve içeriği; Balkanlar, ama yayın merkezi; Ankara.
Derginin kapağında; Balkan Öğrenci Birliği'nin amblemi yer alıyor. Bu amblemin ne ifade ettiği, derginin kapağında açıklanıyor. Yuvarlak amblemin üzerinde hilaller içerisinde sırası ile şu ülkeler yazılmış: Arnavutluk, Bosna, Batı Trakya, Sancak, Romanya, Bulgaristan Gagavuz Yeri, Kosova ve Makedonya.
Demek ki; Balkan Öğrenci Birliği'nin yayın organı olan bu dergi, bu ülkelerden, Türkiye üniversitelerinde okumak için gelen öğrencilerle ilgileniyor, Balkan uyruklu öğrencilerle ilgili organizasyonlarda görev alıyor ve öğrencilerin dayanışma ve kaynaşmalarını sağlamak için gayret sarf ediyor. Daha açığı Balkanlardan gelen soydaş öğrencilere sahip çıkmaya çalışıyor. Güzel bir hizmet. Sebep olanları tebrik etmek ve yapılan hizmete maddî ve manevî destek olmak gerekir.
Dergide; “Balkan Evinden okuyucuya seslenişten sonra bu konulara yabancı olmayan ve destek veren Prof. Dr. Mustafa Kahramanyol'un; “Balkan İşleri Koordinasyon Müşavirliği Kuruluşu Ve Faaliyeti” başlıklı yazısı yer alıyor. Bu yazıda; Müşavirliğin kuruluşu ve verilen hizmetler anlatılıyor. MEB. Yurt Dışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürü Hasan Kaplan;; “Balkanlarda Büyük Öğrenci Projesi” ni özetle açıklayan yazısında, şu paragraftaki ifadeleri çok iç açıcı ve sevindirici buldum:
“Bugün 57 ülke ve topluluktan 29.000 öğrenciye ulaşan Büyük Öğrenci Projesi kapsamında Balkan Ülkelerine 5255 kontenjan verilmiş. Lisans ve lisans üstü öğrenim gören bu öğrencilerden 1620 si mezun olmuştur. Halen 1520 öğrenci ülkemizin en iyi üniversitelerinde öğrenimlerini sürdürmektedir.”
Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Genel Müdürü Hasan Albayrak; “Yurtkur Ve Balkanlı Öğrenciler” başlıklı yazısında benim gibi bu konuyla ilgilenmek ve bilgilenmek isteyenlere çok orijinal gelebilecek ve aynı zamanda ümitlendirecek bilgiler veriyor:
“Büyük Öğrenci Projesiyle, Türkiye'de öğrenim gören öğrenciler, Türkiye ile ülkeleri arasında bir gönül köprüsü kurmakta, kendi ülkelerine gittiklerinde Türkiye'nin birer temsilcisi gibi davranmaktadırlar.
Kurumumuza her yıl ayrılan kontenjanlar dahilinde 5 Türk cumhuriyet ve 41 Türk topluluğundan öğrenci gelmekte, dünya ülkeleri arasında ülkemiz adına gurur duyabileceğimiz benzerine az rastlanır bir mozaik meydana getirmektedirler.
Kurumumuz yurtlarından 2008-2009 öğretim yılı itibâriyle 965 kız, 2.851 erkek olmak üzere toplam; 3816 Türk cumhuriyetleri ve toplulukları öğrencileri çeşitli illerde bulunan yurtlarımızda barındırılmışlardır.””
Bu güzel ve sevindirici gelişmelerden sonra Kosova Büyükelçiliği Müsteşarı Güner Ureya'nın, Türkiye'de geçirdiği yıllarla ve diplomatik hayatı ile ilgili bir söyleşi yer alıyor. Sayın Müsteşar Güner Oreya, bu proje sayesinde Türkiye'de üniversitede okumuş ve böyle önemli bir görevle tekrar Türkiye'ye gelmiştir.
Derginin bundan sonraki sayfalarında; “Balkanlardan Öğrenci Getirme Projesi, Ya Ankara Olmasaydı, Balkanlarda Türk Kalmak, Teşekkürler Türkiye ve Sanat Eserlerinde Rodop Müslümanlarının Dramı” gibi önemli ve lüzumlu konular yanında, bu Büyük Öğrenci Projesi kapsamında Türkiye'de üniversiteyi bitirip de ülkelerine dönenlerin izlenimleri ve hatıraları yer alıyor. Ayrıca işlenen konularla ilgili kroki, harita, resim ve benzeri şekillerle sayfalar çekici hale getirilmiş. Dergi, birinci hamur kağıda 68X100 ebadında basılmış ve 72 sayfalık hacim önemli konularla değerlendirilmiştir. Eğitimle uğraşan, yurt dışı hizmetlerine ve özellikle Balkanlara ilgi duyan aklı başında ve millî şuuru yerinde her Türk insanı bu dergiyi mutlaka görmeli ve okumalıdır.
Büyük Öğrenci Projesi kapsamında Türkiye'de üniversiteyi bitirmiş ve ülkesine dönmüş Filiz Nezir'in baştan sona samimi ifadelerle dolu “Türkiye'de Öğrenci Olmuş Olmak” başlıklı yazısından dikkatimi çeken ve hoşuma giden şu paragrafı yazının tümü hakkında bir bilgi verir düşüncesiyle alıyorum:
“Ankara, çocukluktan gençliğe geçişim, olgunluğumun başşehri oldu. Her şey güzeldi. Üniversite ortamı, aldığım bilgi ve kişisel gelişim yolları, “Yabancı Uyruklu Öğrencilerle” Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'nın büyük ilgisi. Kazandığım büyük artılardan biri de, çevrem oldu. Bugün artık Türkiye'nin hemen hemen her ilinde bir dostum,, arkadaşım var. Hatta sınırların da ötesinde... Türk cumhuriyetlerinde ve Türk topluluklarının yaşadığı Balkan ülkelerinde de dostlarım var benim. Her şeyin yanında bugün ülkemde Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinden mezun olma gururunu da yaşamaktayım. Makedonya'da yaşayanlar, sadece Makedonya'yı tartışabilir. Türkiye'de yaşayanlar yalnız Türkiye'yi. Ama biz, Makedonya'yı, Türkiye'yi Azerbaycanlı Aybala'nın çektiklerini, Bulgaristanlı Ayşe'nin ismini nasıl değiştirmek istediklerini, Batı Trakyalı Recep'in nasıl kendisine Türk derse hapse atılacağını, Kosovalı Arzu'nun nasıl Türkçe mücadele verdiğini ve Romanya'nın Başpınar köyünün durumunu tartışabiliriz. Bu Türkiye'den mezun olanların özelliğidir.
Bütün bunları bize sağlayan Türkiye Cumhuriyetine sonsuz teşekkürler.”
Türkiye Cumhuriyetine teşekkür eden yalnız Filiz değil. Yüzlerce, binlerce Balkanlı genç kendilerine sağlanan imkandan dolayı teşekkür ediyorlar. Biz de hem ülkemize ve hem de onlara teşekkür ederiz.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.